11. Hukuk Dairesi 2008/13789 E. , 2010/9468 K. MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/07/2008 tarih ve 2006/135 - 2008/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelm…
**11. Hukuk Dairesi 2008/13789 E. , 2010/9468 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/07/2008 tarih ve 2006/135 - 2008/164 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davalı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin düdüklü tencereler için kolay açılır kapanır emniyetli kapak buluşu için TPE nezdinde 27.11.2000 tarihinde patent başvurusu yaptığını, aynı sistem için 05.05.2003 tarihinde TPE nezdinde patent başvurusunda bulunan davalı şirketin aynı zamanda müvekkili şirket tarafından geliştirilen sistemi ürettikleri tencere kapaklarında bire bir taklit ederek kullandıklarını, 551 sayılı KHK'nin 12. maddesi uyarınca müvekkiline ait buluş için davalının patent başvurusunda bulunmasının patentin gaspı olduğunu ileri sürerek, anılan kararnamenin 129. maddesi gereği davalı şirket tarafından yapılan başvurunun hükümsüzlüğüne, yarattığı haksız rekabetin önlenmesine ve buna ilişkin tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflara ait başvuru aşamasındaki buluşların farklı olduğunu, davacının başvurusuna konu buluşun yeni olmadığını ve tekniğin bilinen durumunu aşmadığını, bu nedenle buluşun gerçek sahibi olmadığından patent isteme hakkına sahip bulunmadığını, davacının haksız rekabet yaratıldığı iddiasının da her türlü maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece verilen görevsizlik kararı Dairemizin 24.11.2005 gün ve 2004/13726 E, 2005/11465 K sayılı kararı ile davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, yargılama sırasında her iki patent başvurusunun sonuçlandığı ve patentlerin TR 2000 03516 B ve TR 2003 00605 B numarası ile tescil edildiği, alınan bilirkişi raporlarında her iki buluşun da aynı teknik sorunu çözdüğü, her iki kapak sisteminin çalışma prensibinin aynı olduğu, ancak davalı firmanın mandallı kilit sistemi olduğu, davalı firmanın ürettiği kapakta dört adet kilitleme ayağı mekanizması yerine 3 adet kilitleme mekanizması bulunduğu, kilitleme ayaklarını kapama açma hareketini sağlayan mekanizmada davalının altıgen düz yüzeyli konik bir eleman kullandığı, davacının ise yuvarlak konik bir eleman kullandığı, davacının kapağında butonun aşağı basılması halinde kapağın açıldığı, davacının kapağında ise aşağı hareketle kilitlemenin gerçekleştiği, yukarı harekette açıldığı, kapama kuvvetinin farklı sayıda yaylarla gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, böylece ayak olarak adlandırılan her bir kilitleme kızağına ayrı ayrı baskı yayı takılmasının farklı etki yarattığı, ayrıca kapakların açma kapama sistemlerinin de farklı etki yarattığının tespit edildiği, buluşta istemlerde yer alan tekniğin aynı sorunu farklı etki yaratacak farklı tekniklerle çözdüğünün belirlendiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.