4. Ceza Dairesi 2010/7305 E. , 2010/6957 K. "İçtihat Metni" Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 289/1-2, 62, 50, 52 (2 kez) maddeleri uyarınca 140 ve 20 yeni Türk lirası adli para cezaları ile (2 kez) cezalandırılmasına dair Çay Sulh Ceza Mahkemesinin 16.07.2009 tarihli ve 2009/102-152 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.03.2010 gün ve 12582 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03
**4. Ceza Dairesi 2010/7305 E. , 2010/6957 K.** **"İçtihat Metni"** Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 289/1-2, 62, 50, 52 (2 kez) maddeleri uyarınca 140 ve 20 yeni Türk lirası adli para cezaları ile (2 kez) cezalandırılmasına dair Çay Sulh Ceza Mahkemesinin 16.07.2009 tarihli ve 2009/102-152 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 03.03.2010 gün ve 12582 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2010 gün ve 60846 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede;"Dosya kapsamına göre; Sanık ... hakkında Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2009 tarihli ve 2009/375-148-71 sayılı iddianamesi ile muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış olması karşısında mahkemece bu sanık hakkında hüküm kurulmamış olmasının mahallinde yeniden duruşma açılıp hüküm kurulmak suretiyle tamamlanabilecek bir eksiklik olduğu düşünülerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında Çay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2009 tarihli ve 2009/375-148-71 sayılı iddianamesi ile muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan bir kez cezalandırılması için kamu davası açılmış olması karşısında sanığın tek suçtan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilmektedir. Gereği görüşüldü : Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 7.11.2006 tarih ve 227-228 sayılı kararında ..."Esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları, yargı kararlarında "maddi yanılgı" veya "yazım hatası" diye isimlendirilen beşeri hatalardır. Yargılama araçlarının belirli biçimde takdir edilmelerinden kaynaklanan değerlendirme hataları ise hukuki yanılgılardır. Hukuki yanılgılar, ancak başka bir merci tarafından ve yasa yolu başvurusuyla açılan bir tali muhakeme ile giderilebilir. Yargı kararlarındaki maddi yanılgıların düzeltilmesi ise herhangi bir yöntem ve zamanla sınırlı değildir. Bu yanılgılar, bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden veya bir yasa yolu başvurusu üzerine verilen bir karardaki uyarı üzerine düzeltilebilir " biçiminde açıklamalara yer verilmiştir. İncelenen dosyada, Çay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar ... ve ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma eylemleri nedeniyle 5237 sayılı T.C.Y.'nın 289/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, Çay Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararın gerekçe kısmında, her iki sanığın yükletilen suçları işlediği kabul edilip uygulanan yasa maddeleri her iki sanığı kapsayacak biçimde çoğul ifadeyle tartışılmasına karşın, hüküm fıkrasında sanık ... hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğu görülmektedir. İddianame ve gerekçe içeriğine göre mahkumiyet hükümlerinden birisinin sanık ...'a ait olduğu açıktır. Mahkemece gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesinden kaynaklanan bu durumun maddi yanılgı olduğunda kuşku yoktur. Maddi yanılgının ise Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere herhangi bir zaman ve yöntemle sınırlı olmaksızın hatayı yapan merci tarafından düzeltilmesi olanaklıdır. Bu çözümün yasa koyucu tarafından da benimsendiği 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesine 6.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasayla eklenen son cümlesi hükmünden anlaşılmaktadır. Bu düzenlemeyle yasa koyucunun, yazıma ilişkin maddi hataların düzeltilmesi amacıyla olağanüstü yasa yollarının kullanılarak yetkili kurulların emek ve zamanının harcanmasını önlemek istediği sonucuna ulaşmak yerinde bir değerlendirme olacaktır." Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görülmediğinden, Adalet Bakanlığının, yasa yararına bozma isteğimin REDDİNE, 14.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.