Başvuru, hukuka aykırı olarak hürriyetten yoksun bırakılmaya rağmen tazminat isteminin kabul edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, davanın reddedilmesi sonucunda yüksek miktarda vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, hukuka aykırı olarak hürriyetten yoksun bırakılmaya rağmen tazminat isteminin kabul edilmemesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, davanın reddedilmesi sonucunda yüksek miktarda vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 26/5/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 1998 doğumlu olup olay tarihi itibarıyla 14 yaşındadır. Batman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğüne bağlı polisler 10/5/2012 tarihinde saat 10’da (diğer bazı kişilerle birlikte) cadde üzerinde bulunduğu tespit edilen başvurucunun yanına gitmiş ve başvurucunun bulunduğu yerin yakınında, esrar olduğu değerlendirilen maddelerin bulunduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine başvurucu, saat 30 itibarıyla yakalanmıştır. Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 10/5/2012 tarihli yazılı talimatıyla Batman (KOM) Şube Müdürlüğünden uyuşturucu madde kullanma suçundan hakkında yasal işlem yapılması için başvurucunun Çocuk Şube Müdürlüğüne teslim edilmesi istenmiştir. Başvurucu, aynı gün saat 10’da Çocuk Şube Müdürlüğünce ailesine teslim edilmiştir. Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 13/12/2012 tarihli iddianamesiyle başvurucunun uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle cezalandırılması istemiyle Batman Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Mahkeme E.2012/223 sayılı dosya üzerine görülen davada 8/1/2014 tarihinde başvurucunun beraatına karar vermiş, hüküm 16/1/2014 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 20/2/2014 tarihli dava dilekçesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 10/5/2012 tarihinde yakalandığını, Savcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığını, isnat edilen suç ile ilgili olarak yapılan yargılama sonunda beraat ettiğini belirterek yaşadığı acı ve elem karşısında 000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebiyle Batman Ağır Ceza Mahkemesinde Hazine aleyhine dava açmıştır. Başvurucu, tazminat talebini 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) Maddesinin (1) numaralı fıkrasının (e) bendine dayandırmıştır. Batman Ağır Ceza Mahkemesince yapılan tensip incelemesi neticesinde başvurucunun gözaltında ya da tutuklulukta geçirdiği sürenin olup olmadığının tespit edilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda Batman Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazılmıştır. Anılan Mahkemece 4/3/2014 tarihli cevap yazısı ile başvurucunun E.2012/223 sayılı dosya nedeniyle gözaltında ve tutuklu hâlde kalmadığı bildirilmiştir. Batman Ağır Ceza Mahkemesinin 29/4/2014 tarihli kararı ile başvurucunun “Söz konusu dava nedeniyle haksız hürriyetinden kısıtlanmadığının anlaşıldığı, kişi hakkında dava açılması halinin CMK’nın Maddesinde koruma tedbiri nedeniyle tazminat talebi için öngörülen şartlar arasında bulunmadığı ve bu nedenle davacının davası bakımından CMK’nın Maddesinde aranan şartların oluşmadığı” gerekçesiyle başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkeme başvurucunun, davada kendisini vekille temsil eden davalı Hazineye 000 TL avukatlık ücreti ödemesine de karar vermiştir. Anılan karar, başvurucuya duruşmada tefhim edilmiş ve hükmün miktar bakımından kesin nitelikte olduğu kararda belirtilmiştir. Başvurucu 26/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk Kanun Hükümleri 5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:“Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;…e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,…Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” 5271 sayılı Kanun’un “Yargılama giderleri” kenar başlıklı Maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.” 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” kenar başlıklı Maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.” 1136 sayılı Kanun’un “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” kenar başlıklı Maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” 1136 sayılı Kanun’un “Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin miktarı” kenar başlıklı Maddesi şöyledir:“Yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.” 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) “Davalardaki temsilin niteliği ve vekâlet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı Maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekâlet ücreti takdir edilir.” Tarife Hükümleri 28/12/2013 tarihli ve 28865 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren (karar tarihinde yürürlükte bulunan) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Ceza davalarında ücret” kenar başlıklı Maddesinin (3) numaralı fıkrası şöyledir:“CMK 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, Tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki, hükmedilecek bu ücret ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sıra numarasındaki ücretten az olamaz.” Anılan tarifenin ikinci kısım ikinci bölüm onuncu sırası şöyledir:“ Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için 000,00 TL” Yargıtay Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/3/2007 tarihli ve E.2007/8-2, K.2007/63 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:“…Çözümü gereken uyuşmazlık, haksız tutuklamadan doğan tazminat istemlerinin kısmen kabul kısmen reddi halinde, kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazine lehine, reddedilen kısım üzerinden dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediğine ilişkindir. … açılan maddi tazminat davalarında tazminat miktarının hesaplanıp belirlenmesi, bunlardan yasal bir takım kesintilerin yapılması uzmanlığı gerektirdiğinden, maddi tazminat miktarlarının çoğu kere uzman bilirkişi incelemesiyle saptanması gerekmektedir. Öte yandan, tazmini gereken manevi zarar da, haksız yakalama veya tutuklamaya maruz kalan kişilerin salt bu yüzden duydukları üzüntü ve acıya karşılık olup, mahkemece bu zarar tayin ve takdir edilirken, hukukun genel prensiplerinden hareketle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün derecesi, haksız olarak tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği süre, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözönünde bulundurulmaktadır. Bu durumda, gerek maddi gerekse manevi tazminat miktarlarının istem tarihinde davacı tarafından tam olarak bilinmesine olanak bulunmamaktadır. O nedenle, haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, davalı lehine avukatlık ücreti ödenebilmesi ancak ve sadece davanın tamamen reddi halinde mümkündür. …” Yargıtay Ceza Dairesinin 30/12/2011 tarihli ve E.2011/7516, K.2011/10596 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:“Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekâlet ücretinehükmolunacağından, davanın tamamen reddedilmesi karşısında davalı hazine lehine vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği halde hükmolunmamasıKanuna aykırı[dır.]” B. Uluslararası Hukuk Sözleşme Hükümleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) “Özgürlük ve güvenlik hakkı” kenar başlıklı Maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “ Herkesözgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:…c) Kişinin bir suç işlediğinden şüphelenmek için inandırıcı sebeplerin bulunduğu veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde, yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması;… Bu madde hükümlerine aykırı bir yakalama veya tutma işleminin mağduru olan herkes tazminat hakkına sahiptir.” Sözleşme’nin Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:“Herkes medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir…” Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme’nin Maddesinin (5) numaralı fıkrasında öngörülen tazminat hakkı, ulusal bir makam veya Sözleşme kurumları tarafından bu maddenin diğer fıkralarından birinin ihlal edildiğinin sabit bulunduğu varsayımına dayanır (N./İtalya [BD], B. No: 24952/94, 18/12/2002, § 49). Sözleşme’nin maddesinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları kapsamında bir özgürlükten yoksun bırakılma için tazminat almak üzere başvuru imkânının bulunması hâlinde anılan maddenin (5) numaralı fıkrasına uygunluk sağlanmış olacaktır (Wassink / Hollanda, B. No: 12535/86, 27/9/1990, § 38). AİHM’e göre bir müdahalenin telafi edilmesine yönelik hukuk yollarının başarısızlığı Mahkemenin sonradan zaman bakımından yargı yetkisine dâhil edilmez (Blecic/ Hırvatistan, B. No: 59532/00, 8/3/2006, §§ 77-79). AİHM, Korizno/Litvanya (B. No: 68163/01, 28/9/2006) kararında zaman bakımından yetkisinin başladığı tarihten önce başvurucunun gözaltına alınmasının sona erdiğini belirterek Sözleşme’nin Maddesinin (1) numaralı fıkrasının ihlal edildiği şikâyetinin yanı sıra (5) numaralı fıkrasının ihlal edildiği iddiasını da incelememiştir.