Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3522 E. , 2024/5943 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3522 Karar No : 2024/5943 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının t…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/3522 E. , 2024/5943 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/3522 Karar No : 2024/5943 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2013 hesap döneminde kiralanmayan veya işletme aktifine kayıtlı olmayan taşıtlara ait akaryakıt giderlerinin dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate aldığı yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2013 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının "Akaryakıt Giderleri" hesabının, banka şubesindeki müşteri ilişkileri yöneticilerine ait özel araçlara ilişkin yakıt giderlerinden oluştuğu, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde, safi kazancın tespit edilmesi için, kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin indiriminin kabul edileceği, dava konusu tarhiyatların dayanağı akaryakıt giderlerinin ise, şirket aktifine kayıtlı olmayan veya kiralamayan araçlardan kaynaklandığı hususunun tartışmazsız olduğu, araçların şirket işlerinde kullanıldığı kabul edilse bile ilgili araçlar için yapılan ödemelerin giderleştirilmesinin hukuken mümkün olmadığı ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 228. maddesi uyarınca da personelin mülkiyetinde olan araçların banka işlerinde kullanılması örf ve teamüle uygun olmadığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gibi 2010 yılına ait olup 2012 yılı içinde kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Araç yetersizliği nedeniyle müşteri ilişkileri yöneticilerine ait araçların, eğitim, toplantı, müşteri ziyareti ve benzeri nedenlerle şube müdürünün onayı ile ilgili personelce kullanıldığı ve banka yönetiminin belirlediği limitlere göre akaryakıt harcamalarının ödemesinin yapıldığı ve şirket hesaplarında akaryakıt harcamaları olarak giderleştirildiği, işlemin ticari ve ekonomik icaplara uygun olduğu, aksi durumda daha pahalı olan taksi tutulması yoluyla bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi gerektiği, bahsi geçen giderlerin faaliyetin devamı için yapıldığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Ticari kazancın elde edilmesinde gider olarak dikkate alınabilecek akaryakıt harcamalarının, şirketin aktifinde kayıtlı olan yahut kiralanmak suretiyle tahsis edilen araçlara ilişkin olabileceği, araçların banka faaliyetleri dışında kullanılmadığına ilişkin somut bir delil öne sürülemediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, kiralanmayan veya işletme aktifine kayıtlı olmayan taşıtlara ait akaryakıt giderlerinin dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alındığı yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak dava konusu kurumlar vergisinin salındığı ve tekerrür hükümleri gereğince artılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinin, 7338 sayılı Kanun'un 38. maddesiyle değişen ve 26/10/2021 tarihinde yürürlüğe giren 1. fıkrasında, vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı, artırım tutarının kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı, 2. fıkrasında birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihinin dikkate alınacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; vergi ziyaı cezasının, tekerrüre isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacıdan, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 15/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.