2. Ceza Dairesi 2024/300 E. , 2024/2322 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3121 E., 2023/2185 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 12.09.2
**2. Ceza Dairesi 2024/300 E. , 2024/2322 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3121 E., 2023/2185 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I)Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 12.09.2023 tarihli ve 2023/3121 Esas, 2023/2185 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II)Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, etkin pişmanlık hükümlerine dair değerlendirme yapılmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)CD izleme tutanağına göre, binaya ait güvenlik kamerası saatinin güncel saatten 4 saat ileride olduğunun belirtildiği, kamera saatine göre 00.44'te (güncel saate göre 20.44'te) sanığın sağ elinde sarı renkli çuval, sol elinde 2 adet beyaz renkli poşet ile apartmandan çıktığının görüldüğü, sanığın gidiş istikameti yönünde yapılan araştırmada yol üzerinde faaliyet gösteren "... Tekel" isimli iş yerinin güvenlik kamera kayıtlarının incelenmesinde kamera saatinin güncel olduğu, saat 20.52'de sanığın cadde üzerine elindeki çuval ve poşetleri bıraktığı, saat 20.53'te gelerek bıraktığı malzemeleri alarak ilerlediğinin görüldüğü, olay tanığı olan Minel Şirin'in soruşturma aşamasında dinlenilmesinde saat 20.45'te bina içerisinde asansör beklerken gördüğü şahsın kutu ve çuvallara bazı eşyalar koyduğunu, durumu yöneticiye haber verdiğini beyan ettiği, UYAP verilerine göre olay tarihinde yaz saati uygulaması ile gecenin saat 21.17'de başladığı tespit edilmekle; suç gündüz vakti işlenmiş olmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143.maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Kabule göre; 2)Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 143. maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 7 yıl 15 ay yerine 8 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi gereğince dosyanın Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.