4. Hukuk Dairesi 2010/8260 E. , 2011/9745 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... SİGORTA AŞ. VEKİLİ AVUKAT ... 3-... Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/09/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçel…
**4. Hukuk Dairesi 2010/8260 E. , 2011/9745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 2-... SİGORTA AŞ. VEKİLİ AVUKAT ... 3-... Davacı ... vekili Avukat ... ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/09/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince: Dava, trafik kazası nedeni ile yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalı ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen trafik kazasında ağır yaralandığını, malul kaldığını ileri sürerek, kaza nedeni ile aracında meydana gelen hasar bedeli, tedavi harcamaları, geçici ve daimi iş göremezlik zararları ve tedavi gördüğü süre içinde eşinin kendisine bakması nedeni ile işinden geri kalmasından dolayı uğradığı maddi zarar yanında manevi zararının ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı araç maliki ... aracının izinsiz olarak alındığını, kazanın davacının iddia ettiği gibi davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelmediğini, davacının şerit ihlali yapmış bulunduğunu, fahiş tazminat isteminin reddi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücünün %80, davacının %20 oranında kusurlu olduğu benimsenmiş, davacının, araç hasarı, geçici iş göremezlik süresi içinde uğradığı ve %5,1 oranında maluliyetine karşılık daimi iş göremezlik süresi içinde uğrayacağı maddi zararları bilirkişi marifeti ile belirlenerek, tedavi olmak için yaptığını ileri sürdüğü ulaşım giderlerine yönelik maddi tazminat isteminin sübut bulmaması nedeni ile, eşinin kendisine bakıcılık yaptığı süre içinde işinden geri kalmasından dolayı uğradığı zararın husumet nedeni ile reddine, hasar tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve daimi iş göremezlik tazminatının ıslah ile artırılan bölümlerine faiz istenmediği için yalnız dava dilekçesi ile istenen bölümlerine yönelik yasal faizi ile birlikte arta kalan bölümleri için faizsiz olarak ödetilmesine karar verilmiştir. Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden davacının "sağ ayak birinci parmak 1. falanksta amputasyon, sağ el bileğinde ve sağ ön kolda sıyrık, sağ dizde kesi ve sıyrık, sağ topukta flep tarzı kesi oluşacak biçimde yaralandığı anlaşılmıştır" Yerel mahkemece sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanan tedavi giderleri dışında davacının bizzat yapmak zorunda kaldığı ulaşım giderleri için doktor bir bilirkişiden rapor alınması ya da BK'nun 42. maddesi hükmü uyarınca hakim tarafından bu kalem istek konusunda hayatın olağan akışına, hakkaniyete, yaralanmanın niteliği ve derecesi ile somut olayın özelliğine uygun bir tazminatın hüküm altına alınması gerekirken bu kalem istemin sübut bulmaması nedeni ile reddedilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: a)Davacı, dava dilekçesi ile kazadan sonra 3 ay geçmesine karşın halen çalışmaya başlayamadığını ileri sürerek 3 aylık geçici iş göremezlik zararı için 2.850,00 TL ödetilmesi isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi, dosya arasındaki belgeler uyarınca davacının aylık gelirinin 950,00 TL olarak kabulü ile 3 aylık geçici iş göremezlik zararını 2.850,00 TL olarak belirlemesi gerekirken maddi hataya dayalı olarak 3.850,00 TL bulunup, bu miktar üzerinden davacının bölüşük kusuru oranında indirim yapılarak 3.080,00 TL zarar belirlenmiş bulunması doğru olmamıştır. b)Yerel mahkemece, istemin hüküm altına alınan bölümünün yalnız dava dilekçesi ile istenen tutarına olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verileceği açıklandığı halde, daimi iş göremezlik tazminatı tutarının dava dilekçesi ile istenen bölümü olan 1.000,00 TL yerine 10.000,00 TL'sinin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. c)Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, ... durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan ... bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 ... ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek ... durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olaya gelince; olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile yukarıda anılan ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir olunan manevi tazminat tutarı fazladır, daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davacı yararına, (3/a-b-c) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı ... yararına BOZULMASINA, tarafların öteki temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 29/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.