8. Hukuk Dairesi 2012/11798 E. , 2013/9860 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ... Sulh Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.07.2012 gün ve 188/198 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, kazanmayı sağlayan zilye
**8. Hukuk Dairesi 2012/11798 E. , 2013/9860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ... Sulh Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 24.07.2012 gün ve 188/198 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 182 ada 2 parselin mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğunu ve zilyetlikle iktisabın mümkün olmadığını savunmuştur. Mahkemece; davanın kabulüne, 182 ada 2 parselin mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; uyuşmazlık konusu 182 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında, kadimden beri köy tarlası olduğu açıklanmak suretiyle, senetsizden, 214,59 m2 yüzölçümlü olarak, tarla niteliğiyle, 14.8.2008 tarihinde, ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş, 23.1.2009 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden tapu kaydı oluşmuştur. 5.1.2010 tarihinde ... Barajı ve ... İnşaatı Göl alanı kamulaştırması sonucunda ise tapu Hazine adına geçmiştir. Bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilmesi için diğer kazanma koşullarının yanında ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunması ve taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olması gerekmektedir. (TMK'nun 999.md) Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenilen davacı tanığı... : dava konusu taşınmazı davacıya kendilerinin sattığını, bu yerin bir kısmının taşlık ve kayalık olduğunu, içinde meşe ağaçları bulunduğunu, bir kısmının ise boşluk bir yer olduğunu, taşınmazın ekilip biçilen bir yer olmadığını, yerel bilirkişi ise, davacının taşınmazı 20-25 yıl kadar önce ... ve diğer mirasçılardan satın aldığını, bir kısmında davacının ağaçlarının bulunduğunu açıklayarak davacı tanığı ile benzer beyanlarda bulunmuştur. Ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen 22.06.2011 tarihli raporda ise, ... Genel Müdürlüğü . Bölge Müdürlüğü’nün 26.10.2009 tarihli kıymet takdir raporu da nazara alınarak, çekişme konusu taşınmaz bölümünün % 16-20 oranında meyilli olduğu, 3. sınıf sulanabilen tarla arazisi olduğu, içinde 20 yaşında bir adet asma ile 10 yaşında bir tane incir ağacı bulunduğu, belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması sırasında düzenlenen 26.10.2009 tarihli kıymet takdir raporunda taşınmazın niteliğinin, kapama karışık meyve bahçesi olduğu yazılmış, mevcut ağaçların 10 yaşında bir adet incir ağacı ile 20 yaşında asma olduğu belirtilmiştir. Anılan raporda ayrıca münavebe yöntemi ile tarım da yapıldığı açıklanmış ise de bizzat davacının bayisi olan ve tanık olarak dinlenilen Mehmet Ayan bu yerin ekilip biçilen bir yer olmadığını açıklaması karşısında nizalı yerde ekonomik amaçlı bir kullanımın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bundan ayrı gerek asma gerekse incir ağacı niteliği itibariyle her yer ve iklimde kendiliğinden yetişen bir ağaç türlerinden olup, yaşları itibariyle de iktisap sağlamamaktadır. Şu halde Dairenin ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; 2 adet ağacın yer aldığı, ekme ve biçme suretiyle bir kullanımın bulunmadığı taşınmazda ekonomik amaca uygun kazanmaya elverişli bir zilyetliğin varlığından söz edilemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 24.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.