TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2025 NUMARASI : 2015/483 Esas, 2025/590 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1513 KARAR NO : 2025/1380 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2025 NUMARASI : 2015/483 Esas, 2025/590 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında imzalanan yenilenebilir ... ve tüm ... yatırımları için danışmanlık hizmeti verilmesine dair sözleşmeden kaynaklı olarak iş sahibi tarafından açılan tazminat davası ile yüklenici tarafından açılan alacak davasına ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne yönelik olarak verilen hükme yönelik olarak taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Asıl davada davacı vekili özetle, "Davacı müvekkil grup şirketleri ile davalı arasında imzalanmış olan 05.03.2013 tarihli ana sözleşmeye göre yenilebilir ... ve tüm ... yatırımları için danışmanlık hizmeti verilmesi hususunda karşılıklı anlaşmaya varıldığı, müvekkillerinin talebi ve de bilgisi dışında bir bütün halinde nakliyesi gerçekleştirilmesi gereken rüzgâr tribünlerinin parçalar halinde ayrı ayrı bir kısmının Tekirdağ Limanı'na ve bir kısmının da Haydarpaşa Limanı'na getirilmesi sonucu fuzuli nakliye giderleri oluştuğu, nakliyesi yapılması gereken tribünler Haydarpaşa Limanında 11.803 TL gümrük vergisi ve yeniden nakliye yapıldığı için de 16.579 TL nakliye ücreti ödenmek zorunda bırakıldığı, henüz davacı müvekkil şirketler adına Tesmi izinler çıkmadığı için yatırım yapılacak taşınmaza türbinlerin ve parçalarının taşınması mümkün olmamasına rağmen erken getirtilen işbu türbin parçaları için kiralamak zorunda kalınan taşınmazın aylık kira bedelini 22.500 TL olarak ödediklerini ancak sonradan aylık kira bedelinin aslında 15.000 TL olduğunu öğrendiklerini, her ay fazladan ödenen 7.500-TL'nin davalının şahsi borcu bulunan...'a elden teslim edildiğini de daha sonra kiraya verenin beyanları ile öğrenmiş olduklarını, müvekkillerinin davalı tarafından hem erken getirilen türbinler için bir yer kiralamak zorunda kaldığını, hem de tüm kira dönemi boyunca toplamda 30.000 TL (OtuzbinTürkLirası) haksız olarak fazla kira bedeli tahsil edildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince müvekkil şirketten "proje temel tasarımı” adı altında ilk önce 40.843 EURO müvekkil tarafından ödenmiş olmasına rağmen yeniden davalı tarafça proje temet tasarım bedeli adı altında 94.000 TL talep edildiğini, işlerin aksamaması ve de büyük bir yatırım olması nedeniyle bu bedelin de davalıya ödendiğini, müvekkil şirketten mükerrer olarak 94.000 TL proje bedeli tahsil edilmiş olup bu bedelinde iadesinin gerektiğini, T.E.A (Teknik Etkileşim Analizi) ücreti olarak prosedürler değişmeden önce davacı müvekkil grup şirketlerinden beş (5) şirket için Ekim 2013'te 15.750 TL ödendiğini, ancak davalının işlemleri zamanında tamamlamaması nedeniyle başvuruların zamanaşımına uğradığını ve izinlerin alınamadığını, tekrardan bu defa yeni gelen yönetmelikteki prosedüre göre her şirket için 5.310 TL takdir edilen T.E.A (Teknik Etkileşim Analizi) ücretinin ödenmesi gerektiği müvekkillerine bildirildiği, bunun üzerine davacı müvekkil şirket yetkilileri iki şirket adına toplam 10.620 TL ödeme yaptığını, bağlantı onay vaadi adı altında ... ' a ödenmesi gerektiği bildirilen ve de aslında her şirket için tarifede öngörülen bedel 347,00-TL olmasına rağmen davalı tarafından müvekkil şirketten 68.150 TL tahsil edildiğini, bu durumda grup şirketleri için 14 şirket adına 347,00-TL'den (347,00 X 14) TOPLAM 4.858-TL ödeme istenmesi gerekirken davalı şirket tarafından 68.150 - 4.858 = 63.292 TL fazla para tahsil edilmiş olduğunu, yine davalı tarafından kötü niyetli olarak neredeyse 10 katı haksız ödeme talep edildiğini, tüm bu süreçte yaşanan olumsuzluklar nedeniyle, davalıdan talep edilen proje çizimleri ve zemin etüdü de davacılar tarafından tüm yetkileri azledilmiş olmasına rağmen bu güne kadar davacı müvekkil şirket yetkililerine talep edilen hiçbir şeyin teslim edilmediğini, bu nedenle söz konusu yatırım için sürecin yeniden başlatılarak zemin etüdünün yeniden yapılması gerektiğini, 25.252 TL zemin etüdü bedeli ile proje çizim bedeli olarak ödenen 101.343,54 TL'nin müvekkil şirket tarafından bir kez başka bir firmaya ödenmek zorunda kalınacağını, dört şirkete ait türbinlerin Çatalca'da depolama alanı olarak kiralanan Çatalca Otoban Gişeleri Ahmediye adresindeki taşınmazdan Balıkesir'e nakliyesi ve yine diğer üç şirkete ait olan türbinlerin aynı adresten bu defa Silivri'ye nakliyesi için toplam 116.772-Euro (349.792,64-TL) nakliye bedelinin de müvekkil şirket tarafından yeniden ödenmek zorunda kalınacağı, ayrıca taraflar arasındaki 05.03.2013 tarihli sözleşme gereğince müvekkilleri tarafından davalıya şimdiye kadar toplam 140,000-USD (292.900,00-TL) (İkiyüzdoksanikibindokuzyüz Türklirası) ödeme yapıldığını, bu bedelin de iadesi gerektiğini belirterek müvekkillerinden yukarıda ayrıntıları ile açıklandığı üzere fazla tahsil edilen, haksız talep edilen ve de mükerrer ödemek zorunda bırakılan ödemeler ile müvekkil şirketler grubunun ticari yatırımındaki süreçteki hak kaybı, işlerin geç bitirilmesi ve üretimin geciktirimesinin tespiti ile, Davacı müvekkillerin finansal kayıpları da göz önüne alınarak şimdilik; 100.000-TL'nin davalıdan tahsili ile davacılara en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine, davalının haksız fiilleri nedeniyle müvekkil şirketlerin uğramış olduğu tespit edilecek olan tüm zararların tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl davada davalı vekili özetle, müvekkilinin “Danışmanlık Protokolü"nden ve “Teknik Proje Sözleşmesi"nden doğan yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkilinin 04.04.2013 tarihinde ... ve Tabü Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir ... Genel Müdürlüğüne davacılar adına Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) uygunluk başvurduğunu ve 05.06.2013 tarihinde yapılan başvuruların uygun bulunduğunu, muştur. müvekkili tarafından Silivri/Kadıköy sahası için İstanbul Valiliği H Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne "Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı” izni almak üzere başvuruda bulunulduğunu, 02.12.2014 tarihli yazı ile bu sahaya ait olmak üzere “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı" izni verildiğini, müvekkili tarafından Çatalca/Elbasan sahası için İstanbul Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullanımı” izni almak üzere başvuruda bulunulduğunu, 07.01.2015 tarihli yazı ite bu sahaya ait olmak üzere “Tarım Dışı Amaçlı Arazi Kullarımı” izni verildiğini, türbinlerin nakliyesinin bir kısmının Tekirdağ Limanına, bir kısmının da Haydarpaşa Limanına getirilmesi sonucu fuzuli nakliye gideri oluştuğu iddiasının doğru olmadığını, Lisanssız Elektrik Üretimi Tesisi için gerekli türbinlerin tedariki hususunda davacılar ile Gokdvvind şirketi arasında türbin tedariki anlaşması imzalandığını, türbinlerin müvekkil şirkete danışılmadan davacılardan Erdur ŞERİN'in talimatı ile Türkiye'ye getirtildiğini, türbinlerin Türkiye'ye ve hangi limana getirtileceğine dair müvekkil şirketin bir talimatı veya onayı olmadığını, aksine türbinlerin hemen gönderilmemesinin müvekkil şirket yetkilileri tarafından defalarca önerilmiş olmasına rağmen, davacılardan ... tarafından “yurtdışında fabrikada duracağına, burada elimizin altında dursun" denilerek bizzat türbin üreticisi firma olan Goldvvind'e direkt yükleme onayı verildiğini, bu durumun taraflar arasındaki yazışmalar ve toplantı tutanakları ile de sabit olduğunu, davacılar tarafından erken getirtilen türbin parçaları için kiralanmak zorunda kalınan taşınmazın aylık kira bedelinin 22.500TL değil, aslında 15.000TL olduğu ve fazla ödenen 7.500TL'nin müvekkil şirketin şahsi alacaklısı... isimli kişiye elden teslim edildiği iddiasının da doğru olmadığını, Tekirdağ Limanına gelmiş bulunan türbin ve ekipmanların, buradaki gümrük ve boşaltma işlemi yapıldıktan sonra, sabah liman çıkışı için izin ve tüm sevkiyat tırları, vinçler hazır edilerek, yol izinleri alınmış olmasına rağmen, 20.12.2013 Cuma günü akşamı davacılardan ...'in müvekkil şirket yetkilisi ...'na türbin depolama alanının İkitelli'den Çatalca Tır Parkına değiştirilmesini talep ettiğini, müvekkil şirket yetkililerinin Tır parkı yetkilileri ile yapmış oldukları görüşme ve pazarlıklar neticesi 975TL/gün olan depolama bedelinin 750TL/gün'e düşürtüldüğünü, bunun dışında müvekkil şirket yetkililerinin bir müdahalesinin olmadığını, kira bedelinin aylık 15.000 TL olduğu, kiralayan ile müvekkil şirket arasında bir anlaşma olduğu ve fazla ödemenin müvekkil şirketin şahsi alacaklısı ... isimli kişiye teslim edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, kira sözleşmesinin kiralayan ile davacılar arasında yapıldığını, projenin inşaat işlerini yapan şirket yetkilisi ile birlikte davacılar ile yapılan toplantıda proje temel tasarımının indirimli olarak 94.000 TL'ye yapılmasına davacılar tarafından onay verildiğini, ödemenin bu onaya dayalı olarak yapıldığını, türbinlerin yatırım süreci doğru yönetilmediği için Çatalca otoban gişelerinde kiralanan yerden Balıkesir'e ve Silivri'ye nakliyesi nedeniyle zarara uğradıkları iddiasının da doğru olmadığını, Danışmanlık Protokolünün 2. maddesinde "sözleşme kapsamındaki her türlü iş için müşteri, Mars'a danışarak hareket edecektir" hükmünün yer aldığını, ayrıca taraflar arasında lisanssız üretim tesişisin kurulacak bölge olarak ... Elektrik Dağıtım A.Ş'ye ait dağıtım bölgesinin belirlendiğini, ancak davacılardan ... tarafından müvekkilin bilgisi dışında başka bir elektrik dağıtım bölgesinde olan Balıkesir'den arazi alınarak akabinde söz konusu araziye türbinlerin nakliyesinin talep edilmesi ve bu nedenle zarara uğradıkları iddiasının tamamen kötü niyetli olduğunu, yukarıda belirtildiği üzere türbinlerin Türkiye'ye getirilmesinin tamamen müvekkil şirketini bilgisi ve talimatı dışında davacılardan ...'in kişisel talimatı ile olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, buna rağmen “Danışmanlık Protokolü” gereği müvekkil şirkete yapılan kısmi ödemenin talep edilmesinin davacıların tamamen haksız ve kötü niyetli olduklarını açıkça ortaya koyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı (asıl dava davalısı) vekili özetle; müvekkil ile davalı grup şirketler ve şahıslar arasında yenilenebilir ... ve tüm ... yatırımları için her türlü danışmanlık ile ilgili iş ve hizmetlerin kapsam ve koşulları ile ilgili 05.03.2013 tarihli "Rüzgar Enerjisi Santrafi ve Proje Geliştirme ve Danışmanlık Protokolü” imzalandığını, söz konusu protokole göre taraflar arasındaki protokolün halen yürürlükte olduğu, ancak davalılar tarafından protokolün “Sözleşme kapsamındaki her türlü alım, sözleşme, fatura, teknik bilgi Mars'a her zaman hazır olacaktır” hükmü ihlal edilerek, yapılan mal ve hizmet alımlarına ilişkin bilgi ve belgeler müvekkil şirkete verilmediği ve buna ilişkin ödemelerden de kaçınıldığı, buna rağmen davalı şirketler tarafından 07.04.2015 tarihinde, Beyoğlu 30. Noteri marifetiyle 01187 yevmiye no ile ihtamame keşide edildiği ve müvekkil şirketin sözleşmenin gereklerini yerine getirmediğinden bahisle uğranılan zararların giderilmesi talep edildiği, söz konusu ihtamamede yer alan hususlara karşı müvekkil şirket tarafından 30.04.2015 tarihinde Ankara 57. Noterliği ... yevmiye nolu ihtamamesi ile cevap verilerek davalıların protokolden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi ve ödenmesi gereken komisyon bedellerinin ihtamameye cevabın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edilerek davalıların temerrüde düşürüldüğü, ancak davalılar tarafından müvekkil şirkete ödeme yapılmadığı gibi, müvekkil aleyhine İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/483 E. sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini belirterek öncelikle işbu davanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/483 E. sayılı davası ile birleştirilmesine, davanın kabulü ile taraflar arasında imzalanan Danışmanlık Protokolüne istinaden müvekkilinin hak kazandığı komisyon bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl dava davacıları/birleşen dava davalıları 07.4.2025 tarihli ıslah dilekçesinde, 17/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan, proje tasarım bedeli olarak 94.000-TL, teknik etkileşim analiz raporları bedeli olarak 26.370-TL, ... onaylı proje bedeli olarak 63.292-TL ve RES proje bedeli olarak 40.843-Euro (101.343,64-TL) olmak üzere toplam 285.005,64-TL alacağı olduğu tespit edildiğini belirterek dava dilekçesindeki 100.000-TL taleplerini bilirkişi raporunda belirtilen 285.005,64-TL olarak artırdıklarını ifade etmiştir.Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı 28.4.2025 tarihli ıslah dilekçesinde, ıslah tarihi olan 24.04.2025 tarihinde Merkez Bankasınca belirlenmiş olan efektif satış kuruna göre 1 USD karşılığının 38,3552-TL olup, 14.350 USD karşılığının 550.397,12-TL olduğunu, birleşen dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak belirttikleri alacak talebini ıslah ile 540.397,12-TL artırarak toplam 550.397,12-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 02/07/2025 tarihli karar ile, davacılar/birleşen dosyada davalılar ile davalı/birleşen dosya davacısı arasında 05/03/2013 tarihinde Rüzgar Enerjisi Santrali Geliştirme ve Danışmanlık hizmetine ilişkin sözleşme ile davacı grup şirketler ile davalı arasında 19/02/2013 tarihli "Lisanssız Elekrkik Üretimi Kapsamında Kurulacak Olan Rüzgar Türbünü İçin Gerekli Olan Teknik Proje Yazım ve Hizmetine ilişkin sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeler kapsamında davalı şirketin yenilebilir ... ve tüm ... yatırımları konusunda davalının davacı taraflara danışmanlık hizmeti vermesi edimini, davacıların ise danışmanlık hizmeti karşılığında ücret ödeme edimlerini üstlendiği, her ne kadar yazılı sözleşmelerde sadece davacı şirketlerden birinin imzası yer almaktaysa da, her iki tarafından kabulünde olduğu üzere tüm davacıların/birleşen dosya davalılarının sözleşmenin tarafı olduklarının anlaşıldığı, sözleşme kapsamında davalı/birleşen dosya davacısı olan şirket tarafından verilen hizmetin sözleşmeye aykırı olarak ve eksik şekilde verildiğinden bahisle tazminat talebiyle iş bu davanın açıldığı, birleşen davada ise danışmanlık ücretinin ödenmesi talebiyle dava açıldığı, mahkemece hükme esas alınan ve denetlenebilir 07/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davacı/birleşen dosya davalılarının verilen hizmete ilişkin olarak eksik veya sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı olarak 94.000 TL proje tasarım bedeli, 63.292 TL onaylı proje bedeli ve 40.843-Euro (101.343,64-TL) RES proje bedeli olmak üzere toplam 258.635,64 TL talep edebileceği, teknik etkileşim analiz raporları bedelinin ise talep edilemeyeceği anlaşılmakla ıslah edilen asıl davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, birleşen davada ise davalı/birleşen dosya davacısı olan şirketçe verilen danışmanlık hizmetine ilişkin olarak olarak ödenmesi gereken hizmet bedelinin toplam 154.350 USD olduğu, davacılar/birleşen dosya davalıları tarafından dava öncesinde 140.000 USD ödeme yapıldığı, dolayısıyla bakiye danışmanlık ücretinin 154.350-140.000=14.350 USD olduğu, bu miktarın ödendiğinin davacı/birleşen dosya davalılarınca iddia ve ispat edilemediği anlaşıldığı, ıslah ile talep edilen bakiye alacağın ise ıslah tarihindeki karşılığı olan Türk Lirası üzerinden tahsiline (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2013/7816 Esas 2014/1558 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/2983 Esas ve 2024/3984 karar sayılı ilamlaı doğrultusunda) karar vermek gerektiği belirtilerek hüküm tesis edilmiştir.Asıl dava davacıları/birleşen dava davalıları istinaf dilekçesinde, rüzgar tribünlerinin iki farklı limana getirilmesi nedeniyle fazladan oluşan nakliye gideri ve gümrük vergisi, tribünlerin erken gelmesi nedeniyle ödenen tır parkı kira ücreti, yeniden ödenmek zorunda kalınacak olan/kalınan dört şirkete ait türbinlerin Çatalca'da depolama alanı olarak kiralanan Çatalca Otoban Gişeleri Ahmediye adresindeki taşınmazdan Balıkesir'e nakliyesi ve yine diğer üç şirkete ait olan türbinlerin aynı adresten bu defa Silivri'ye nakliyesi giderleri, T.EA (Teknik Etkileşim Analizi) ücreti, zemin etüd bedeli ve ayrıca davalı/birleşen dava davacısı şirkete ödenen komisyon bedelinin iadesi hususlarında dava dilekçesine benzer anlatılarda bulunularak bu hususta mahkemenin işbu kararına esas olan 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve eksik incelenerek düzenlendiğini, mahkemenin birleşen davada karşı tarafın danışmanlık komisyon ücret alacağına ilişkin zamanaşımı defilerini yanlış değerlendirerek alacağı hüküm altına aldığını, zira zamanaşımı başlangıcının sözleşmenin 3.maddesi göz önüne alındığında söz konusu türbinlere ilişkin satıcı Goldwind tarafından müvekkil şirkete fatura kesildiği tarihte asıl dava dava davalısı/birleşen dava davacısının müvekkillerinden olan alacağının da muaccel hale geleceğini, Goldwind tarafından müvekkile kesilen fatura tarihlerinin 26/10/2013 olduğu, bu nedenle ıslah tarihine kadar olan sürede 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı istinaf dilekçesinde, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin düzenlenen ve hükme esas alınan 07.03.2023 tarihli bilirkişi ek raporu, eksik incelemeye dayalı olup hüküm kurmaya elverişli olmadığını, proje temel tasarımının indirimli olarak 94.000,00 TL’ye yapılmasına davacılar tarafından onay verildiğini ve ödemenin bu onaya dayalı olarak yapıldığını, temel tasarım projesi bedelinin ... onayına bağlanacağına dair taraflar arasında herhangi bir anlaşma bulunmadığını, öte yandan, taraflar arasında akdedilen “Lisanssız Elektrik Üretimi Kapsamında Kurulacak Olan Rüzgâr ... Santrali İçin Gerekli Olan Teknik Proje Yazım ve Hizmeti Sözleşmesi”nin ekindeki Teknik Şartname’nin 10. maddesi, Elektrik Tesisleri Proje Yönetmeliği'nin15/4. ve 12/7 maddelerine göre bu sorumluluğun müvekkili şirkete ait olamayacağını belirterek 40.843 Euro proje bedelinin davacılara iadesi gerektiği yönündeki bilirkişi değerlendirmesi ile ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmemiş olmasına rağmen, davacıların müvekkil şirketten proje çizim bedelini talep etmesinin haksız ve yersiz olduğunu, davacılar tarafından başka bir firmaya proje çizdirdikleri veya ödeme yaptıklarına dair dosyaya hiçbir bilgi ya da belge sunulmamışken, yalnızca ihtimallere dayalı değerlendirme ile müvekkil şirketin iade yükümlülüğü bulunduğu sonucuna varılması kabul edilemez olduğunu, ...'a yapılan ve fazla olduğu iddia edilen 63.292,00 TL ödemenin müvekkilinden tahsiline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira bağlantı başvuruları için her seferinde elektrik mühendisi tarafından tek hat şema çizimi yapıldığını, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne başvurularak “ÇED Kapsam Dışıdır” belgesi alındığını ve diğer evrakın düzenlendiğini, her başvuru için, 2-3 aylık süreçte hem ...’tan hem de Yenilenebilir ... Genel Müdürlüğünden dosyanın takibi yapıldığını, bahse konu olan hizmet/işlem “bağlantı başvurusu hizmet bedeli” karşılığında yapıldığını, bu hizmetin taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı dışında olduğunu, taraflar arasında hiçbir şekilde sadece “harç ödemesi” yapılacağına ve ayrıca hizmet bedeli alınmayacağına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, ancak ilk derece mahkemesi bu hususları da dikkate almadan müvekkil şirketi sorumlu tuttuğunu, 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi heyeti, yalnızca rüzgar türbinlerinin tedariği dolayısıyla fatura bedelinin ilgili tarihteki TL karşılığı üzerinden danışmanlık/komisyon hesabı yaptığını, buna karşın gümrük, nakliye, inşaat, elektrifikasyon, elektrik ve mekanik montaj, imar izni ve bağlantı ekipmanlarına ilişkin kalemleri tamamen hesaplama dışında bıraktığını, davacı/karşı davalının işbu davaya konu sözleşme kapsamında almış olduğu mal ve hizmetlerin bedellerinin tespiti amacıyla hangi mal ve hizmetleri hangi firmalardan aldığı tek tek kendileri tarafından bildirildiğini, ancak 07.03.2023 tarihli raporda da alacak kalemlerine ilişkin herhangi bir hesaplama yapılmadığını, oysa ki dava konusu Rüzgar ... Santrali için yapılması gereken masraflar yalnızca rüzgar türbinlerinin tedariği ile sınırlı olmayıp, arazide yapılacak inşaat, nakliye, montaj ve diğer altyapı masraflarını da kapsadığını, davacı/karşı davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek sözleşme kapsamında alınan tüm mal ve hizmetlerin bedellerinin tespit edilmesi ve buna göre müvekkil şirketin hak ettiği komisyon ve danışmanlık bedelinin hesaplanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin 07.03.2023 tarihli bilirkişi raporundaki hukuka aykırı hesaplamayı hükme esas alarak müvekkil şirkete ödenmesi gereken hizmet bedelinin toplam 154.350 USD olduğunu, davacı/karşı davalılarca dava öncesinde 140.000 USD ödeme yapıldığını ve bakiye komisyonun 14.350 USD olduğunu kabul ettiğini, ancak müvekkil şirkete böyle bir ödeme yapılmamış olduğunu, bu hususun yalnızca karşı tarafça yalnızca ileri sürüldüğünü ancak hiçbir şekilde ispatlanmadığını, ayrıca bakiye komisyon bedelinin hesaplanmasında yanlış döviz kuru (2,0914 TL/USD) esas alındığını, Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca müvekkil şirkete ödeme yapılacak gündeki kur üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Asıl dava; taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık ve edimlerin eksik yerine getirilmesinden kaynaklı olarak maddi tazminat talebine ilişkin, birleşen dava ise sözleşmeden kaynaklı olarak danışmanlık ücretlerinin ödenmesi taleplerine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl davada davalı tarafın, sözleşme yükümlülük ve sorumluluklarını yerine getirip getirmediği, davacılardan fazla ve haksız tahsilat yapılıp yapılmadığı, yine davalı/birleşen dosya davacısının sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetinden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmıştır.Bilirkişi heyetinden alınan 19/11/2018 tarihli raporda özetle; "Karşı dava ve davacı tarafça davalı şirkete yapılan ödeme yönünden 140,000-USD (232.900,00-TL) değerlendirme; davacılarca davalı şirketten Değerlendirme 1 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 2 de belirtilenler doğrultusunda 94.000,00 TL. Değerlendirme 3 de belirtilenler doğrultusunda 26.370,00 TL. Değerlendirme 4 de belirtilenler doğrultusunda 63.292,00 Tk. Değerlendirme 5 de belirtilenler doğrultusunda 101.343,64 TL toplam 285.005,64 TL. Talep İşin gerçekleştirilme oranı doğrultusunda; Davalı tarafça talep edilebilecek danışmanlık hizmet bedeli; (Karşı dava yönünden) Değerlendirme 1 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 2 de belirtilenler doğrultusunda 00,00 TL. Değerlendirme 3 de belirtilenler doğrutusunda 00,00 TL. Değerlendirme 4 de belirtilenler doğrultusunda 4.858,00 TL Değerlendirme 5 de belirtilenler doğrultusunda 25.252.00 TL. toplam 30.110,00TL. Taraflar arasında imza edilmiş olan Rüzgar ... Santrali Proje Geliştirme ve Danışmanlık Protokolü kapsamındaki“. enerii ile ilgili her türlü mal ve hizmet alımı üzerinden müşteri, Mars'a % 5 komisyon va danışmanlık bedeli ödeyecektir” hükmü i dosya kapsamına sunulacak belgeler dâhilinde mal alımlarına ilişkin masrafların %5 ini talep edebileceği..." rapor edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 14/11/2019 tarihli raporda özetle; "İncelenen davacı ... Giyim San. Ve Tic. Ltd. Şti. şirketine ait 2013-20)4-2015 yılı ticari defterlerinin açtlış tasdikleri ile yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, bu anlamda defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı yarın kendi ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran 12.05.2015 dava tarihi itibariyle davalı yandan 25.927,99 TL alacaklı göründüğü, İncelenen davacı ...ı San. Ve Tic. A.Ş, şirketine ait 2013-2014- yevmiye defterlerinin açılış tasdikleri ile yılsorfu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davacı yanın kendi ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran 12.05.2015 dava tarihi itibariyle davalı yandan 20.871,76 TL alacaklı olduğu göründüğü, Diğer davacılar ... ... Dağıtım Ve Taahhüt San. Tic. Lıd. Şti., ... ... Ürünleri Turizm Ve İnş. Tic. Ld. Şti., ... Hizm. Ve Yat. San. Tic. Ltd. Şti., ticari defterlerinde davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, İncelenen davalı şirkete ait 2013-2014-2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile 2013-2015 yılı kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, ancak 2014 yılı kapanış tasdikinin yaptırılmamış olduğu, bu anlamda 2013 ve 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 2014 yılı ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulmadığı, Davalı şirke muavin hesap dökümlerini sunamadığından, davacı yanlar ile arasındaki borç/alacak bakiyelerine ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, Raporun değerlendirmeler bölümünde detayları açıklanan nedenlerle, davalı yanın, davacı-karşı davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek, davaya konu edilen sözleşme kapsamında almış oldukları mal ve hizmetlerin bedellerinin tespit edilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, Zira defter kayıtlarında yer alan mal ve hizmet alımlarının dayanak belgelerinin ne oldukları, bu dayanak belgelerin, davaya konu sözleşme kapsamında almış oldukları mal ve hizmetler olup olmadıkları hususu, davacı şirketlerin tüm alış faturalarınm geriye doğru izlenmesi sureti ile gerçekleştirilecek denetim prosedürü olup, heyetimizce ifası olanaklı bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı şirket kayıtlarında yer alması muhtemel tüm mal ve hizmet alımları içerisinde hangilerinin davaya konu sözleşme kapsamında alınmış olduklarını ayırt etmeye yarar bilgi veya belge de davalı yanca dava dosyasına sunulmamıştır. Ayrıca muhtemel! mal ve hizmet alımlarına dayanak nitelikteki fatura içerikleri teknik anlam ifade edeceğinden, yine davaya konu sözleşme kapsamında olup olmadıkları hususu mali yönden değerlendirilebilir nitelikte değildir. Taraf vekillerinin itirazlarma yukarda tek tek cevap verilmiş olup kök raporumuzdaki kanaat aynen devam etmektedir..." rapor edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli raporda özetle; "İlgili mevzuat kapsamında meydana gelen olayda, mükerrer veya fazla ödemelerin olup olmadığı dekoritlarda açıklanmamış ve dava dilekçesinde de tam olarak açıklanmamış olması nedenleriyle 1.011.330,28 TL tutarında olduğu iddia edilen alacak davasında; Asıl dava yönünden; davacı tarafından davalıdan geri ödenmesi talep edilebilecek toplam tutarın 283.732,â2 TL olduğu, Karşı dava yönünden; inşaatla ilgili masraflar hariç, ...Energy firmasının alması gereken 4 5 komisyon ve danışmanlık ücretinin 334.286,94 TL olduğu..." rapor edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 10/08/2021 tarihli ek raporda özetle; "Davacının davalıdan dava tarihi itibariyle, 94.000 TL, 63.292 TL, 25.252 TL ve 40.843 Euro tutarında tazminat alacaklarının bulunduğu; birleşen dava bakımından; Davacının davalıdan iddia ve talep ettiği gibi bakiye komisyon bedeli alacağı olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilemediği..." rapor edilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 17/03/2022 tarihli raporda özetle; "Yapılan tespit ve tetkikat ile ilgili Elektrik Piyasası mevzuatı dâhilinde meydana gelen olayda; Asıl dava bakımından; Davacı 7 şirketin Davalı ...Energy şirketinden, Dava tarihi itibariyle: eksik bırakılan ve hitama erdirilmeyen işlerden, Proje temel tasarım bedeli olarak 94.000 TL, Teknik Etkileşim Analiz Raporları bedeli olarak 26.370 TL, ... Onaylı Proje bedeli olarak 63.292 TL, RES Proje bedeli olarak 101.343,64 TL olmak üzere toplam 285.005,64 Türk Lirası alacağı bulunmaktadır. Birleşen dava bakımından Rüzgâr ... Santrali tesisi gerçekleşmediği için Davacı ...Energy'nin Davalı şirketlerden hakedili bakiye alacağı bulunmamaktadır..." rapor edilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 07/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Asıl dava yönünden; Dosyada, dava konusu iş kapsamında ...'a onaylattırılmış herhangi bir proje ile ilgili herhangi bir bilgi ve belgenin bulunamadığı, bu durumda projeler için ödenmiş olan 40.843 Euro (101.343,64 TL) ve temel tasarım bedeli olarak ödenmiş olan 94.000 TL, olmak üzere, 195.343,64 TL bedelin davacılar tarafından davalıdan talep edilebileceği, Taraflar arasında yapılan sözleşmede projelere ödenecek bedellerin hangi hizmetleri kapsadığının açıkça belirtildiği, bu nedenle davalı tarafından Dağıtım şirketlerine başvuru için talep edilen proje ve şemaların hazırlanmasının proje bedeline dahil olması sebebiyle ayrıca “Bağlantı onay vaadi" adı altında ..." a ödenmesi gerektiği bildirilen ve fazladan ödenmiş olduğu belirtilen 63.292 TL tutarındaki bedelin davacılar tarafından davalıdan talep edilebileceği, Yukarıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda davacı tarafından davalıdan geri ödenmesi talep edilecek toplam tutarın 195.343,64 463.292- 258.635,64 TL olduğu, Birleşen dava yönünden; Dosyadaki belgelerden 7 adet türbinin Çin'den ...Energy firmasının danışmanlığında alınmış olması sebebiyle taraflar arasında akdedilen danışmanlık protokolü gereğince birim fiyatı 441.000 USD olan türbinlerin satın alma tutarı üzerinden danışman ...Energy firmasına 965 danışmanlık bedeli/komisyon ödenmesinin gerektiği, Danışman ...Energy firmasına ödenmesi gereken danışmanlık/komisyon bedelinin 7 adet rüzgar türbininin satın alma bedeli (7x441.000-3.087.000 USD) üzerinden 3.087.000 USDx 0,05 - 154.350 USD olduğu, daha önce 140.000 USD ödeme yapılmış olması sebebiyle, danışman firma ...Energy'ye ödenmesi gereken danışmanlık/komisyon bedelinin 154.350-140.000-14.350 USD olduğu, TL karşılığının 14.350 USD x 2,0914 TL/USD - 30.011,59TL olduğu..." rapor edilmiştir.Davacılar/ birleşen davalıları vekili ıslah dilekçesinde özetle; "17/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilin davalıdan; Proje tasarım bedeli olarak 94.000-TL, Teknik etkileşim analiz raporları bedeli olarak 26.370-TL ... onaylı proje bedeli olarak 63.292-TL RES proje bedeli olarak 40.843-Euro (101.343,64-TL) olmak üzere toplam 285.005,64-TL alacağı olduğu tespit edilmiştir. Dava dilekçemizde bulunan 100.000-TL talebimizi, bilirkişi raporunda belirtilen 285.005,64-TL olarak artırıyoruz. bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah talebimiz dikkate alınarak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulüne karar verilmesini..." talep etmiştir.Davalı/ birleşen davacı vekilinin ıslah dilekçesinde özetle; , 11.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda tespit edilen bedel ve ıslah tarihindeki döviz kuru nazara alınarak, HMK 176. maddesi gereğince davamızı ıslah ediyoruz. Buna göre; Islah tarihi olan 24.04.2025 tarihinde Merkez Bankasınca belirlenmiş olan efektif satış kuruna göre 1 USD karşılığı 38,3552-TL olup, 14.350 USD karşılığı 550.397,12-TL'dir. Birleşen dava dilekçemizde 10.000,00-TL olarak belirttiğimiz alacak talebimizi fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ıslah ile 540.397,12-TL artırarak toplam 550.397,12-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini..." talep etmiştir.Yapılan değerlendirmede;Asıl davada dava dilekçesi incelendiğinde davacı/birleşen dava davalısının bir kısım tazminat kalemleri belirttiği, bunların içerisinde ithal edilen eşyaların tek bir gümrüğe getirilmesi lazımken iki ayrı gümrüğe getirilmesinden kaynaklı olarak fazla ödenen nakliye bedeli ile gümrük vergilerinin tazminin de talep ettiği, ancak ilk derece mahkemesi tarafından bu iki ayrı talep hususunda gerekçe kısmında olumlu ya da olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı, bu haliyle mahkemenin asıl dava yönünden hüküm fıkrası ile gerekçe kısmının dava dilekçesini tam olarak karşılamadığı, hüküm fıkrasında ve gerekçe kısmında taleplerin tam olarak olumlu ya da olumsuz olarak karşılanmasının kamu düzenine ilişkin olduğu hususları göz önüne alınarak eksik hükmün tamamlanması için kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmış, bu nedenle tarafların istinaf taleplerinin incelenmeksizin dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/07/2025 tarih, 2015/483 Esas, 2025/590 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.