11. Hukuk Dairesi 2023/1493 E. , 2024/4482 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/99 Esas, 2022/1596 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/512 E., 2020/109 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davac…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1493 E. , 2024/4482 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/99 Esas, 2022/1596 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/512 E., 2020/109 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1986 yılında yayıncılık hayatına başladığını, sınavlara hazırlık amaçlı kitaplar çıkardığını, müvekkilinin “...”markasına yönelik ilk tescilini 16. sınıfta 1989 yılında elde ettiğini, 39 ve 41. sınıflarda ise markasını 1998 yılında tescil ettirdiğini, ... ibareli 68 adet markasının tescilli olduğunu, ... markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, bu anlamda özel ve geniş korumaya sahip olduğunu, davalı Şirketin ise 2017/60832 sayılı “... Okulları Eğitimde İdol” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvuruda “... Okulları” ibaresinin esaslı ve baskın unsur olduğunu, bunun dışında davalının “... OKULLARI”, “.... OKULLARI”, “.... OKULLARI” olarak marka tescillerinin bulunduğunu, söz konusu kullanımlarla müvekkiline ait ... ibareli markalar değerlendirildiğinde, davalının, müvekkilinin markasına yakınlaşma ve müvekkilinin markasının şanından ve güvenirlilik algısından faydalanma çabasında olduğunu, hedef kitlesinin aynı olması nedeniyle davalı markasının kullanıldığı okulların, müvekkili kurumun şubesi olduğu izlenimini yaratacağını, işletmeler arasında idari ve ekonomik anlamda bir bağlantının oluşacağını ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-9507 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili; taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, müvekkilin markasında vurgulanmak istenilenin Finlandiya Eğitim Sistemi olduğunu, Fin Eğitim modelini, Türk Eğitim Modeline uyarladığını, özgün bir eğitim programı ile hizmet sunduğunu, davacının sınavlara hazırlık eğitim verirken müvekkilinin okul öncesi eğitim, anaokulu, kreş dönemi, ilkokul çağı çocuklarına eğitim verdiğini, tüketici kitlesinin tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "... OKULLARI Eğitimde İdol" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereğince tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından somut ve soyut ediciliği olduğu gibi diğer mutlak red sebeplerinin de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu benimsenerek hüküm kurulmuş ise de bu rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı tarafın aynı sınıfta ve aynı sektörde kullanılmak üzere tercih ettiği ibare ile müvekkiline ait ... markaları arasında sescil, görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, bu nedenlerle, hitap ettikleri tüketicinin yanılmasına, tercih ettiği markayı taşıyan hizmet kanısıyla bir başka hizmet satın almasına sebep olunacağı gibi tüketicinin markalar arasında fark olduğunu anlamaksızın bu markaların aynı kişiye ait olduğunu, müvekkiline ait markaların hizmet verdiği okul ve eğitim kurumlarının şubesi bulunduğunu ya da hizmeti veren işletmeler arasında idari ekonomik anlamda bir bağlantı olduğunu zannetmesine de yol açılacağını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün bulunmadığını, davalı markasındaki ibarelerin aynı zamanda "mutlak tescil engeli" kapsamında olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... OKULLARI Eğitimde İdol+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının tanınmışlığa ilişkin istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı, öte yandan somut olayda mutlak bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinde bulunan pazarlama uzmanı ve eğitimci bilirkişilerin sektörel tespit ve görüşlerinin bulunmadığını, dolayısıyla destekten yoksun olan rapora göre hüküm kurulamayacağını, raporun çelişkili beyanlar içerdiğini, taraf markalarında ilk hecelerin ortak olması, markaların aynı sınıflarda hizmet verip aynı tüketici kesimine hitap ediyor olmasının benzerliği ve karıştırılma ihtimalini arttıran unsurlar olduğu, bir tarafta "... OKULLARI" bir tarafta ise "... OKULLARI" şeklinde kullanım gerçekleşmekte olduğunu, bütüncül bir değerlendirme ile bakıldığında davalı markasının tescile uygun kullanılmadığı, müvekkiline ait ... markası eğitim ve yayıncılık sektöründe aynı zamanda tanınmış ( t - 02210 ) marka statüsünde olduğunu, bu nedenle özel ve geniş bir korumadan yararlanması gerektiğini, tüketicilerin taraf markaları arasında işletmesel bağlantı kurmalarının kaçınılmaz olduğunu, davalıya ait başvurusu markasının müvekkili markasının kısaltması gibi algılanacağını, halk tarafında iki marka arasında bağlantı kurulması ve hatta çağrışım olması durumunda dahi iltibastan bahsedileceğini, davalıya ait başvurusu markasının reklam sloganı olarak oluşturulduğunu, içerisinde yer alan eğitimde idol kelimelerinin aynı zamanda kalite ile bağlantı kuran, kaliteyi çağrıştıran, ima edici bir ibare olup bu ibarenin markada kullanılamaması gerektiğini, dava konusu "... OKULLARI" ibaresi ile müvekkile ait "... OKULLARI" ibaresinin ise ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacağının çok açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas bulunup bulunmadığı, TÜRKPATENT YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. Dava ise, davalının 2017/60832 sayılı 41. ve 43.sınıflarda “... Okulları Eğitimde İdol” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ... ibareli markalarını mesnet göstererek, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2018-M-9507 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.