T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/1848 KARAR NO : 2025/1079 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10.03.202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2020/1848 KARAR NO : 2025/1079 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10.03.2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/202 E., 2020/224 K. Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif yönetim kurulunun 23.11.2017 tarih ve 57 sayılı kararıyla kooperatif ortağı olduğunu, gördüğü lüzum üzerine 08.05.2018 tarihli senetlerin iptali talepli ıslak imzalı istifa dilekçesini iade taahhütlü olarak davalı kooperatife ilettiğini, müvekkiline dönüş yapılmadığından ortaklıktan çıkmaya ilişkin ihtarname gönderdiğini, müvekkilinin kooperatiften istifa etmesi nedeniyle ortaklık payı ödemeleri ile müvekkili tarafından davalı kooperatife verilen senetlerin iadesinin ihtarname ile istendiğini fakat ödeme ve senetlerin iadesinin gerçekleşmediğini, müvekkilinin, davalı kooperatife toplam 35.000,00 TL ödediğini, bu ödemelerin Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi ve ana sözleşmenin 15. maddesi uyarınca 2018 yılı bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenmesi gerektiğini, dolayısıyla davalı kooperatifin 01.02.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürerek, davanın kabulü ile 35.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalının elinde bulunan ve müvekkili tarafından keşide edilen ancak ortaklıktan çıkması sebebiyle borçlu olmadığı 20 adet senedin bedelsizliğinin tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, huzurdaki davanın 18.04.2019 tarihinde açıldığını, gerek ana sözleşme gerekse de Kooperatifler Kanunu’nun bilanço genel kurul tarafından kabul edilip kesinleşmesinden itibaren 1 ay sonra bu hak talep edilebildiği halde huzurdaki davanın henüz genel kurul dahi yapılmadan açılmış olduğundan reddinin gerektiğini, müvekkili kooperatifin ortakların ödemiş olduğu ortaklık payı ile kooperatif adına arsa satın aldığını, bu arsa satım işleminin ortaklar tarafından yapılan peşin pay ödemeleri ve aylık taksitlerin karşılığında verilen bonoların arsa sahibine verilmesi karşılığında yapıldığını, davacı tarafın iddia ettiği bonoların müvekkili kooperatif uhdesinde bulunmadığını, müvekkili kooperatifin ayrılan üyelere ödeme yapması durumunda kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düşeceğini, kooperatifin 20.04.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında üyelikten ayrılanlara yapılacak ödemelerin 3 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "...Yukarıda belirtilen açıklamalar ve yasal mevzuat ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Davacının, davalı kooperatifin üyesi iken, 11.05.20018 tarihinde davalı kooperatif kayıtlarına giren 08.05.2018 tarihli dilekçesi ve yine kooperatif kayıtlarına 02.07.2018 tarihinde giren Kdz. Ereğli 1. Noterliği’nden gönderdiği 29.06.2018 tarih ve 4934 yevmiye numaralı ihtarname ile kooperatif ortaklığından istifa ettiği anlaşılmakta ise de; Kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesinde; “Her ortak, hesap senesi sonundan en az bir ay önce yönetim kuruluna yazı ile başvurmak suretiyle ortaklıktan çıkabilir. Yönetim kurulu bu hükme uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, yazılı başvurunun kooperatif kayıtlarına girişinden itibaren bir ay içinde kabulden kaçınırsa, ortak, çıkma dileğini noter aracılığı ile yönetim kuruluna bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir.” hükmü yer almakta olup, buna göre ana sözleşmenin 13. maddesi hükmü uyarınca davacının noterden gönderdiği istifa dilekçesinin kooperatife ulaştığı 02.07.2018 tarihi itibarıyla ortaklık sıfatının sona erdiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır. 1163 sayılı K.K’nun 17.maddesi ile Kooperatif ana sözleşmesinin 15.maddesi hükümleri nazara alındığında, ortaklığı sona eren ortakların geri ödemelerinin, ortaklığın sona erdiği yıl bilançosu çerçevesinde hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde yapılacağının hüküm altına alındığı, hal böyle olunca davacının kooperatiften olan çıkma alacağının, 2018 yılı (31.12.2018 tarihli) bilançosunun kabul edildiği 20.04.2019 tarihli genel kuruldan 1 ay sonra yani 21.05.2019 tarihinde muaccel olacağı, ne var ki eldeki davanın çıkma payı alacağı henüz muaccel olmadan 19.04.2019 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakla, davanın reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin istifa beyanının 11.05.2018 tarihinde kooperatife ulaştığını ve Kooperatifler Kanunu m.23 gereği eşitlik ilkesi uyarınca önceki ayrılan ortaklarda uygulanan yöntem dikkate alınarak ortaklık sıfatının bu tarihte sona erdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, buna rağmen bilirkişi raporunda ayrılma tarihinin 02.07.2018 olarak belirlenmiş olmasının hukuken dayanaksız bulunduğunu, bilanço tarihinin 31.12.2018 olduğunu ve kooperatif bilançosunun yıl sonunda yapılan işlemlerin fotoğrafı niteliğinde olması nedeniyle bilançonun kesinleştiğini, buna göre alacaklarının 01.02.2019 itibarıyla muaccel hâle geldiğini fakat yerel mahkemenin bilanço tarihini hatalı şekilde genel kurul tarihi olan 20.04.2019 kabul ederek muacceliyet hesabını yanlış yaptığını, 20.04.2019 tarihli genel kurulda alındığı iddia edilen üç yıl erteleme kararının oylama yapılmadığı için Yargıtay içtihatları uyarınca yok hükmünde veya mutlak butlanla sakat olduğunu, müvekkilinin alacaklarını erteleyici sonuç doğuramayacağını, davalı kooperatif tarafından müvekkili yerine yeni üye alındığını, bu nedenle erteleme kararının müvekkili için etkili olmadığını ve çıkma payı alacağının bu nedenle muaccel olduğunu, bu nedenle genel kurulu beklemeye gerek olmadığnı belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, çıkma payı alacağının tahsili istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17/1 nci maddesi ve anasözleşmenin 15 nci maddesi gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan genel gider payı düşüldükten sonra bakiyenin iadesini talep hakkını haiz olup, bilançonun kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra en erken bu hak talep edilebilir. Aynı Kanun’un 17/2 nci maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış ve mahkemece, ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olduğu bilirkişi raporu ile saptansa dahi, bu husus kooperatife ödemeyi geciktirme hakkı verir ise de, alacağın muacceliyet tarihini etkilemez. Diğer yandan, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 15/1 nci maddesinde “devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir.” hükmü yanında aynı maddenin devamında ise “ortaklığı sona erenlerin yerine yeni ortak alınması halinde, eski ortağın 21 nci madde uyarınca ödediği gider taksitleri derhal geri verilir. Ayrılan ortaklar kooperatifin yedek akçeleri üzerinde bir hak iddia edemezler. ” hükmü yer almaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı yerine yeni ortak alınıp alınmadığı hususunda bir inceleme yapılmamış, davalı kooperatif yetkililerinin beyanları ile yetinilmiştir. Bu nedenle davacının istifasından sonra yerine yeni ortak alındığı iddiasının araştırılması gerektiğinden bilirkişi raporu bu haliyle hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Koşulları oluşmuş ise, ana sözleşmenin 15/2.maddesi hükmü uyarınca davacı alacağının muacceliyet tarihi belirlenmeli ve bu hüküm nedeniyle artık ana sözleşmenin 15/1.maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmelidir. Mahkemece, hüküm vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek eksik inceleme ile karar verilmiştir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1,a.6 gereğince, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/202 E., 2020/224 K. sayılı dava dosyasında verdiği 10.03.2020 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE. 2-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine. 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 04.12.2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 05.12.2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imza e-imza e-imza e-imza