4. Hukuk Dairesi 2022/2641 E. , 2024/9663 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/696 Esas - 2021/1584 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/180 Esas - 2018/564 Karar Taraflar arasındaki araç hasarı sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın …
**4. Hukuk Dairesi 2022/2641 E. , 2024/9663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/696 Esas - 2021/1584 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/180 Esas - 2018/564 Karar Taraflar arasındaki araç hasarı sebebiyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.11.2015 tarihinde davalı ...’ın sürücüsü, davalı ...’in işleteni olduğu ve davalı ... tarafından sigortalanan aracın, müvekkiline ait ve dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki araca kavşak noktasında, trafik ışıklarının fasılalı olarak yandığı esnada, kural ihlali yaparak çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında kazanın müvekkiline ait araç sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi neticesinde meydana geldiği belirtilmiş ise de bu durumu kabul etmediklerini, müvekkilinin zararlarından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 5.000,00 TL hasar bedelinin 08.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili şirkete başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde 17.09.2015 - 2016 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında bulunduğunu, kaza sonrası polis memurlarınca tanzim edilen resmi belge niteliğindeki kaza tespit tutanağında açıkça davacı taraf araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçmesi suretiyle kazaya sebebiyet verdiğinin belirtildiğini, davacının gerçek zararı ispatla yükümlü olduğunu, kaza tarihi itibariyle faiz talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kusur bilirkişi tarafından düzenlenen 29.03.2018 tarihli raporda; 08.11.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ...'in maliki olduğu araç sürücüsü ...'un %100 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsü davalı ... 'ın kusursuz bulunduğu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı Sinyalizasyon ve Altyapı Şube Müdürlüğünün 02.08.2018 tarihli cevabi yazısında da, söz konusu trafik sinyalizasyon sisteminin 16.10.2015 tarihinden itibaren, sürekli normal (yeşil, sarı, kırmızı) çalışmaya programlanmış olup, gece fasılalı konumda çalışmanın programlanmadığı, yazı hazırlanıncaya kadar geçen sürede gece fasılalı konuma geçme şeklinde sinyal planında değişiklik yapılmadığı, ancak elektrik kesintisi veya arıza nedeniyle sinyalizasyon sisteminin fasılalı konuma geçebildiği, anılan tarih ve saate ilişkin arıza kaydı bulunmadığı bilgisi verildiği, kazanın meydana geldiği kavşakta davacı tarafın iddia ettiği şekilde trafik sinyalizasyon sisteminin fasılalı konumda bulunmadığı, sürekli normal (yeşil, sarı, kırmızı) şekilde çalıştığı, davacının maliki olduğu araç sürücüsünün kavşakta trafik ışıklarına ve geçiş önceliği kuralına uymadığı, bu nedenle tam kusurlu olması nedeniyle davalı taraftan tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece müvekkilinin, kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, kazanın saat: 07.45 sıralarında meydana geldiğini ve kaza esnasında kazanın meydana geldiği noktada, ışıkların fasılalı sarı ve kırmızı olarak yandığını, müvekkilinin istikametine ise fasılalı sarı ışık yandığını, kaza tespit tutanağında, müvekkilinin kırmızı ışıkta, davalı araç sürücüsünün ise yeşil ışıkta geçtiği kabul edilmiş ise de, kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, tutanakta kaza tarihinin saat:08.20 olarak belirtildiğini, adli muayene raporlarındaki muayene saatine göre kazanın saat:08.20'de meydana gelmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle rapora itirazlarına rağmen yeni bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca tanık dinletme talepleri olmasına rağmen tanıklarının dinlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin de hatalı olduğunu, olay yerine ilişkin varsa mobese kayıtları ile kaza mahallinde güvenlik kamera kayıtlarının getirtilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece delillerin toplanmadığını, ayrıca kaza tarihinde kış saati uygulamasına geçilmesi ve saatlerin bir saat geri alınması nedeniyle sinyalizasyonda hata olup olmadığı sorulması talep edilmesine rağmen, sorulmaksızın karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait araç sürücüsü hakkında alkollü olarak araç kullanmak suçundan Gölbaşı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/777 E. sayılı dosyasında davacıya ait araç sürücüsünün kanındaki alkol oranına itiraz ederek beraati talep ettiği, kazanın oluş şekline itiraz etmediği gibi, davacının tanık olarak dinletmek istediği kendisine ait aracı sürücüsü oğlu olan ...'un ve araç sürücüsü . ...'un savcılık soruşturması sırasında dinlendiği, kazanın meydana geldiği kavşakta kazanın meydana geldiği günde, öncesinde ve sonrasında fasılalı ışık uygulamasının olmadığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı Sinyalizasyon ve Alt Yapı Şube Müdürlüğü tarafından 02.08.2018 tarihli yazı ile mahkemeye bildirilmiş olmasına, ceza soruşturmasında dinlenen, davacıya ait araç sürücüsü ve oğlu haricindeki tüm tanıkların ışıkların fasılalı olarak yanmadığı, davacıya ait aracın sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğine dair beyanlarına, kazadan sonra kaza mahalline gelen ve kaza tespit tutanağı hazırlayan kolluk görevlilerince de, kaza tespit tutanağında trafik ışıklarının fasılalı yandığına ilişkin bir tespitinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.