12. Hukuk Dairesi 2011/15661 E. , 2011/25979 K. MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda "Asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ka…
**12. Hukuk Dairesi 2011/15661 E. , 2011/25979 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/12/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda "Asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiği halde, gerekçeli kararda tazminata hükmedilmeyerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. T.C. Anayasası, yargılamanın alaniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı, yargılama açık yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar açıkça belirtilecektir. HUMK.nun 382.maddesi gereğince, sonradan yazılacak gerekçeli kararında bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde yargılamanın alaniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarih 7/4 sayılı kararında kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağının belirtilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş, önceki karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir. SONUÇ : Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.