1. Hukuk Dairesi 2009/1155 E. , 2009/2101 K. "" MAHKEMESİ : GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 13/11/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 296 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız kullandığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve 10.000.00.-YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazı yarıcılık sözleşmesi doğrultusunda yıllardır kullandıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardı…
**1. Hukuk Dairesi 2009/1155 E. , 2009/2101 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : GAZİANTEP 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 13/11/2008 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı bulunduğu 296 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız kullandığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve 10.000.00.-YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, dava konusu taşınmazı yarıcılık sözleşmesi doğrultusunda yıllardır kullandıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalıların uzun yıllar öncesine dayalı yarıcılık anlaşmasına göre kullandıkları, çıkan mahsülden davacıya ödemede bulundukları, davalıların çekişme konusu taşınmazla ilgili üstün hakları olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . S. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 296 parsel sayılı taşınmazda davacının kayden paydaş olduğu, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, kayıttan kaynaklanan mülkiyet hakkına dayanarak eldeki davayı açmış olup, kural olarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğrudur. Ancak, davalılar, dava konusu taşınmazı yarıcılık sözleşmesine istinaden kullandıklarını savunmuşlar, mahkemece, bu savunmaya itibar edilerek neticeye gidilmiştir. Gerçekten de; davacı vekili 7.10.2008 tarihli beyanında çekişme konusu taşınmazda dava dışı kişilerle birlikte paydaş olan davacı ve ortaklarının babalarının taşınmazı davalı tarafa ortakçılığa (yarıcılığa) verdiğini bildirmiş, böylece davacı taraf davalıların savunmalarını teyit etmiş bulunmaktadır. Esasen, bu husus mahkemenin de kabulünde olup, ecrimisil isteğinin reddi de bu gerekçeye dayandırılmıştır. Öyleyse; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Borçlar Kanununun 270 ve devam eden maddelerinde öngörülen düzenlemelerden kaynaklandığı ve bu düzenlemelerin gözetilmek suretiyle çözüme kavuşturulacağı açıktır.