8. Hukuk Dairesi 2022/7510 E. , 2024/6607 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1239 E., 2022/1466 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/690 E., 2021/712 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı da…
**8. Hukuk Dairesi 2022/7510 E. , 2024/6607 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1239 E., 2022/1466 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/690 E., 2021/712 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazlara yönelik ilk tesis kadastrosunun; Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, Gür mevkii 292 ada 8 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, Gür mevkii 294 ada 16 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, Bayıryüzü mevkii 305 ada 41 parsel, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... mahallesi, Bayındır mevkii 372 ada 26 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 30.03.2007 tarihinde kesinleştiği, Konya ili Beyşehir ilçesi .../Belen Mahallesi, Karagöz mevkii 262 ada 222 parsel sayılı taşınmaz yönünden 30.01.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Beyşehir ilçesi ... Mahallesi, 372 ada 26 nolu parselin 1/2 hissesinin, 262 ada 222 nolu parselin 1/2 hissesinin, 292 ada 8; 294 ada 16 ve 305 ada 41 parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı Hazine adına tespit gördüğünü belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkil adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2020 tarihli ve 2016/728 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2020/770 Esas, 2020/763 Karar sayılı kararı ile; zilyetlik araştırması yapılması için kararının kaldırılmasına karar verilerek İlk Derece Mahkemesine gönderilmekle, yeni 2020/690 Esas üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. Dava, kadastro tespitinden önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, eklemeli zilyetlik ile kazandırıcı zaman aşımını sağladığı gözetildiğinde kıyı kenarda kalan 372 ada 26 parselin 186,17 metrekarelik kısmına yönelik davanın reddine, diğer parseller yönünden talep doğrultusunda 3 parselin tamamının, 2 parselin ise (parsellerden 1 tanesinde kıyı kenar içerisinde kalan kısım düşüldükten sonra) 1/2 oranında Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacının davasının kısmen kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı sonrasında Bayındıryüzü mevkii 372 ada 26 sayılı parselin başında yeniden keşif yapılarak, taraf tanıkları ve mahalli bilirkişilerin beyanları alınmış ve alınan beyanlar ile Bayındıryüzü mevkii 372 ada 26 sayılı tespit tarihine kadar en az 20 yıldır davacı ve ondan önce davacının murisinin zilyetliğinde olduğu, davacıya bu taşınmazın kendi murislerinden kaldığı, taşınmazın uzun yıllar boyunca fasulye ekmek için davacı ve davacının murisleri tarafından kullanıldığı, ancak uzun bir süre önce ekim dikim yapmanın bırakıldığı, her ne kadar taşınmaz üzerinde uzun zamandır tarımsal amaçlı ekim dikim yapılmasa da taşınmazın davacı tarafından akrabalarına hayvan otlatmak ve ot biçmek amacıyla veriliği, bu şekilde zilyetliğini devam ettirdiği ve zilyetliğini hiç terk etmediğinin sabit olduğu zilyetlikle kazanma koşulların oluştuğu, aşınmazın 186,17 metrekarelik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bu kısım yönünden davanın reddi ile kalan 329,80 metrekarelik kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, orman nitelikli taşınmaz ile komşu olmadığından usulünce orman araştırmasına gerek bulunmayan, 26.11.2018 tarih ve 378 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile milli park sınırı dışına çıkarılan, arkeolog bilirkişi raporu ile de üzerinde birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmadığı saptanan dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına kadastro tespit tarihi itibari ile zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilerek; davalı Hazine tarafından yalnızca milli park sınırları yönünden değil olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanıma ilişkin olarak da davaya karşı konulduğuna göre, mahkemece davalı aleyhine yargılama gideri takdirinde hukuka aykırı yön görülmediği, ancak , Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabi yazısına göre korunan alanların tespit, tescil ve onayına ilişkin usul ve esaslara dair yönetmeliğin (RG-27/10/2017- 30223 ile değişik) 17/ğ maddesi gereğince “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair tapu kütüğünün beyanlar hanesine kayıt konmaması ve taraflarca getirilme ilkesinin kıyas yoluyla yorumlanması sonucu kesinleşme şerhli hükmün kendiliğinden Tapu Müdürlüğü'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin reddi ile re'sen gözetilen nedenlerle, Beyşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/690 Esas, 2021/712 Karar sayılı kararının kaldırılarak, kaldırılan kararın yerine yeniden hüküm tesisine; davanın kısmen kabulü ile, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi, Gür mevkii 292 ada 8 parselin tamamının, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi Gür mevkii 294 ada 16 parselin tamamının, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi Bayındıryüzü mevkii 305 ada 41 parselin tamamının, Konya ili Beyşehir ilçesi, .../Belen Mahallesi Karagöz mevkii 262 ada 222 parselin 1/2 hissesinin davalı Hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili Beyşehir ilçesi .../... Mahallesi Bayındır mevkii 372 ada 26 parselde kayıtlı taşınmazın 186,17 metrekarelik kısmı kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bu kısım yönünden davanın reddi ile kalan 329,80 metrekarenin davalı Hazine adına olan tapu kaydının 1/2'lik kısmının iptali ile iptal edilen kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.