7. Hukuk Dairesi 2012/3020 E. , 2012/6911 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalı ..., davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1-Davalı ... temyiz itirazları yönüyle; Kural olarak taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında husumetin muhdesatın …
**7. Hukuk Dairesi 2012/3020 E. , 2012/6911 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ..., davalı ..., davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 1-Davalı ... temyiz itirazları yönüyle; Kural olarak taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında husumetin muhdesatın bulunduğu taşınmaz maliki ya da maliklerine yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmaz malikini temsilen ... ile birlikte taşınmaz maliki olmayan, kamulaştırma işlemini yapan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünü de hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davalı olarak gösterilen Devlet Su İşlerine karşı açılan davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, bu nedenlerle davalı ... İşlerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine 2-Davacı ... ve davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince; a)İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, Dairemizin bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun, dava konusu edilen 91 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 5-6 yaşında 90 adet kavak, 5-6 yaşında 2 adet dut ağacının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin anlaşılmasına göre, davalı ... Müdürlüğünün 91 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara ilişkin talebi yerinde değildir. b)Mahkemece araştırmaya yönelik bozma ilamına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Kamulaştırma işlemini yapan Devlet Su İşleri tarafından düzenlenen Kıymet Takdir Komisyonu raporunda dava konusu 157 parsel sayılı taşınmazda davacıya ait orta yaşta 2000 adet kavak, fidan niteliğinde 3000 adet kavak, orta yaşta 2000 adet söğüt, fidan niteliğinde 3000 adet söğüt, orta yaşta 500 adet elma, orta yaşta 50 adet dut, orta yaşta 10 adet ceviz, orta yaşta 50 adet asma, orta yaşta 50 adet incir ağaçlarının bulunduğunun belirtildiği görülmektedir. Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda ise; 157 parsel sayılı taşınmazda, 2-3 yaşında 3000 adet kavak, 5-6 yaşında 2000 adet kavak, 2-3 yaşında 2000 adet söğüt, 5-6 yaşında 3000 adet söğüt, 5-6 yaşında 500 adet elma, 5-6 yaşında 50 adet dut, 5-6 yaşında 10 adet ceviz, 5-6 yaşında 50 adet asma, 5-6 yaşında 50 adet incir ağacı hakkında rapor düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; kıymet takdir raporunda belirtilen söğüt ağaçlarının kendiliğinden yetişebilen ekonomik değeri bulunmayan ağaçlardan olduğu, bir başka anlatımla muhdesat niteliğinde bulunmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; mahkemece dava ve temyize konu 157 parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen kıymet takdir komisyon raporunda, davacı ...'a ait olduğu belirtilen kavak, elma, dut, ceviz, asma ve incir ağaçlarının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine, söğüt ağaçları hakkındaki talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve yanlış nitelendirmeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması isabetsizdir. c)Davacı, Devlet Su İşleri tarafından yapılan kamuaştırma sonucunda kamulaştırma alanı içerisinde kalan diğer taşınmazlarla birlikte dava konusu 529 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların da kendisine ait olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır. Kamulaştırma işlemini yapan davalı ... tarafından düzenlenen kıymet takdir raporunda, davacı ...'ın 529 parsel sayılı taşınmazda, orta yaşta 4 adet ceviz, büyük yaşta 3 adet dut, orta yaşta 4 adet söğüt, büyük yaşta 4 adet kayısı, fidan niteliğinde 3 adet badem, orta yaşta 10 adet incir, orta yaşta 20 adet kavak, büyük yaşta 6 adet elma ağaçları ile 1 tane kuyu, 112 m2 büyüklüğünde ahır, 5 m2 lik duvarın bulunduğunun belirtildiği, davacının da bu tutanağa dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Ne var ki; 06.05.2011 tarihinde yapılan keşif sonucunda uzman fen bilirkişi ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 11.05.2011 tarihli rapor ve haritada davacıya ait evin 529 parsel sayılı taşınmazda kalmayıp, 530 parselde kaldığınının belirtildiği, uzman zirai bilirkişi ... tarafından 529 parsel sayılı taşınmazlar içinde kaldığı iddia edilen muhdesat niteliğindeki ağaçlar hakkında rapor düzenlenmediği, mahkemece de davacı tarafından 530 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir davasının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddedildiği görülmektedir. Oysa ki Dairemizin önceki günlü bozma ilamından önce yapılan keşif sonucunda verilen uzman fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 21.10.2003 tarihli harita ve raporda davacıya ait yapının 529 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı belirtilmiştir. Davacı, Devlet Su İşleri tarafından düzenlenen kıymet takdir raporuna dayanarak dava açtığına, adı geçen raporda dahi muhdesatların bulunduğu taşınmazın parsel numarasının 529 olarak belirtilmiş olmasına göre, davacının parsel numarasındaki yanılgının kendi hatasından kaynaklanmadığı, maddi hata olarak değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Öncelikle 530 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı getirtilmeli, uzman fen ve zirai bilirkişi refakatiyle 529 ve 530 parsel sayılı taşınmazlar başında tekrar keşif yapılmalı, kamulaştırmayı yapan Devlet Su İşlerince düzenlenen kıymet takdir raporunda belirtilen ve davacıya ait olduğu anlaşılan muhdesatların tam olarak hangi taşınmazlarda kaldığı tereddütsüz olarak belirlenmeli, muhdesatların 530 parsel sayılı taşınmazda kaldığının belirlenmesi, ancak taşınmazın malikinin Vakıf olmadığının anlaşılması halinde davanın husumetten reddi gerekeceği düşünülmeli, öte yandan kıymet takdir raporunda belirtilen söğüt ağaçlarının kendiliğinden yetişebilen ekonomik değeri bulunmayan ağaçlardan olduğu, bir başka anlatımla muhdesat niteliğinde bulunmadığı gözönünde bulundurulmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Hal böyle olunca; eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve davalı ... Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.