1. Hukuk Dairesi 2016/541 E. , 2016/2054 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, ortak mirasbır…
**1. Hukuk Dairesi 2016/541 E. , 2016/2054 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, ortak mirasbırakanları ... adına kayıtlı, kat irtifakı kurulu 8 parselde yer alan 14 nolu bağımsız bölümün mirasbırakanın ölümünden beri davalı tarafından tek başına kullanıldığını, taşınmazdan yararlanmak istemelerine rağmen davalının buna karşı çıktığını, ihtarname keşide etmelerine rağmen sonuç alamadıklarını ileri sürerek, dava tarihinden önceki beş yıllık süre için ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, mirasbırakana ait olan 26 ve 68 parsel sayılı taşınmazların gelirinin davacılar tarafından alındığını, dava konusu bağımsız bölümün iki odasını kullandığını, üç odasını ise anne babasının eşyalarının olması nedeniyle kullanmadığını, mirasbırakanın ölümü ile dava tarihinden önceki 1 yıl arasında geçen sürede davacı Hatice’nin de taşınmazda oturduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacıların iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu kat irtifakı kurulu 8 parselde yer alan 14 nolu bağımsız bölümün tarafların mirasbırakanı...adına kayıtlı olduğu, mirasbırakan ...'in 21.11.2013 tarihinde öldüğü, geride davanın taraflarını mirasçı olarak bıraktığı, taşınmazın, bir dönemi davacı kısıtlı Hatice ile birlikte olmak üzere davalı tarafından ikamet edilmek suretiyle kullanıldığı, taşınmazın iki odasında halen davacı ...'nin eşyalarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 404/2. maddesi uyarınca, görevlerini yaparken vesayeti gerektiren ehliyetsizlik halinin varlığını öğrenen nüfus memurları, idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Ehliyetsizlik, kamu düzenini ilgilendirdiğinden hakim tarafından re’sen gözetilmesi gereken, iradeyi ortadan kaldıran bir nedendir. Hukuksal ehliyetten yoksun bulunan bir kişinin yaptığı tüm işlemler yok hükmünde olacağı gibi, böyle bir kişinin bizzat dava açmasına ve yargılamayı yürütmesine yasal olanak da yoktur. Somut olayda, davacı Hatice'ye... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23/12/209 tarih 2009/1227 Esas ve 2009/1255 Karar sayılı ilamı ile davacı ...'un vasi olarak atandığı, eldeki davanın da diğer davacılar ve davacı Hatice'ye vesayeten vasi ... tarafından açıldığı, ancak vesayet makamından alınmış husumete izin kararının dosya içerisinde bulunmadığı görülmektedir.