10. Ceza Dairesi 2019/5584 E. , 2019/8196 K. "İçtihat Metni" T.C. YARGITAY 10. Ceza Dairesi Adalet Bakanlığının, 31/10/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının reddine dair Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/101 esas, 2019/458 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/11/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği
**10. Ceza Dairesi 2019/5584 E. , 2019/8196 K.** **"İçtihat Metni"** T.C. YARGITAY 10. Ceza Dairesi Adalet Bakanlığının, 31/10/2019 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki kamu davasının reddine dair Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/101 esas, 2019/458 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12/11/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Konuyla İlgili Bilgiler: 1- Sanığın 05/09/2017 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 27/10/2017 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, erteleme kararına itiraz hakkı bulunduğu gösterilerek usulüne uygun tebliğ işlemlerinin yapıldığı ve tedbirin infazına başlanıldığı, Ancak tedbirin infazı sırasında sanığın uyarıya rağmen yükümlülüklerini ihlal ettiği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak 06/02/2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı, Yapılan yargılama sonucunda Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2018/529 esas, 2018/485 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, 2- Kanun yararına bozma talebine konu olan dosyada ise, sanığın 12/08/2018 tarihinde işlediği iddia edilen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, 13/02/2019 tarihli iddianameyle TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının ertelenmesine karar verilmeden kamu davası açıldığı, Yapılan yargılama sonucunda Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/101 esas, 2019/458 sayılı kararıyla, “sanık hakkında önceki suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı henüz kesinleşmeden denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına başlanıldığı bu nedenle denetim süresinin başlamasından bahsedilemeyeceği, ancak bu husus Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesince değerlendirilmeden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve kesinleştiği, bu nedenle 12/08/2018 tarihli suç bakımından sanık hakkında yargılama şartı gerçekleştirilmediği” gerekçesiyle “davanın reddine” ve “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden bu yönde gerekli yasal işlemlerin yapılması için dosyanın onaylı suretinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma Talebi: Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenleme karşısında, somut olayda, adı geçen sanık hakkında evvelce 05/09/2017 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/73284 soruşturma, 2018/3097 esas ve 2018/2362 sayısı ile iddianame düzenlenmesini müteakip, yapılan yargılama neticesinde sanığın mahkûmiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2018/529 esas, 2018/485 sayılı kararının bulunduğu, sanığın bu kez 12/08/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanmak amacıyla bulundurduğunun tespit edilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/4-b,c maddesinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin yapılan yargılama neticesinde Adana 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/529 esas sayılı dosyasındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce evrakın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmesinin usulî ve şeklî eksiklik olduğu ve bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle Adana 22.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/529 esas, 2018/485 sayılı kararın kabul edilmeyeceği ve kamu davasının açıldıktan sonra uyuşturucu kullanma durumunun ve şartının gerçekleşmediği kanaatinde ise 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde hüküm uyarınca açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek gereğinin takdir ve ifası için Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulması gerektiği, bu haliyle 5237 sayılı Kanun’un 191/4-b,c maddesi uyarınca Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesince yargılamaya devamla işin esasına ilişkin hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/101 esas, 2019/458 sayılı kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi: TCK’nın 191/6. maddesinde “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklinde düzenleme yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında 05/09/2017 tarihli ilk suç bakımından verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal edilmiş olması nedeniyle 06/02/2018 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/07/2018 tarihli ve 2018/529 esas, 2018/485 sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu nedenle artık kanun yararına bozma talebine konu olan 12/08/2018 tarihli ikinci suç bakımından, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden dava açılma koşulunun oluştuğu, Bununla birlikte, Mahkemece ikinci suça ilişkin yapılan yargılama esnasında, “ilk suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının, yargılama şartı yokluğu nedeniyle yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle ikinci suç bakımından da yargılama şartı bulunmadığı” kanaatine varılmışsa, ilk suçtan verilen karar olağan kanun yolu incelemesinden geçmeden kesinleşmiş olduğundan, bu karara yönelik olarak kanun yararına bozma yoluna başvurulması için ihbarda bulunularak kanun yolu incelemesinin sonucunun beklenebileceği, yoksa kesinleşmiş bir kararın Mahkemece kendiliğinden yok sayılamayacağı anlaşıldığından, ikinci suçtan açılmış olan davaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “ilk suçtan verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında dava şartı gerçekleşmediği” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi yasaya aykırı olduğu gibi, CMK’nın 223. maddesinde sayılıp davanın esasını çözen karar türlerinden “davanın reddi” kararıyla yargılamanın sonlandırıldığı ve bu kararın sonucu olarak sanığın bütün yükümlülüklerinin ortadan kalkması gerektiği halde, ayrıca “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden bu yönde gerekli yasal işlemlerin yapılması için dosyanın onaylı suretinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilerek hüküm karıştırıldığından, kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, somut olayda yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “davanın reddine” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiğinden bu yönde gerekli yasal işlemlerin yapılması için dosyanın onaylı suretinin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan, hükmün karıştırılması halinde Mahkemenin iradesi açık şekilde ortaya çıkmadığı için kazanılmış haktan da söz edilemeyeceğinden kanun yararına bozma talebi bu yönüyle ve değişik gerekçeyle kabul edilmiştir. D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; kamu davasının reddine dair Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/2019 tarihli ve 2019/101 esas, 2019/458 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 16.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.