(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/1440 E. , 2008/3141 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Vek.Av...., Av.... Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağ
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2007/1440 E. , 2008/3141 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Vek.Av...., Av.... Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... .... Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde kararlaştırılandan fazla yapılan bağımsız bölümler nedeniyle tapu iptâli, tescil ve tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Yanlar arasında 14.07.1997 tarihli adi yazılı 13.05.1993, 15.02.2000 ve 17.02.2000 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri düzenlenmiş ve en son sözleşmede taşınmazda yapılacak 202 bağımsız bölümden 75 adedinin arsa sahiplerine, geri kalanının yüklenici kooperatife ait olacağı kararlaştırılmış, fazladan inşaat yapılması halinde ne şekilde paylaşım yapılacağına dair herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. 06.10.2003 tarihli daire teslim tutanağında birinci paragrafın sonunda tekabül eden kelimesinden sonra gelen “11.05.1993, 14.07.1997 ve 16.07.1997 tarihli sözleşmeler gereği feragat ettiğini muhatabı gayri kabili rücu-ibra ederim.” Şeklinde ifadeler bulunmakta ise de; bu kısmın tutanak düzenlendikten sonra farklı bir daktilo ya da bilgisayar ile yazıldığı çıplak gözle dahi anlaşılmakta olduğu gibi davacı yanca imza ya da ./.. s.2 15.H.D. 2007/1440 2008/3141 paraf edilmediğinden HUMK’nın 298. maddesi uyarınca yok hükmündedir. Sözkonusu tutanak bu ibareler dışında arsa sahibine kalan 15 bağımsız bölümün teslim alınmasına ilişkin olduğundan ticaret merkezi olarak yapılan işyerleri ile ilgili ibra belgesi niteliğinde de değildir. Öte yandan davacı arsa sahibine vekâleten ... 16.07.1997 tarihli adi yazılı inşaat yapım sözleşmesine ek taahhütname ve feragatname başlıklı belge ile 01.08.2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesine ek protokolde arsa sahiplerine verilen 75 daire dışında ticaret merkezinde yapılan bağımsız bölümler ve sözkonusu sözleşmeler nedeniyle tazminat, gecikme cezası, hak ve alacak talebinde bulunmayacaklarını ve dava açmayacaklarını beyan etmiş ise de davacının vekil olan ...’a verdiği Yenimahalle 1. Noterliği’nin 07.05.1993 gün 30466 yevmiye nolu vekâletnamesinde fazladan yapılacak bağımsız bölümlerden feragate yetkisi bulunmadığı gibi ek sözleşme yapma yetkisinin feragat yetkisini de kapsadığı kabul edilse dahi BK’nın 12. maddesi uyarınca resmi sözleşmenin eki olan ve sözleşmenin asli unsurlarını düzenleyen bu taahhüt ve protokoller dahi resmi şekilde yapılmadığından geçersizdir. Bu durumda mahkemece Dairemizin sözleşmede fazla inşaatın paylaşımı şekline ilişkin hüküm bulunmasa dahi fiilen fazladan yapılmış bağımsız bölümler varsa bunların da sözleşmedeki paylaşım oranında dağıtılması gerektiği ilkesinden hareketle fazladan yapılan ticaret merkezinin elden çıkartıldığı dikkate alınarak davacı arsa sahibinin istemekte haklı olduğu tazminat miktarının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ:Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent gereğince kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.