TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/920 Esas KARAR NO : 2026/143 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) ve Huzur hakkı alacak talebi DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Mahkememizin 2025/498 Esas sayılı dosyasında davalı konumunda olan ... vekili tarafından 29/09/2025 tarihli cevap dilek…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/920 Esas - 2026/143 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/920 Esas KARAR NO : 2026/143 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) ve Huzur hakkı alacak talebi DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 02/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2026 Mahkememizin 2025/498 Esas sayılı dosyasında davalı konumunda olan ... vekili tarafından 29/09/2025 tarihli cevap dilekçesi ile ...'a yönelik karşı dava olarak açılmış olan şirkete kayyım atanması ve huzur haklarının ödenmesi talepli dava esas dosyadan tefrik edilerek mahkememizin 2025/920 esas sırasına kaydedilmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekili; Şirket ortakları arasında güven ilişkisinin ortadan kalkmış olması, davalı ortağın keyfi ve kötü niyetli tasarrufları nedeniyle şirket işleyişinin sağlıklı yürütülemediğinden ... kayyım atanmasını ve ayrıca davacının şirket kuruluşundan itibaren tüm üretim ve idari faaliyetlerinin yürütülmesine etkin rol aldığından ve mesai harcayarak şirketin ayakta kalmasını sağladığından davalının 2025/498 Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararından dolayı şirketten gelir elde edemediğini, bu nedenle davacıya huzur hakkı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; Davacının şirketin herhangi bir iş ve işlemiyle ilgilenmediğini, şirkette organ eksikliğinin mevcut olmadığını ve yapılan tüm işlemlerin usule uygun olduğunu, düzenli olarak şirketin vergi denetiminden geçtiğini, kayyım atanmasının geçerli bir sebebinin olmadığını, huzur hakkının yönetim kurulu üyelerine toplantılara katılmaları karşılığında verildiğini, yapılan resmi toplantıya davacı tarafından katılım sağlanmadığını, davanın reddini talep etmiştir. Sıfat, dava konusu yapılan ve maddi hukuktan doğan hak ile taraflar arasındaki ilişkidir. Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen kişiler şeklen o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez ve dava sıfat yokluğundan (husumetten), esastan reddedilir. Taraf sıfatının (davacı bakımından aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def'i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi sıfat yokluğu da ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir. Sıfat yokluğu, bir davada dava şartlarından sonra, yani tahkikat aşamasında incelenir. Sıfat yokluğunun, mümkünse diğer itirazlardan önce incelenmesi gerekir. Çünkü, taraflardan birinin taraf sıfatı yoksa, diğer itiraz ve def'ilerin incelenmesine gerek kalmaz (HMK md. 143). ( Prof. Dr. ... , Prof. Dr. ... , Prof. Dr. ... ; Medeni Usul Hukuku 1. Baskı Ankara 2016 sh 258-261). Nitekim yukarıda açıklanan ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27.11.2013 tarih, 2013/13- 439 E. 2013/1595 K. sayılı kararı, 25/11/2015 tarih 2014/1-1019 E. 2015/2687 K.sayılı kararı ile 27/01/2016 tarih, 2014/13-684 Esas ve 2016/106 Karar sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Mahkemenin davanın tarafları arasında dava konusu hakkın esası bakımından bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Davacı taraf dava dışı şirkete kayyım atanmasını ve ayrıca şirket tarafından kendisine ödenmeyen huzur haklarının tahsilini talep etmiştir. Kayyım tayini ve huzur hakkı ödemesi talep edilen şirketin davada yer alması ve anılan davanın şirkete karşı açılması ve bu davanın bu şekilde yürütülmesi gerekir. Eldeki olayda, davacı taraf kayyım tayini ve huzur hakkı ödenmesi talebini şirket yöneticisi olan davalıya karşı yöneltmiş olup, davalı yöneticinin anılan talep yönünden pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.( Emsal Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2024/672 Esas 2025/1684 Kararı) Eldeki dava basit yargılama usulüne tabidir. HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde, dava şartları yoksa davayı usulden reddedebilir; ilk itirazlar hakkında ya da dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir.( Yargıtay HGK 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar) GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davacı ... tarafından açılmış olan şirkete kayyım atanması ve şirketten olan huzur hakkı alacaklarının ödenmesi talepli davaların pasif husumet yokluğundan reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL başvuru harcı ile 732,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 1.464,00 TL harcın davacı tarafından asıl dosyada karşı dava harcı olarak 29/09/2025 tarihinde ... seri 39270 sıra numaralı sayman mutemedi alındısı ile yatırılmış olan 3.957,00 TL harçtan mahsubu ile 2.493,00 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı ...'a iadesine, 3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereği taraflara tebliğine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve taraf vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere tensiben oybirliği ile karar verildi. 02/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır