başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılında hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında göreve başlamıştır evli ve iki çocuk babasıdır hava kuvvetleri komutanlığı tarafından anayasa mahkemesine gönderilmiş olan belgelere göre bazı askeri personel hakkında hava kuvvetleri komutanlığına gelen isimsiz bir ihbar üzerine istihbarata karşı koyma zafiyeti konusunda idari tahkikat daire başkanlığı tarafından başlatılmıştır bu kapsamda istihbarat
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu yılında hava kuvvetleri komutanlığında subay sınıfında göreve başlamıştır evli ve iki çocuk babasıdır hava kuvvetleri komutanlığı tarafından anayasa mahkemesine gönderilmiş olan belgelere göre bazı askeri personel hakkında hava kuvvetleri komutanlığına gelen isimsiz bir ihbar üzerine istihbarata karşı koyma zafiyeti konusunda idari tahkikat daire başkanlığı tarafından başlatılmıştır bu kapsamda istihbarat görevlileri tarafından konuyla ilgili personelin ifadeleri alınmıştır ayrıca hakkında tahkikat yürütülen kişilerin özlük dosyaları ile hava kuvvetleri komutanlığına ait göreve mahsus eposta intranet outlook hesapları incelenmiştir bu incelemeler sırasında başvurucunun yılında evli olan bir bayan sivil memura göreve tahsisli eposta adresinden duygusal ve cinsellik içerikli mesajlar gönderdiği bu kişinin de başvurucuya aynı içerikte iletiler gönderdiği tespit edilmiştir a başvuru numarası karar tarihi anayasa mahkemesine sunulmuş belgelere göre istihbarat görevlileri tarafından alınan ifade tutanaklarında zafiyeti kapsamında ifade alınmıştır tutanaklarda ifadeyi alan kısmı ve ifadelerin bazı bölümleri karartılmıştır tutanağında başvurucuya söz konusu sivil memurla tanışıklığının ne zaman başladığı bu kişiyle irtibatı ve samimiyetinin ne düzeyde olduğu sorulmuştur bunun yanı sıra hizmet amaçlı olan intranet sisteminden sivil memur ile yaptığı yazışmalar gösterilerek cinsel içerikli karşılıklı yazışmalar hakkındaki düşüncesini belirtmesi istenmiştir aynı kişiye gönderdiği bir iletide maillerin otomatik okunma ihtimaline karşı nasıl farklı bir karakterde yazacağını bu şekilde yazılmış olanları nasıl okuyabileceğini anlattığı gösterilmiş ve intranet sisteminin özel amaçlarla kullanımının yasak olduğunu bilmesine rağmen niçin yazışmalarını devam ettirdiği ve gizlemek için çaba içine girdiği sorulmuştur başvurucunun imzalamış olduğu tarihli ifade tutanağında anılan sorulan yanıtladığı sivil memur olan bayanla gerçek hayatta cinsel anlamda hiçbir şey yaşamadığını sanal olarak hayalinde gerçekleştirdiği hususları yazarak mail olarak gönderdiğini söylediği belirtilmiştir aynca başvurucunun ifade tutanağında intranet sistemini hizmet amaçlan dışında kullanmanın yasak olduğunu bildiğini beyan ettiği belirtilmiştir bunun yanı sıra anayasa mahkemesine gönderilen belgeler arasında bulunan eposta iletileri incelendiğinde başvurucunun söz konusu mesajları yılında göndermiş olduğu görülmektedir tahkikat sonucunda hazırlanan raporda başvurucunun davranışlarının tsknın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı davranış kapsamında olduğu belirtilerek başvurucu hakkında tskdan ayırma işlemi tesis edilmesi teklifi getirilmiştir bu teklif doğrultusunda başvurucu hakkında tarihinde tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri personel kanununun maddesi uyarınca tskdan ayırma işlemi tesis edilmiştir başvurucu tskdan ayırma kararına karşı askeri yüksek mahkemesinde iptal davası açmıştır başvurucu dava dilekçesinde psikolojik baskı altında ifadesinin alındığını ifade tutanağını okumadan imzaladığını belirtmiştir başvurucu bu ifade tutanağı ile outlook hesabından ele geçirilen iletilerinin hukuka aykırı şekilde elde edilen deliller olduğunu bu delillerin disiplin soruşturması dosyasına dahil edilmesinde özel bir kasıt bulunduğunu ileri sürmüştür bunun yanı sıra başvurucu çok sayıda takdir belgelerinin bulunduğunu hiçbir disiplin cezası bulunmadığını çok başarılı çalışmaları olduğunu özel yaşamına ait unsurların kurum disiplin ve düzenini tehdit eden bir yönünün bulunmadığını iddia etmiştir davayı reddetmiştir göre başvurucuya isnat edilen davranışlar tsknın itibarını sarsacak nitelikte ahlak dışı davranış kapsamındadır ve bu nedenle başvurucunun tskdaki görevini devam ettirmesi değildir ayrıca başvurucunun ifadesinin usulsüz ve hukuka aykırı şartlarda alındığı iddialarını da reddetmiştir göre söz konusu epostalar başvurucunun özeli olan bir alandan değil hizmete yönelik kullanılan ve denetime açık olan intranet üzerinden elde edilmiştir a kararında başvurucunun ifadesinin ceza soruşturması kapsamında değil disiplin soruşturması çerçevesinde alındığı iradesinin fesada uğratıldığına dair kanıt bulunmadığı belirtilmiştir bir hakim üye karara katılmamıştır muhalif üyeye göre başvurucuya isnat edilen fiillerin yılında gerçekleşmiştir ve aradan dört yıl gibi uzunca bir süre geçtikten sonra ayırma işlemi tesis edilmiştir başvurucunun geçmiş hizmetleri başarılıdır takdir ve teşekkür belgeleri bulunmaktadır ve herhangi bir cezası bulunmamaktadır bu hususlar gözetildiğinde isnat edilen eylemin başvurucunun tskda hizmet etmesine engel başvuru numarası karar tarihi teşkil edecek derecede vahamet arz etmemektedir dolayısıyla yaptırım ölçülülük ilkesine uygun değildir başvurucunun söz konusu karara karşı karar düzeltme istemi de reddedilmiştir nihai karar tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir başvurucu vekili tarafından tarihinde bireysel başvuru yapılmıştır iv a ulusal hukuk sayılı kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan maddesi tarihli ve sayılı türk silahlı kuvvetleri hizmet kanununun ve maddeleri tarihli ve sayılı yayımlanan subay sicil yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte olan disiplinsizlik ve ahlakı durum nedeniyle ayırma kenar başlıklı ve maddeleri b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme özel ve aile hayatına saygı hakkı kenar başlıklı maddesi şöyledir herkes özel ve aile hayatına konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik kamu güvenliği ülkenin ekonomik refahı düzenin korunması suç işlenmesinin önlenmesi sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir özel hayata saygı hakkına kamu makamlarının keyfi bir şekilde müdahale etmelerinin önlenmesi sözleşmenin maddesi ile sağlanan güvenceler kapsamında yer almaktadır avrupa hakları mahkemesi devletin özel hayata saygı hakkı kapsamında bulunan bir menfaate müdahale ettiğini tespit ettiğinde maddenin ikinci fıkrasında belirtilen koşulları incelemektedir buna göre kamu makamlarının müdahalesinin yasal bir dayanağı olup olmadığı anılan fıkrada yer alan meşru amaçlara dayalı olup olmadığı demokratik bir toplumda gerekli ve orantılı olup olmadığı araştırılmaktadır benzer yöndeki kararı için bkz krallık b no b no de souza b no ayrıca kararlarına göre sözleşmenin maddesi açıkça usul şartları içermemekle birlikte anılan maddeyle güvence altına alınan haklardan etkili bir şekilde yararlanılabilmesi için müdahaleyi doğuran karar alma sürecinin bu maddeyle korunan hak ve özgürlüklere gerekli saygıyı sağlayacak nitelikte ve adil olması gerekir bu şekildeki bir süreç başvurucunun maddedeki haklarını deliller ve kanıtlama konuları dahil adil şartlarda savunabileceği usule ilişkin etkili güvencelerden yararlandırılmasını gerektirir göre bu şekildeki güvencelerin amacı maddede yer alan haklara keyfi şekilde müdahalede bulunulmasını önlemek müdahalenin gerekçelendirilmesini sağlamaktır benzer yöndeki kararı için bkz b no tp ve b no göre gerek negatif yükümlülükler gerekse pozitif yükümlülükler bakımından söz konusu usule ilişkin etkili güvencelerin sunulması gerekmektedir b no krallık b no b no abdulaziz ve krallık b no başvuru numarası karar tarihi gerek negatif yükümlülük alanındaki usule dair güvencelere örnek olması gerekse anayasa mahkemesi önündeki mevcut başvuruyla benzerlikler içermesi bakımından smith ve krallık b no kararı incelenmelidir bu davada başvurucular kraliyet hava kuvvetlerinde görevli personeldir ve eş cinsel olmaları nedeniyle görevlerine son verilmiştir başvuruculardan bayan smith hemşire olarak bay grady ise pilot olarak görev yapmıştır görevden alınmaları işlemine karşı açtıkları davada verilen kararda her ikisinin de sicil ve görev performansının mükemmel derecede olduğu herhangi bir disiplinsizliklerinin bulunmadığı belirtilmiştir başvurucular kraliyet hava kuvvetleri polisi karşı koyma ve güvenliğin sağlanması konularında görevlidir tarafından sorgulanmışlardır bu sorgulama sırasında sorgulama yapılmasının amacı açıklanmış eş cinsel olanların silahlı kuvvetlerde çalıştırılmayacağı yönündeki devlet politikası hatırlatılarak başvurucuların karşılaşacağı sonuçlar belirtilmiştir başvuruculara hiçbir şey söylemek zorunda olmadıkları ancak konuşmaları halinde söyleyecekleri şeylerin aleyhe delil olarak kullanılabileceği uyarısı yapılmıştır bunun yanı sıra başvurucuların talepleri üzerine avukatlarıyla görüşerek hukuki yardım almalarına müsaade edilmiştir bayan smithin sorgusu sırasında bir kadın soruşturmacı da görüşmelere katılmıştır ayrıca görüşmelere başlanmadan önce bayan smithe bazı soruların utanmasına sebep olabileceği eğer böyle hissederse bunu belirtebileceği hatırlatılmıştır bayan smith sorgudan önce bir avukatla görüşmüş ve avukatı hiçbir şey söylememesi bazı basit sorulara cevap verebileceği yönünde tavsiyede bulunmuştur bay talebi üzerine de avukatının ve yine kraliyet hava kuvvetlerinde pilot olarak görev yapan bir personelin objektif gözlemci olarak sorgulama sürecine katılması sağlanmıştır smith ve krallık her iki başvurucunun özel hayata saygı hakkına müdahalede bulunulduğu tespitini yapmıştır müdahalenin demokratik bir toplumda gerekli olup olmadığını incelerken özel hayata saygı hakkının cinsellik ve mahremiyet hakkı gibi yönleri söz konusu olduğunda kamu makamlarının takdir yetkisinin daha dar tutulması gerektiğini bu alanlara yönelik müdahaleler için özellikle ciddi nedenlerin varlığının şart olduğunu vurgulamıştır smith ve krallık krallık demokratik toplumda gereklilik unsuru yönünden müdahale için gösterilen gerekçeleri incelediği sırada her iki başvurucu yönünden sorgulama sürecini değerlendirmiştir göre sorgulama süreci son derece müdahaleci niteliktedir başvurucuların özel hayatlarının en mahrem yönlerine cinsel hayatlarına aile ilişkilerine dair çok ayrıntılı sorular sorulmuştur sorgu tarzı oldukça saldırgan ve müdahalecidir hatta hükumet görüşünde de bayan smithe sorulan üvey kızıyla cinsel ilişkisi olup olmadığı sorusunun savunulacak bir tarafı olmadığı belirtilmiştir smith ve krallık ayrıca eş cinselliğin silahlı kuvvetlerden erken ayrılabilmek için bahane olarak kullanılıp kullanılmadığını anlamak amacıyla sorgulama yapıldığı belirtilmişse de söz konusu soruşturmaya kadar başvurucular cinsel yönelimlerini gizli tutmuşlardır ve görevden ayrılmak istemedikleri açıktır bu nedenle sorgulamanın devam ettirilmiş olmasının makul bir gerekçesi bulunmamaktadır hükumetin sorgulamanın devam ettirilmesiyle ilgili olarak ileri sürdüğü tıbbi riskler veya güvenlik riskleri disiplinle ilgili sebeplerin de somut olayda mevcut olmadığını bu yüzden başvurucuların cinsel yönelimlerini kabul etmelerine rağmen sorgu sürecinin devam ettirilmesi konusunda hükumetin ikna edici ve ciddi gerekçeler ortaya koyamadığını vurgulamıştır smith ve krallık o v