Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2506 E. , 2024/3266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2506 Karar No : 2024/3266 İSTEMDE BULUNAN : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : Siirt Belediye Meclisince 2023 yılı Faaliyet Raporu hakkında verilen yetersizlik kararının 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca incelenmesi istemidir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Siirt Belediye Meclisi tarafından, belediye başkan vekili olarak görev yapan valinin çalışma
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2506 E. , 2024/3266 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2506 Karar No : 2024/3266 İSTEMDE BULUNAN : ... Valiliği İSTEMİN KONUSU : Siirt Belediye Meclisince 2023 yılı Faaliyet Raporu hakkında verilen yetersizlik kararının 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca incelenmesi istemidir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Siirt Belediye Meclisi tarafından, belediye başkan vekili olarak görev yapan valinin çalışma dönemine ilişkin faaliyet raporu hakkında verilen yetersizlik kararının esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. Şöyle ki, Belediye başkan vekili olan vali her ne kadar göreve atama yolu ile gelse de, belediye başkan vekilliği görevini ifa ederken belediye başkanının tabi olduğu kanun ve kurallara uygun hareket etmek zorunda olduğundan, Belediye Kanunu'nun 45. maddesi düzenlemesine göre belediye başkan vekilinin görev süresi yeni başkanının seçilmesiyle sona erse dahi bu durumun, belediye başkan vekilinin önceki yıla ilişkin çalışmalarının sonucu Faaliyet Raporu hakkında verilen yetersizlik kararının incelenmesine engel olmayacağı, en fazla yetersizlik kararı incelemesi sonucuna göre başkan vekilinin düşürülmesi aşamasında mevcut duruma göre işlemin bu kısmının ayrı değerlendirilmesi sonucuna yol açacağından, yetersizlik kararının esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Siirt Belediye Meclisi'nin ... tarih, ... sayılı kararı ile 2023 yılında belediye başkan vekili olarak görev yapan valinin gerçekleştirdiği çalışmaları kapsayan faaliyet raporunun tüm maddeleri üzerinde yapılan genel görüşme ve oylamada oyçokluğu ile 5393 sayılı Kanun'un 18. maddesi (a) fıkrasına istinaden yetersizlik kararı verilmesi üzerine bu karar, ... Belediye Başkanlığı'nın... tarih, ... sayılı yazısı ile gönderildiği Siirt Valiliği tarafından 08/05/2024 havale tarihli, Siirt Belediyesinin 2023 Faaliyet Raporu konulu yazısı ve "Siirt Belediyesinin 2023 yılı Faaliyet Raporunun yetersizlik kararının somut, kesin ve açık dayanaklarla ortaya konulmadığı, performans ölçütlerinin hedef ve gerçekleşme durumu ile hangi yönlerden yetersiz olduğunun açıklanmadığı, ayrıca mezkur Kanunda öngörülen dörtte üç çoğunluk sağlanmadığından 5393 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca Siirt Belediye Meclisinin... tarihli ve ... sayılı kararının uygulama kabiliyeti bulunmayan bir karar olduğu değerlendirilmektedir." görüşü ile Danıştay Başkanlığı'na gönderilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasanın " İdarenin Bütünlüğü ve Kamu Tüzelkişiliği" başlıklı 123. maddesinde; "İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur." düzenlemesi, "Mahalli İdareler" başlıklı 127. maddesinde; "Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzelkişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. (Değişik fıkra: 23/7/1995-4121/12 md.) Mahalli idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki esaslara göre beş yılda bir yapılır. (Mülga ikinci cümle: 21/1/2017-6771/16 md.) Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir. Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir. Merkezi idare, mahalli idareler üzerinde, mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahiptir. Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Cumhurbaşkanının izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır." düzenlemesi yer almaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı, belediyenin kuruluşunu, organlarını, yönetimini, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usûl ve esaslarını düzenlemektir." hükmü, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun belediyeleri kapsar." hükmü, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; "Bu Kanunun uygulamasında; a) Belediye: Belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idari mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişisini, b) Belediyenin organları: Belediye meclisini, belediye encümenini ve belediye başkanını, ... ifade eder. "Belediye Meclisi" başlıklı 17. maddesinde; "Belediye meclisi, belediyenin karar organıdır ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşur." hükmü, "Meclisin Görev ve Yetkileri" başlıklı 18. maddesinde;" Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunlardır: a) Stratejik plân ile yatırım ve çalışma programlarını, belediye faaliyetlerinin ve personelinin performans ölçütlerini görüşmek ve kabul etmek..." hükmü, "Meclis Kararlarının Kesinleşmesi" başlıklı 23. maddesinde; "Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir. Kararlar kesinleştiği tarihten itibaren en geç yedi gün içinde mahallin en büyük mülkî idare amirine gönderilir. Mülkî idare amirine gönderilmeyen kararlar yürürlüğe girmez. (İptal beşinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 4/2/2010 tarihli ve E.: 2008/27, K.: 2010/9 sayılı Kararı ile.) Kesinleşen meclis kararlarının özetleri yedi gün içinde uygun araçlarla halka duyurulur." hükmü, "Meclisin Bilgi Edinme ve Denetim Yolları" başlıklı 26. maddesinde; "Belediye meclisi, bilgi edinme ve denetim yetkisini faaliyet raporunu değerlendirme, denetim komisyonu, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla kullanır. Meclis üyeleri, meclis başkanlığına önerge vererek belediye işleriyle ilgili konularda sözlü veya yazılı soru sorabilir. Soru, belediye başkanı veya görevlendireceği kişi tarafından sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılır. Meclis üyelerinin en az üçte biri, meclis başkanlığına istekte bulunarak, belediyenin işleriyle ilgili bir konuda genel görüşme açılmasını isteyebilir. Bu istek meclis tarafından kabul edildiği takdirde gündeme alınır. Belediye başkanınca meclise sunulan bir önceki yıla ait faaliyet raporundaki açıklamalar, meclis üye tam sayısının dörtte üç çoğunluğuyla yeterli görülmezse, yetersizlik kararıyla görüşmeleri kapsayan tutanak, meclis başkan vekili tarafından mahallin mülkî idare amirine gönderilir. Vali, dosyayı gerekçeli görüşüyle birlikte Danıştaya gönderir. Yetersizlik kararı, Danıştayca uygun görüldüğü takdirde belediye başkanı, başkanlıktan düşer. Meclis üye tam sayısının en az üçte biri oranındaki üyenin imzasıyla belediye başkanı hakkında gensoru önergesi verilebilir. Gensoru önergesi, meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun oyu ile gündeme alınır ve üç tam gün geçmedikçe görüşülemez. Gensoru önergesinin karara bağlanmasında dördüncü fıkraya göre işlem yapılır." hükmü, "Belediye Başkanı" başlıklı 37. maddesinde; " Belediye başkanı, belediye idaresinin başı ve belediye tüzel kişiliğinin temsilcisidir. Belediye başkanı, ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilir. Belediye başkanı, görevinin devamı süresince siyasî partilerin yönetim ve denetim organlarında görev alamaz; profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını yapamaz ve yönetiminde bulunamaz." hükmü, "Belediye Başkanlığının Sona Ermesi" başlıklı 44. maddesinde; "Belediye başkanlığı, ölüm ve istifa hâllerinde kendiliğinden sona erer. Belediye başkanının; a) Mazeretsiz ve kesintisiz olarak yirmi günden fazla görevini terk etmesi ve bu durumun mahallin mülkî idare amiri tarafından belirlenmesi, b) Seçilme yeterliğini kaybetmesi, c) Görevini sürdürmesine engel bir hastalık veya engellilik durumunun yetkili sağlık kuruluşu raporuyla belgelenmesi, d) Meclisin feshine neden olan eylem ve işlemlere katılması, Hâllerinden birinin meydana gelmesi durumunda İçişleri Bakanlığının başvurusu üzerine Danıştay kararıyla başkanlık sıfatı sona erer." hükmü, "Belediye Başkanlığının Boşalması Hâlinde Yapılacak İşlemler" başlıklı 45. maddesinde; "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplanması sağlanır. Meclis, birinci başkan vekilinin, onun bulunmaması durumunda ikinci başkan vekilinin, onun da bulunmaması durumunda en yaşlı üyenin başkanlığında toplanarak; a) Belediye başkanlığının boşalması veya seçim dönemini aşacak biçimde kamu hizmetinden yasaklanma cezasının verilmiş olması durumunda bir başkan, b) Başkanın görevden uzaklaştırılması, tutuklanması veya seçim dönemini aşmayacak biçimde kamu hizmetinden yasaklama cezası alması durumunda bir başkan vekili, seçer. (Ek fıkra:15/8/2016-KHK-674/38 md.; Aynen Kabul:10/11/2016-6758/34 md.) Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür. Belediye başkanı veya başkan vekili belediye meclis üyeleri arasından ve gizli oyla seçilir. İlk iki oylamada üye tam sayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tam sayısının salt çoğunluğu aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan iki aday için dördüncü oylama yapılır. Dördüncü oylamada en fazla oy alan üye, belediye başkanı veya başkan vekili seçilmiş olur. Oyların eşitliği durumunda kur'a çekilir. Birinci fıkranın (b) bendi uyarınca başkan vekili seçildikten sonra belediye başkanlığının (a) bendinde belirtilen nedenlerle boşalması durumunda bu maddeye göre belediye başkanı seçilir. Yeni seçilen belediye başkanının görev süresi, yerine seçildiği başkanın görev süresi ile sınırlıdır. Başkan vekili, yeni başkan seçilinceye veya görevden uzaklaştırılmış ya da tutuklanmış olan başkan göreve dönünceye kadar görev yapar. Belediye başkanı veya başkan vekili seçilinceye kadar belediye başkanlığı görevi, meclis birinci başkan vekili, bulunmaması durumunda ikinci başkan vekili, onun da bulunmaması durumunda vali tarafından görevlendirilecek bir kamu görevlisi tarafından yürütülür. Belediye başkanı veya başkan vekili seçimi en geç onbeş gün içinde tamamlanmadığı takdirde belediye meclisinin feshine ilişkin hükümler uygulanır." hükmü, "Belediye Başkanı Görevlendirilmesi" başlıklı 46. maddesinde; "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılır. Görevlendirilecek kişinin belediye başkanı seçilme yeterliğine sahip olması şarttır." hükmü, "Görevden Uzaklaştırma" başlıklı 47. maddesinde; "Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılabilir. ..." hükmü, "Denetimin Kapsamı ve Türleri" başlıklı 55. maddesinde; "Belediyelerde iç ve dış denetim yapılır. Denetim, iş ve işlemlerin hukuka uygunluk, malî ve performans denetimini kapsar. İç ve dış denetim 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yapılır. Ayrıca, belediyenin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri, hukuka uygunluk ve idarenin bütünlüğü açısından İçişleri Bakanlığı tarafından da denetlenir. Belediyelere bağlı kuruluş ve işletmeler de yukarıdaki esaslara göre denetlenir. Denetime ilişkin sonuçlar kamuoyuna açıklanır ve meclisin bilgisine sunulur." hükmü, "Faaliyet Raporu" başlıklı 56. maddesinde; "Belediye başkanı, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen biçimde; stratejik plân ve performans programına göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini ve belediye borçlarının durumunu açıklayan faaliyet raporunu hazırlar. Faaliyet raporunda, bağlı kuruluş ve işletmeler ile belediye ortaklıklarına ilişkin söz konusu bilgi ve değerlendirmelere de yer verilir. Faaliyet raporu nisan ayı toplantısında belediye başkanı tarafından meclise sunulur. Raporun bir örneği Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir ve kamuoyuna da açıklanır." hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME Anayasanın 123.maddesinde İdarenin, kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu vurgulanmış, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esası anayasal bir ilke olarak belirlenmiştir. 127.maddede ise; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan mahalli idarelerin karar organlarının, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulacağı, kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetimin yargı yolu ile olacağı, görevleri ile ilgili bir suç sebebiyle hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerinin, İçişleri Bakanı tarafından, geçici bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabileceği, merkezi idarenin, mahalli idareler üzerinde; mahalli hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahalli ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idari vesayet yetkisine sahip olduğu kurala bağlanmıştır. 5393 sayılı Kanuna göre bir mahalli idare olan belediyede belediye başkanının görevinde bulunama nedeniyle üç yöntemle başkan vekili görevlendirilebilmektedir: a) Anılan Kanunun 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre belediye başkanının izin, hastalık veya başka bir nedenle görevinin başında bulunmadığı durumlarda, bu süre içinde kendisine vekâlet etmek üzere, belediye meclisi üyeleri arasından birini başkan vekili olarak görevlendirmesi (seçilmiş olanın seçilmiş olan birini yerine görevlendirmesi), b) Kanun’un 45’inci maddesinin birinci fıkrasına göre belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması, görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması halinde belediye meclisinin kendi üyeleri arasından duruma göre başkan veya başkan vekili seçilmesidir (seçilmişlerin seçilmişler arasından görevlendirme yapması), c) Kanun’un 45’inci maddesinin ikinci ve 46’ncı maddeleri göre İçişleri Bakanı ve vali tarafından başkan veya başkan vekili görevlendirilmesi (merkezi idare otoritesini seçilme yeterliliğine sahip bir kişiyi görevlendirmesi). Bu üçüncü şekilde yapılan görevlendirmenin kendine has bir yöntem olduğunda kuşku yoktur, şartları farklıdır. 674 sayılı KHK ile 5393 sayılı Kanunun 45’inci maddesine ikinci fıkra olarak eklenen terör suçu nedeniyle başkan veya başkan vekili görevlendirilmesidir ki bu şekilde başkan ve başkan vekili görevlendirilmesi genel kuralın istisnasını oluşturmakta ve ancak belli şartlar dâhilinde uygulanabilmektedir. Belediye başkanı ve başkan vekili ile meclis üyeleri hakkında terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları nedeniyle “soruşturma” veya “kovuşturma” açılmış olması ve görevden uzaklaştırılması gerekir. Başka bir suç nedeniyle görevden uzaklaştırılan başkan ve başkan vekili ile meclis üyesi yerine bu şekilde görevlendirme yapılamaz. 5393 sayılı Kanun’un 45’inci maddesinin birinci fıkrası gereğince belediye başkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, belediye meclisinin kendi üyeleri arasından belediye başkanı seçmesi genel ilke olarak benimsemiştir. Kanun’un 46’ıncı maddesine göre belediye başkanlığı makamının herhangi bir sebeple boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin gerçekleştirilememesi durumu ile sınırlı olmak üzere, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından meclis üyesi koşulu aranmaksızın görevlendirme yapılacağı hükmü ise bu genel kuralın istisnasını oluşturmaktadır. 674 sayılı KHK ile 5393 sayılı Kanun’un 45’inci maddesine eklenen ikinci fıkra ise bu istisnai durumu belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi durumlarıyla sınırlı olarak meclis üyesi olma koşulu bulunmaksızın görevlendirme yapılması şeklinde genişletmiştir. Ayrıca bu düzenleme ile seçilmiş bir belediye başkanı veya meclis üyesinin görevine son verilmemektedir sadece terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları nedeniyle adli makamlarca haklarında açılan “soruşturma” veya “kovuşturma” sonucunda geçici olarak görevden uzaklaştırılmakta ve yerlerine görevlendirme yapılmaktadır. Gerek Anayasa hükmü gerekse yasal düzenlemeler, mahalli hizmetlerin seçilmiş organlar tarafından görülmesini esas ilke olarak benimsemiş, seçilmiş organ olan belediye meclisine bir denetim yolu olarak belediye başkanınca meclise sunulan bir önceki yıla ilişkin faaliyet raporundaki açıklamaları yeterli veya yetersiz bulma yetkisi tanınmıştır. Bununla birlikte meclisin yetersiz bulma kararı tek başına hukuki sonuç doğurmamakta, ancak Danıştay tarafından uygun görüldüğü takdirde Belediye Başkanı, başkanlıktan düşmektedir. Meclis kararı esasen idari bir işlem olduğu halde kanunla idari işlemin re’sen icra niteliğinden yoksun bırakılması seçilmişlerin seçilmişler üzerindeki denetimine getirilen bir sınırlama olup ancak yargı erkinin uygun görmesi ile hukuki sonuç doğuran özel bir yöntemdir. Yasa koyucu meclis kararından re’sen icra kabiliyetini esirgemese idi idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yoluna gidilebilmesini öngören Anayasa kuralı gereği bu karar iptal davasına konu olabilecek ve burada herhangi bir idari işlemin yargısal denetimindeki usul hükümlerinin uygulanması söz konusu olacaktı. Getirilen özel düzenleme ile idari işlemin 2577 sayılı Kanunda yazan usullerle iptal davasına konu edilmesi yerine meclis kararının onayı veya onaylanmaması şeklindeki denetim, konunun ayrıcalıklı ve kendine münhasır niteliğinden kaynaklanmaktadır. Bu özel nitelik seçilmişlerin seçilmişi denetiminde Danıştay’ın hakemliği olarak nitelendirilebilir. İSTEMİN İNCELENMESİ: 2019 yerel seçimlerinde ... Belediye Başkanı olarak seçilen kişinin görevden uzaklaştırılması üzerine ... Belediye Başkan vekili olarak görev yapan valinin 2023 yılı faaliyetlerinin, 31/03/2024 tarihli Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde göreve gelen Belediye Meclisi tarafından Belediye Kanunu'nun 18. maddesi gereği görüşülmesi üzerine verilen yetersizlik kararının ilgili Kanun düzenlemesi gereği Valiliğe gönderilmesi neticesinde Siirt Valiliği'nin görüşü ile Belediye Kanunu’nun 26. maddesi gereğince kararın Danıştay'ca değerlendirilmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda metni verilen Belediye Kanunu'nun ilgili maddeleri ile belediyenin seçilmiş temsilcisi olan belediye başkanı faaliyetlerinin, yine belediyenin seçilmiş organı olan belediye meclisince denetlenmesinin amaçlandığı görülmektedir. Somut olayda, Belediye Kanunu’nun 45.maddesine ... tarihli ve ... sayılı KHK’nın 38. maddesi ile eklenen ve 10/11/2016 tarih ve 6758 sayılı Kanunun 34.maddesi ile aynen kabul edilen kural gereğince; belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi nedeniyle İçişleri Bakanı tarafından yapılan bir görevlendirme söz konusudur. Diğer bir anlatımla seçilmişlerin seçilmişi denetimine ilişkin öznel nitelik burada bulunmadığından 5393 sayılı Kanunun 26.maddesindeki usule göre Danıştay’ın inceleme yapması da mümkün değildir. Kuşkusuz görevlendirme ile belediye başkan vekilliği yapan kişinin yaptığı her türlü idari işlem ve eylemin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na yargısal denetime tabi olduğu ve mevzuatta öngörülen Sayıştay denetimi, şikayet, ön inceleme, soruşturma izni, ceza davası yollarıyla denetime konu edilebileceğinde duraksama bulunmamaktadır ve görevlendirmedeki usulle görevinden alınabilmesi de mümkündür. Bu durumda, belediye başkan vekilliği yapan vali İçişleri Bakanının görevlendirmesi gereğince geldiğine göre, bu mevzuatın valiye uygulanması düzenlemenin yukarıda belirtilen amacına aykırılık teşkil edeceğinden, Belediye Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Dairemize gönderilen başvurunun hukuken incelenme olanağı bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Siirt Belediye Meclisince Siirt Belediyesinin 2023 yılı Faaliyet Raporu hakkında verilen yetersizlik kararı üzerine 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca yapılan başvurunun incelenmeksizin reddine, 2. Bu kararın tebliğini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na itiraz yolu açık olmak üzere, 29/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : (X)- Dosyanın incelenmesinden, 2019 yerel seçimlerinde ... Belediye Başkanı olarak seçilen kişinin görevden uzaklaştırılması üzerine ... Belediye Başkan vekili olarak görev yapan valinin 2023 yılı faaliyetlerinin 31/03/2024 tarihli Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde göreve gelen Belediye Meclisi tarafından Belediye Kanunu'nun 18. maddesi gereği görüşülmesi üzerine verilen yetersizlik kararının ilgili Kanun düzenlemesi gereği Valiliğe gönderilmesi neticesinde Siirt Valiliği'nin görüşü ile Belediye Kanunu’nun 26. maddesi gereğince kararın Danıştay'ca değerlendirilmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 5393 sayılı Kanun, belediyeler hususunda özel bir düzenleme olup, bu Kanunda içinde görevden uzaklaştırma veya tutuklanmanın da sayıldığı belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda nasıl hareket edileceği, yani meclisin kendi üyeleri arasından başkan seçeceği düzenlenmiştir. Bu özel düzenlemeye rağmen 674 sayılı KHK ile terör suçu nedeniyle başkanlığa kayyım tabir edilen yeni bir başkan görevlendirilmesi kuralı getirilmiştir. Anayasa'nın 127. maddesine göre idari vesayetin; merkezî idarenin, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde sahip olduğu yetki olduğu ve vesayet makamınca vesayet yetkisi kullanılırken, işlemler üzerinde iptal, onama, erteleme, izin, tekrar görüşülmesini isteme, düzeltme gibi çeşitli denetim usullerinin uygulanabildiği hususu dikkate alındığında, görevden uzaklaştırılan belediye başkanı yerine yapılan görevlendirmenin klasik anlamda vesayet yetkisinin kullanılması şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Buradaki görevlendirmenin sıra dışı bir görevlendirme olduğu tartışmasızdır. Bu türlü görevlendirme ile gelen başkan 5393 sayılı Kanunda belirtilen bütün hak ve yetkilerle göreve gelmektedir. Seçilen belediye başkanının sahip olduğu bütün haklardan yararlanmakta olup başkanın bütün yetkileri ile de donatılmıştır. Bu hak ve yetkileri kullanarak faaliyette bulunduğuna göre bu faaliyetlerden dolayı 5393 sayılı Kanunda sayılan denetim yollarına tabi olduğu tartışmasızdır. Bu itibarla seçilmişlerin atanmışları denetleyemeyeceği tartışmasının olayda yeri bulunmamaktadır. Öte yandan, kayyım başkanın görevlendirilmesine ilişkin ilgili KHK'da kayyımın denetimine ilişkin ayrı bir düzenleme de bulunmadığına göre atanan belediye başkanının faaliyetlerinden dolayı 5393 sayılı Kanunda sayılan denetim yollarına tabi olduğu açık olup aksi düşünüş bu alanın denetimsiz kalmasına, başka bir ifadeyle yerel idare adına faaliyet yürüten başkanın yerel yönetim tarafından denetimini olanaksız kılacağı tartışmasızdır. Sonuç olarak Belediye Kanununda, belediye başkanının görevden uzaklaştırılması halinde yerine görev yapacak başkan vekilinin belirlenmesi, görev süresi, çalışma usulü ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, göreve gelen kişinin kayyum olarak görev yaptığı dönemde belediye ile ilgili işlem ve faaliyetlerinde Belediye Kanunu'na tabi olması gerektiği açıktır. Ancak, 31/03/2024 tarihli Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde yeni belediye başkanının seçilmesiyle görev süresi kanun gereği dolan kayyum belediye başkanı hakkında 5393 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün olmadığından, istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.