7. Hukuk Dairesi 2011/412 E. , 2011/6716 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 107 ada 34 parsel sayılı 16362.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazın tapu ve vergi kaydının olmadığını, davalının z
**7. Hukuk Dairesi 2011/412 E. , 2011/6716 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 107 ada 34 parsel sayılı 16362.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmazın tapu ve vergi kaydının olmadığını, davalının zilyetliğinin bulunmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18.madde hükmü gereğince Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğine mera olmadığı davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinden bahisle hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya içeriğine, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemiştir. Gerçekten kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Dava konusu 107 ada 34 parsel sayılı taşınmazın komşu parseli olan 107 ada 24 parsel sayılı taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz ile sınırlarını oluşturan 107 ada 24 parsel sayılı taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır yeri bulunmamaktadır. Kaldıki, bu nitelikteki taşınmazlar üzerindeki dere, tepe, hendek, çukur gibi doğal ve yapay sınır yerlerinin bulunması da mümkündür. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın komşu taşınmazı olan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen 107 ada 24 parsel sayılı taşınmaza el atılarak kazanıldığının ve onun bir bölümünü oluşturduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Öte yandan kural olarak objektif nitelikteki eylemli duruma aykırı düşen subjektif nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık sözlerine de değer verilmesi olanaksızdır. Hal böyle olunca hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu 107 ada 34 parsel sayılı taşınmazın mera olmadığı yolundaki raporunun da yasal bir dayanağı bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın kabulüne, dava konusu 107 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına, özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.