Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3868 E. , 2024/1115 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3868 Karar No : 2024/1115 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Daires Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:.…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3868 E. , 2024/1115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3868 Karar No : 2024/1115 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Daires Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2014 yılının Şubat ila Ekim dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile aynı yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacıdan defter ve belgelerin zayi olduğuna yönelik iddiasını ispatlayıcı belge sunması istenilmesine karşın mevcut dosya kapsamında karar verilmesi yönünde cevap verildiğinden Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 08/02/2019 tarih ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararı uyarınca re'sen araştırma yapılmasına gerek görülmediği, ... tarih ve ... sayılı yazı ile usulüne uygun şekilde istenilmesine karşın süresi içinde yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediği sabit olduğundan davacı adına indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Defter ve belgelerin zayi olması nedeniyle ibraz edilemediği, ancak 2014 yılı hesap ve işlemlerinin daha önce incelenmesi neticesinde bazı alışları haricinde katma değer vergisi indirimlerine yönelik eleştiri yapılmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, 2014 yılı defter ve belgelerinin süresi içerisinde mücbir sebep hali ileri sürülmeksizin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2014 yılının Şubat ilâ Ekim dönemleri için yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile 213 sayılı 213 Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu vergi ve cezaların dayanağı ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nun 3.1.3. Bölümünde, davacının 2014 yılına ait katma değer vergisi beyanlarının, daha önce yapılan başka bir inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'yla düzeltildiği belirtilmiş olup söz konusu düzeltme üzerine oluşturulan beyan tablosuna göre bazı alımları haricinde davacının katma değer vergisi indirimlerinin eleştiri konusu yapılmadığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu, 138. maddesinde, evvelce inceleme yapılmış ve matrahın re'sen takdir edilmiş olmasının, yeniden inceleme yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel olmadığı, 139. maddesinde, incelemeye tabi olanın lüzumlu defter ve vesikalarını daireye getirmesinin yazılı olarak istenebileceği, defter ve vesikaların belli edilen zamanda mazaretsiz olarak getirmeyenlerin bunları ibraz etmemiş sayılacakları belirtilmiş, re'sen vergi tarhını düzenleyen 30. maddesinin 3. bendinde ise bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmaması veya tasdik ettirilmemesi veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemesi re'sen takdir sebebi olarak sayılmış, aynı Yasanın 253 ve devamı maddelerinde ise defter tutmak mecburiyetinde olanların tuttukları defterlerle kullanmak zorunda oldukları belgeleri, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süreyle muhafazaya ve bu süre içinde yetkili makam ve memurların talebi üzerine ibraz etmeye mecbur oldukları kurala bağlanmıştır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinin 1. fıkrasında, mükelleflerin vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, 3. fıkrasında, indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği, aynı Kanunun 34. maddesinin 1. fıkrasında ise yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikaların kanuni deftere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun görülmüştür. Yasal defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle tüm katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle dava konusu cezalı verginin salındığı uyuşmazlıkta, davacı şirketin 2014 yılı katma değer vergisi beyanlarının, hakkında daha önce yapılan başka bir incelenme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'yla düzeltildiği ve söz konusu düzeltme üzerine oluşturulan beyan tablosuna göre bazı alımları haricinde katma değer vergisi indirimlerinin eleştiri konusu yapılmaması, kullandığı faturaların sahte olması ya da katma değer vergisinin faturada gösterilmemesi nedenleriyle indirimlerinin reddi yoluna gidilmemiş olması karşısında, katma değer vergisi indirim şartlarını taşımadığı kabul edilerek fatura veya benzeri vesikaların kanuni defterlere kayıt koşulunun sağlanamadığından söz edilemeyeceğinden dava konusu tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiş olup yazılı gerekçeyle davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın, üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA 5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 04/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.