Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle uzman erbaş kursiyerlik görevinin sona erdirilmesine dair işleme karşı açılan iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanarak davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, cezaların şahsiliği ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle uzman erbaş kursiyerlik görevinin sona erdirilmesine dair işleme karşı açılan iptal davasında hukuk kurallarının öngörülemez biçimde yorumlanarak davanın reddedilmesi nedeniyle hakkaniyete uygun yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, cezaların şahsiliği ve eşitlik ilkelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 27/8/1994 doğumlu olan başvurucu, Kastamonu Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı emrinde uzman erbaş adayı olarak eğitime başlamıştır. Eğitim sırasında uzman erbaşlar çavuş ya da onbaşı rütbesi ile eğitim almakta, kursu tamamladıktan sonra göreve uzman çavuş veya uzman onbaşı unvanı ile atanmaktadır. Anılan göreve başlamanın gerçekleşmesi için güvenlik soruşturmasının tamamlanması gerekmektedir. Bu sebeple başvurucu hakkında 12/4/2000 tarihli ve 24018 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin (Mülga Yönetmelik) maddesi uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yaptırılmıştır. Yönetmelik'in maddesine uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda başvurucunun güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu sonucuna varılmış ve 3/8/2017 tarihinde sözleşmesi feshedilmiştir. Ardından terhis belgesi düzenlenerek ilişiği kesilmiştir. Başvurucu söz konusu işlemin iptali istemiyle 11/8/2017 tarihinde dava açmıştır. Kastamonu İdare Mahkemesi (Mahkeme) 20/3/2018 tarihinde işlemin iptaline karar vermiştir. Mahkeme kararda, başvurucunun ağabeyi hakkında "PKK/KCK terör örgütü ile ortak kaçakçılık faaliyeti" yürüttüğü şeklinde olumsuz not bildirildiğini belirtmiştir. Her ne kadar ağabey hakkında belirtilen tespit yapılsa da başvurucunun güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandırılmasını gerektirecek nitelikte somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığını söylemiştir. Ağabey hakkında yapılan tespitlerden sorumlu tutulmasının masumiyet karinesi ile bağdaşmadığını ifade etmiştir. Başvurucunun herhangi bir adli sicil veya sabıka kaydının ve kursiyerlik görevine alınma sürecinde hakkında herhangi bir olumsuzluk bulunmadığını aktarmıştır. Davalı idare karara karşı 3/5/2018 tarihinde istinaf yoluna başvurmuştur. Başvurucu istinaf başvurusuna karşı cevap vermemiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 31/12/2018 tarihinde istinaf talebini kabul ederek Mahkeme kararını kaldırmış ve davayı kesin olarak reddetmiştir. Kararda, başvurucunun babasının uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan 2013 yılında adli işlem görerek adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığını belirtmiştir. Ayrıca başvurucunun erkek kardeşinin PKK/KCK terör örgütünün Suriye yapılanması olan YPG adına kaçakçılık faaliyeti yapan şahıslardan temin ettiği yasa dışı maddeleri satmak (uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı ve ticareti suçundan 2011 yılında, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak) suçlarından 2013 yıllarında adli işlem görerek tutuklandığı tespitine yer vermiştir. Başvurucunun kendisi ile ilgili tespit bulunmasa bile babası ve ağabeyinin uyuşturucu veya uyarıcı madde imalatı, ticareti, satın alınması, kabul edilmesi ve bulundurulması suçlarıyla ilgili haklarında tespit yapılmış olduğu ifade edildikten sonra bu suç bağlantısının PKK/KCK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG ile yapıldığını da aktarmıştır. Başvurucu tarafından icra edilecek olan görevin Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde millî güvenliğin tesisi amacına yönelik bir görev olduğundan yapılacak görevin hassasiyeti, vasfı ve niteliği de dikkate alındığında güvenlik soruşturmasının olumsuz olarak kabul edilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varmıştır. Başvurucu, karara karşı 22/1/2019 tarihinde temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay Onikinci Dairesi (Danıştay) 24/6/2019 tarihinde temyiz başvurusunureddederek Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır. Nihai karar başvurucuya 11/8/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurucunun babası ve ağabeyi hakkında 31/3/2013 tarihinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı soruşturma başlatılmış ve soruşturma sonucunda 18/3/2015 tarihli iddianame düzenlenmiştir. Kilis Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından anılan iddianame 24/3/2015 tarihinde kabul edilerek kovuşturmaya başlanmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi, uyuşturucu madde ticareti suçunu işlemeleri nedeniyle başvurucunun babasının 5 yıl 8 ay 22 gün ve ağabeyinin 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 12/11/2015 tarihinde karar vermiştir. Ağır Ceza Mahkemesi kararda, başvurucunun babası ve ağabeyinin aynı yerde ikamet ettiklerini ifade ettikten sonra haklarında verilen dinleme kararı sonucu kendilerinden uyuşturucu almaya gelen kişilerin tespit edildiğini belirtmiştir. Tespit edilen bu kişilerden ara yakalamalar ile uyuşturucuların ele geçirildiğini ve bu şekilde başvurucunun babasının ve ağabeyinin uyuşturucu madde sattığının anlaşıldığını söylemiştir. Buna ilişkin tape kayıtlarının bulunduğu ve sonuç olarak uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunun işlendiği kanaatine varmıştır. Karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 2/12/2020 tarihli kararıyla onanmıştır. 20/9/2005 tarihli ve 25942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Uzman erbaş olarak alınacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:...g) (Değişik:RG-4/2/2017-29969) İcra edilen temel askerlik eğitimini başarıyla tamamlayanlardan güvenlik soruşturması uygun olmak veya ilk atamaları doğrudan doğruya kıt’a veya birliklere yapılan uzman erbaşlar için güvenlik soruşturması uygun olmak. ...Uzman erbaş olmak için gerek muvazzaflık görevini yaptığı sırada, gerekse terhislerini müteakip başvuruda bulunan ve alınmaları uygun görülen personelin, güvenlik soruşturmaları; kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı yahut Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yaptırılır. Temel askerlik eğitimi sırasında güvenlik soruşturması sonuçlanmayanların eğitimleri devam ettirilir. Bunlardan güvenlik soruşturmaları olumlu sonuçlananlar göreve başlatılır, olumsuz sonuçlananların ise Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile ilişiği kesilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetine gölge düşüren veya askerliğin şeref ve haysiyeti ile bağdaşmayacak eylemlerde bulunanlar ile tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüşü benimseyenler, uzman erbaş olarak istihdam edilmezler." Dava konusu işlemin dayanağı olan Mülga Yönetmelik'in "Amaç" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Yönetmeliğin amacı; ... Türk Silahlı Kuvvetlerinde, ... çalışacak personel ... hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." Mülga Yönetmelik'in "Kapsam" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Yönetmelik; ... Türk Silahlı Kuvvetlerinde, ... çalışacak personeli, ... için yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının esas ve usullerini, bunu yapacak mercileri, hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak gizlilik dereceli yerlerde çalışan kamu personeli ile meslek grupları ve üst kademe yöneticilerini kapsar." Aynı Yönetmelik'in "Yöntem" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Bu Yönetmelik kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarınca yaptırılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında aşağıdaki yöntem izlenir :a ) 9 / A ve 9 / B maddeleri kapsamındaki talepler doğrudan Cumhurbaşkanlığına iletilir. b ) Emniyet Genel Müdürlüğü ve/veya mahalli mülki idare amirliklerince (a) bendi kapsamındaki talepleri hariç yapılması öngörülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ilgili bakanlık veya kamu kurumu ve kuruluşlarının talebi üzerine gerçekleştirilir. İllerden gelen talepler valilikler aracılığı ile yapılır. c) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılması taleplerinin ilgili makama ulaşmasından itibaren arşiv araştırması sonuçları en geç 30 iş günü, güvenlik soruşturması sonuçları en geç 60 iş günü içinde cevaplandırılır. Soruşturma ve araştırma sonucu içeren bilgi ve belgeler ilgilinin işlemini yapan makamlardaki dosyasında asgari ‘‘gizli’’ gizlilik derecesinde aidiyet konusuna göre fiziki ve / veya elektronik ortamda muhafaza edilir .ç) Güvenlik soruşturmasını ve arşiv araştırmasını isteyen makama, kişi hakkında karar vermeye yeterli bilgiler aktarılır.d ) Güvenlik soruşturmasını ve arşiv araştırmasını nasıl ve ne şekilde yapılacağı, soruşturma ve araştırma yapmaya yetkili makamların görev ve talimatları ile belirlenir.e ) Mahalli mülki idari amirliklerince yapılmış olan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında durumu saptananların evrakının bir örneği dosya açılmak üzere Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilir.f) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması taleplerine, ilgili kişinin adı, soyadı ve kimlik numarası bilgilerini içeren liste dijital ortama kaydedilerek eklenir. Ancak Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına iletilmek üzere gönderilen güvenlik soruşturması talep yazılarına, söz konusu liste yerine bu Yönetmeliğin ekinde yer alan güvenlik soruşturması formu dijital ortama kaydedilerek eklenir." Yönetmelik'in "Değerlendirme" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla gerektiğinde kişinin gizlilik dereceli birim, kısım ve gizlilik dereceli yerler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatları, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalıştırılıp çalıştırılmamaları, yer değiştirerek bu görevlere devam edip etmemeleri ile 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı gibi hususları incelemek ve sonucunu sorumlu amirin takdirine sunmak üzere; bakanlıklarda görevlendirilecek bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst amirin, üniversitelerde rektörün, illerde valinin başkanlığında, personel birim amiri, hukuk müşaviri ve varsa güvenlik işlerinden sorumlu birim amirinden oluşan değerlendirme komisyonu kurulur. Cumhurbaşkanlığında kurulacak Değerlendirme Komisyonu İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında belirlenecek genel müdürlerin katılımıyla oluşur. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ise bu Komisyonun oluşumu kendi yönergeleri ile belirlenir. Değerlendirme Komisyonunun çalışma tutanakları ve kararları gizlidir"