10. Hukuk Dairesi 2025/12478 E. , 2026/171 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2025/174 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşün…
10. Hukuk Dairesi 2025/12478 E. , 2026/171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/81 E., 2025/174 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Müdürlüğünde ... sicil sayılı dosyada davalı adına işlem gören işyeri sigortalılarından ...sigorta sicil numaralı ... 27.09.2005 tarihli iş kazası sonucunda % 100 oranında maluliyete uğramış, kurum tarafından 20.796,50 TL hastane masrafı 20.297,99 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 393.304,42 TL peşin sermaye değerli gelir olmak üzere toplam 434.371,00 TL harcamada bulunulmuş, kaza sebebiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişliği tarafında düzenlenen 06/07/2005 tarihli raporda davalı iş verinin %80 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup bu nedenlerle kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak kurumlarınca uğranan 434.371,00 TL zararın şimdilik %25 oranına tekabül eden 108.592,75 TL'nin sarf, ödeme ve tahsise onay tarihlerinden hesaplanacak yasal faizi, yargılama gideri ve ücreti vekaletle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve yersiz davanın reddini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.11.2020 tarihli 2016233 Esas ve 2020/205 Karar sayılı kararıyla; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 2-Peşin sermaye değeri olan ve davalının %70 kusura tekabül eden 265.058,96 TL'nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 3-Tedavi masrafı olan ve davalının %70 kusuruna tekabül eden 14.427,74 TL'nin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 4-Geçici iş göremezlik ödeneği olan ve davalının %70 kusuruna tekabül eden toplam 14.208,59 TL'nin her bir ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Tedavi masraflarına ilişkin fazlaya dair talebin reddine," karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 05.11.2020 tarihli kararına karşı davacı Kurum ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 08.11.2022 tarihli ve 2021/47 43... /3822 Karar sayılı ilamında; inceleme konusu dosyada"... Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, 4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi, İşçi sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Diğer taraftan, kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi; bağlanan gelirin kesildiği veya kesilmesi gereğinin, yargılama sürecinde ortaya çıktığı durumlarda; Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği yönü de, tazmine yönelik davada gözetilmesi gereken genel ilkeler arasında bulunmaktadır. Eldeki davada ise kazalının 29.11.2018 tarihinde vefat ettiği dikkate alındığında, vefat tarihine kadar kazalıya yapılan fiili ödemeler ile Kurumca dava konusu edilen peşin değerli gelirlerin kıyaslanması ve sonucuna göre düşük olan tutarın esas alınması ve Kurum alacağının bu kapsamda belirlenmesi gereği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi teselsüle dayalı olmadığı anlaşılan davada, davalı işverenliğin %60 kusuru yerine 70 üzerinden kusur kabul edilerek karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 08.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.." gerekçesine dayalı olarak karar bozulmuştur. ... Kılıçkıran yönünden yapılan araştırmada davacı vekili beyanında söz konusu kişiye karşı yöneltilmiş herhangi bir davalarının olmadığını beyan etmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile" açılan davanın kabulü ile 34.772,00 TL ilk peşin sermaye değerli alacak tutarı ve sosyal yardım zammının gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, 114,27 TL cenaze masrafının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; teselsül sorumluluğunun bulunmaması nedeniyle işverenin kusurunun %60 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, şantiye şefi olarak çalışan dava dışı ...'ın %10 kusurunun da bulunduğunun tespit edilmesi bu kusur oranının davalı işverenin %70 kusurundan indirilmesinin hatalı olduğunu, dava dışı şantiye şefi ...'ın kusuru da davalı işverenin kusuru içinde olduğundan toplam kusur olan %70 kusur oranı üzerinden hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, şirketin kuruluş tarihi 24.07.2006 olduğunu, TEDAŞ Genel Müdürlüğü ile şirket arasında 24.07.2006 tarihinde imzalanan İşletme Devir Sözleşmesi ile elektrik dağıtım tesislerinin işletme hakkının TEDAŞ tarafından devredildiğini, sözleşmenin 7.6. maddesine göre ise sözleşmenin imza tarihinden önce dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğunu, kaza tarihi itibariyle sorumluluklarının bulunmadığını, kusur oranı ve hesaplanan rücu miktarlarının hatalı olduğunu, bilirkişi kusur ve aktüerya raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.