Tasfiye memurlarına Kanunla tanınmış yetkiler devredilemez; ancak, belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için, tasfiye memurlarından biri diğerine veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir.Tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler şirketi bağlar; meğerki, üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya hâlin gereğinden bilmemesinin mümkün olamayacağı ispat edilsin. Tasfiyenin sadece tescil ve ilan edilmesi, bu hususun ispatı iç
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ve dava dışı ...'ın, 1997 yılında kurulan davalı şirketin %50 şer ortağı olduğunu, şirket sermayesinin 2008 yılında 4.000.000 TL ye çıkarıldığını, 12.01.2010 tarihli ortaklar toplantısında davacının 30 yıl süre ile şirket müdürü, ...'ın ise münferit ve müşterek imza ile geniş yetkili ticari temsilci olarak atandığını, 2010 yılından bu yana şirket işlerinin ... tarafından idare edildiğini, şirketin 2010 - 2016 yıllarına ilişkin genel kurullarının yapılmadığını, bu yıllara ilişkin zorunlu kar payı dağıtımının yapılmadığını, ... tarafından davacıya bilgi verilmediğini, çekilen ihtarlara karşın defter ve kayıtlara erişiminin engellendiğini, ...'ın eşi ... adına 2017 yılında ... ... ....Ltd. Şti. unvanlı şirketi kurdurduğunu ve davalı şirketin ... adresindeki 6 katlı binasını 5 yıl süreyle aylık 1.400 TL gibi çok düşük bir bedelle kiraya verdiğini, ... hakkında Cumhuriyet Savcılığına 2017/160671 sayılı dosyadan suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca eşi Ebru ve davalı şirket hakkında da 2017/160750 sayılı dosyadan şikayette bulunulduğunu, şirketin Kuveyttürk Siteler Şubesindeki hesabından usulsüz şekilde paralar çekildiğini, bu paralarla ne yapıldığının bilinmediğini, kayın biraderi ... ile bu banka hesabı üzerinden ailesine haksız kazanç sağlandığını, bu ilişkinin ticari değil, naylon ilişki olduğunu, ...'ın başka firmalara da naylon faturalar düzenlettirerek davacının menfaatleri hilafına şirketi boşalttığını, davalı şirketin bağlı olduğu... V.D.ne sunulan 2013, 2014 ve 2015 yılı vergi beyannamelerine göre gösterilen genel yönetim giderine göre şirket karının çok düşük olduğunu, ayrıca şirketin 2017 yılında zarar ettiğini beyanla, şirket merkezi ile şirkete ait mağaza katları tamamen boşaltılmış olduğunu bildirmiş, dava süresince şirketin yönetimi ve davada temsili amacıyla tedbiren kayyım atanmasına, davalı şirketin haklı nedenlerle feshine, müvekkilinin sermaye payının gerçek değerinin ve ödenmeyen 2010-2011-2012-2013-2014-2015-2016 yıllarına ait kar payı alacağının gerçek değerinin tespit edilmesine ve davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.