4. Ceza Dairesi 2024/3694 E. , 2024/8591 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/636 Esas, 2022/123 Karar SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Mu…
**4. Ceza Dairesi 2024/3694 E. , 2024/8591 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/636 Esas, 2022/123 Karar SUÇ : Hakaret KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 1.300,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarihli ve 2019/502 Esas, 2021/502 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine, duruşma açılarak genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2021/636 Esas, 2022/123 sayılı kararının ... Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 gün ve 2024/31802 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan "(1) Bir kimseye ..., ... ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) 46 veya sövmek suretiyle bir kimsenin ..., ... ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur" şeklindeki, Aynı Kanun'un 131. maddesinde yer alan, "Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır. " şeklindeki, Anılan Kanun'un 73/1. maddesinde yer alan, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz." şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir" şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, 1. Dosya kapsamına göre Osmaniye Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün 16/03/2018 tarihli ve 2018/59330 sayılı ihbar yazısı ile sosyal paylaşım sitelerinde devlet aleyhine ve devlet büyüklerine yapılan hakaret içerikli paylaşımların tespitine yönelik çalışmalarda sanığın facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde 09/03/2017 tarihinde yapmış olduğu "Taguta bak peygamber efendimiz olsaymış gurur duyarmış. Peygamber efendimiz olsa idi siz dini bozdunuz diye size savaş açardı. Millet vekili olmuşsun ama bir kez bile kuran okumadığın ortada" şeklinde paylaşım yaparak müşteki TBMM 24. Dönem Milletvekili ...'a hakaret edildiği iddiası ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 10/10/2019 tarihli ve 2018/4656 esas, 2019/3125 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, müştekinin 2011-2015 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi 24. Dönem Milletvekilliği yaptığı, sanığa yüklenen suçun da 09/03/2017 tarihinde, müştekinin kamu görevinin bulunmadığı tarihte işlendiği anlaşılmakla, incelenen dosyada müşteki veya vekili tarafından da sunulmuş bir şikayet bulunmadığı cihetle, sanık hakkında soruşturması ve kovuşturması şikayete bağlı hakaret suçundan düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2. Kabule göre de, sanığın, müştekiye sosyal medya hesabında paylaştığı sözler nedeniyle hakkında hakaret suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılama sonunda, anılan suçtan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, anılan cümlede kullanılan sözlerin niteliğinin müştekinin ..., ... ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. (1) Numaralı İstem Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 131 nci maddesinin birinci fıkrasında “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği, Aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma ya da kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada, sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında düzenlenen suçu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu ancak dosya kapsamında şikayetçi veya vekilinin bir şikayetinin bulunmadığı anlaşılmakla; açılmış davada kovuşturma şartı olan şikâyetin yokluğu nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ilk cümlesi gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. B. Kabule göre; (2) Numaralı İstem Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.04.2012 gün ve 10/438-141 sayılı ilamında belirtildiği üzere, öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı Kanun'un 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiştir. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen ... Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir ... alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) İnceleme konusu somut olayda; Mahkemece, deliller değerlendirilip, sanığın hakaret suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine, takdirde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. III. KARAR A. (2) Numaralı İstem Yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. (1) Numaralı İstem Yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Osmaniye 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.02.2022 tarihli 2021/636 Esas, 2022/123 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca karardaki hukuka aykırılık, hükmün Yargıtay tarafından düzeltilmesini gerektirmekle; "Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkraları gereğince DÜŞMESİNE, Sanık hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasının düşmesi nedeniyle bu suç için yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.