11. Hukuk Dairesi 2023/5676 E. , 2024/6902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1286 Esas, 2023/584 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/230 E., 2019/443 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince baş
**11. Hukuk Dairesi 2023/5676 E. , 2024/6902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1286 Esas, 2023/584 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2017/230 E., 2019/443 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin müvekkili şirkete doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak Erzurum ili Aşkale İlçesi'nde bulunan taşınmazlarına 13.07.2012 tarihli resmi senet ile müvekkili şirket lehine ipotek tesis edildiğini, müvekkili tarafından davalıya doğrudan borç verildiği gibi davalı şirket adına farklı kişi ve kurumlara ödemeler yapıldığını, davalının bankalara olan kredi borçlarının ödendiğini, müvekkili şirketin alacağı daha fazla olmasına rağmen 2.000.000,00 TL alacağın ipotek ile teminat altına alındığını, davalı tarafa 28.03.2016 tarihli noter ihtarnamesi ile faiz ve masraflar hariç 3.561.079,00 TL borcun ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak ödeme yapılmadığından icra takibi başlatıldığını, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yer verilen kayıtların müvekkilinin ticari defterlerinde bulunmadığını, müvekkili şirketin bir kısım hisselerinin davacı tarafta bulunduğu dönemde ticari defter ve kayıtların davacı şirket tarafından tutulduğunu ve halen kendilerine iade edilmediğini savunarak davanın reddini; karşı dava yönünden ise müvekkili şirketin bir kısım hisselerinin davalı şirketin pay sahibi ve yetkilileri ... İnan ve ... İnan'a devredildiğini, her iki şirket arasındaki bu organik bağ sırasında davaya konu ipoteğin İnanlar İnşaat A.Ş. lehine hiçbir gerekçe ve borç ilişkisi yokken kurulduğunu, bu işlemin davacı şirket kurucu ve ana hissedarlarının bilgisi dışında yapıldığını ileri sürerek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili 19.04.2018 tarihli celsede davayı geri aldığını beyan etmiş, davacı-karşı davalı vekili karşı davanın geri alınmasına muvafakat etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının davalıdan alacaklı olduğunu geçerli deliller ile ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın cari hesap alacağına dayanak olarak sunmuş olduğu ödemelere ait banka dekontlarının bir kısmında hiçbir açıklama bulunmadığı, bir kısmında "proje ödemesi, devre faiz ödemesi, kredi kapama, tapu harcı" şeklinde açıklamaların yer aldığı, dekont incelemeleri sonucunda, yapılan para havalelerinin mevcut bir borcun ödenmesi için mi yoksa borç olarak mı verildiğinin tespit edilemediği, davacı tarafından kredilere ilişkin olarak ödenen ana para ve faizlerin hangi kredilere ilişkin oldukları, dolayısı ile söz konusu kredilerin davalı şirket tarafından kullanılıp kullanılmadıkları, kullanılmış ise kredi tutarlarının kimlere ödendiğinin de tespit edilemediği, davacının, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine; karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 222 nci maddesine göre, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması, ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterlerin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı, davacının, ticari defterlerine göre davalıdan 3.508.479,00 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinin, bir dönem davalı şirket yöneticiliğini yaptıkları iddia olunan davacı şirket yetkililerinde olduğu gerekçesiyle ibraz edilmediği, davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil edebilmesi için, belgeleme ve kaydın belgeye (evrak-ı müsbiteye) dayanması ilkesine "belge yoksa kayıt da yoktur", 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasına uygun olması gerektiği, bunun yanı sıra kaydın dayandığı belge dayanağının da ispatlanması gerektiği, alacağın dayanağı cari hesapta geçen kayıtlarla ilgili olarak bir kısım dekontun ibraz edildiği, buna göre iddia olunan alacağın, proje ödemesi, tapu harcı, kefalet imzasına kâr devre faiz öd., ana para kredi kapama, inanlar inşaat gibi açıklamalarla gönderilen paralardan ve hiçbir açıklama içermeyen para gönderme dekontlarından oluştuğu, herhangi bir açıklama içermeyen dekontların, kural olarak bir borcun ödendiğine karine teşkil ettiği, davacı tarafça bu karinenin aksini ispat edecek bir delil sunulmadığı, proje ödemesi, tapu harcı, kefalet imzasına kar. devre faiz öd., ana para kredi kapama, inanlar inşaat açıklamalı dekontlar yönünden ise gönderilen bu paraların ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle, dayanılan cari hesabı oluşturan kalemlerin davalıya ödünç olarak verildiğinin ispatlanamadığı, bunun yanı sıra takipte bonoya dayanılmış ise de dava dosyasına herhangi bir bono sunulmadığı, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 191, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 64 ve 222 nci maddeleri, 3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 4.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi 3. Değerlendirme Dava, cari hesap alacağına dayalı başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava dilekçesinde ve ekinde, davacı tarafça davalıya ya da davalı için yapıldığı belirtilen bir kısım dekontlara yer verilmiştir. Yapılan yargılama sonunda, bahsekonu dekontların bir kısmında açıklama olmadığı, kredilere ilişkin olduğu belirtilen ödemelerin hangi kredilere ait olduğu, bu kredilerin davalı şirket tarafından kullanılıp kullanılmadığının belirli olmadığı, kullanılmış ise kime ödendiğinin belli olmadığı, davacının ticari kayıtlarına göre davalıdan alacaklı olduğunun dayanak evrakı ile belgelenmesi ve belge dayanağının ispatlanması gerektiği, dayanılan cari hesabı oluşturan kalemlerin davalıya ödünç verilip verilmediğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, yeterli inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikle davalının kullandığı kredi olup olmadığının tespiti için banka kayıtlarının yerinde incelenmesi, tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi, dava dilekçesinde yer verilen "kefalet karşılığı kullanılan", "kredi devre faizi", "ipotek harcı", "devre faizi ödemesi", "kefalet imzasına ödenen", "kefalet imzasına karşılık" gibi alacak kalemleri açısından bunların kredi borcu ile irtibatları açıklattırılıp, dava dilekçesine ekli dekontlarda yazılı kredilerin kim tarafından kullanıldığı, dekontlarda belirtilen tutarların hangi hesaba ödendiği, "proje bedeli" ödemesinin davalı ile ilgisinin olup olmadığı, davalı adına ödeme yapıldığı belirtilen "devre faizi ödemesi", "kredi kapama" ve "tapu harcı" şeklinde yapılan ödemenin hangi kredi için ve hangi taşınmaz ile ilgili olduğu ve bunun davalı ile ilgisinin olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.