4. Hukuk Dairesi 2010/715 E. , 2010/12503 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/08/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik
**4. Hukuk Dairesi 2010/715 E. , 2010/12503 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 29/08/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Dava dilekçesi ve oturum günü davalıya 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 21. maddesi uyarınca tebliğ olunmuştur. Tebligat parçasında, davalıların adreste bulunamamasının geçici veya devamlı olup olmadığı yolunda bir belirleme yer almamaktadır. Ayrıca, tebligat muhtara bırakıldıktan sonra adrese yazı (muhtıra) bırakılmış ise de haber verilen komşunun imzası alınmadan sadece isminin yazılması ile yetinilmiştir. Bu durumda, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Yasası'nın 21 ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddelerine uygun olarak yapıldığı kabul edilemez. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 73. maddesi gereğince; yasanın belirlediği ayrık durumlar dışında yargıç, iki tarafı usulüne uygun olarak çağırmadan, iddia ve savunmalarını yasal koşullara uygun olarak bildirmeleri için davet etmeden karar veremez. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalılar yöntemine uygun olarak davet edilip taraf oluşumu (teşkili) sağlanmadan, onların savunma hakkı kısıtlanacak biçimde yargılama yapılıp karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 06/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.