7. Ceza Dairesi 2021/4948 E. , 2024/11419 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/805 E., 2015/1869 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde…
**7. Ceza Dairesi 2021/4948 E. , 2024/11419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/805 E., 2015/1869 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanık ... hakkında ise erteleme şartlarının oluşmadığına, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında tayin edilen erteli cezada denetim süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na (5237 sayılı Kanun) aykırı olarak hatalı belirlendiğine, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 28.07.2014 tarihinde, sanık ...'in şoför olarak, sanık ...'ın ise yolcu olarak bulunduğu .... plaka sayılı transit aracın .... mahallesi girişinde yer alan uygulama noktasında durdurulduğu, Altınözü Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/648 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden araçta yapılan aramada 3240 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında; Uzunköy mahallesinden .... ilçesine eşya taşımak için ismini .... teyze olarak bildiği komşusundan aracını emanet istediğini, Suriyeli olduğu için yardım olsun diye aracını verdiğini, bu sırada diğer sanık ...'ı ise eşya taşıması, hamallık yapması için ücreti mukabilinde anlaştıklarını, sanık ...'ın eşyalarla beraber taşınan mazotların kaçak olduğundan haberinin olmadığını, bildirilen kamu zararını ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında; sanık ...'in evini taşımak ayrıca Türk vatandaşı bir şahıstan alacağı akaryakıtı taşımak için ücreti karşılığında hamallık teklif ettiğini, eşyaları taşıdıktan sonra akaryakıtı da araca yüklediklerini, akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğini, asla ticaretini yapmadığını, .... ilçesinde bulunan .... okulunda öğretmenlik yaptığını, suçsuz olduğunu beyan etmiştir. Malen sorumlu beyanında; sanıklar ile aynı köyde yaşadıklarını, ... ayında sanıklardan birinin eşinin geldiğini, ev taşımak için aracı istediğini, aracı verdiğini fakat aracın geri gelmediğini, kaçak akaryakıt taşıdıklarını haricen öğrendiğini, amacının hayır yapmak olduğunu beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ve Nakil Aracının İadesi Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, sanık ...'in savunma içerikleri ve malen sorumlunun beyanlarına göre dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait ticari miktar ve mahiyette kaçak akaryakıt ele geçirilmesi karşısında atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.5237 sayılı Kanun'un 51/3. maddesi uyarınca "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz" hükmüne aykırı olarak sanık hakkında verilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ertelendiği halde denetim süresinin 1 yıl 11 ay 10 gün yerine yerine, 1 yıl 8 ay olarak belirlenmesi, 4.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin ve aynı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağına dair ihtaratların yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü ve Nakil Aracının İadesi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.