11. Hukuk Dairesi 2014/9659 E. , 2014/13792 K. "" MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2014 NUMARASI : 2013/262-2014/74 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/262-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi l tarafından düzenl…
**11. Hukuk Dairesi 2014/9659 E. , 2014/13792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2014 NUMARASI : 2013/262-2014/74 Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/03/2014 tarih ve 2013/262-2014/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi l tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının 20.08.2010 tarihinde müvekkilinin satış temsilcisi olarak çalışmaya başladığını, konumu itibariyle müvekkilinin işleri hakkında bilgi edinip müşteri çevresini tanıdığını, 31.03.2012 tarihinde kendi isteği ile iş aktini sonlandırdığını, sorumlu olduğu bölgede müvekkilinin "chem-lock" adı altındaki ürünlerinin muadillerini kendi adına sattığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalının rekabet yasağına aykırı davranışlarda bulunması halinde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini ileri sürerek 20.952,70 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı, dayanak yapılan sözleşmeyi işten atılma tehdidi nedeniyle okumadan imzaladığını, davacının sattığı ürünlerin bir çok firma tarafından da piyasaya sunulduğunu, işveren tarafından dayanılmaz eleştirilere maruz kalınca iş aktini feshettiğini, ardından Kosgep'in girişimcilik kursuna giderek kendi firmasını kurduğunu, rekabet yasağına aykırı davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış görevlisi olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının hizmet sözleşmesinden kaynaklanan haksız rekabet ve cezai şart talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte protokolün ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından davaya dayanak yapılan protokol tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamasını ve rakip bir müessesede çalışmamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olmamasını şart edebilirler. Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine