6. Ceza Dairesi 2023/13690 E. , 2023/10498 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakem…
**6. Ceza Dairesi 2023/13690 E. , 2023/10498 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 inci maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2006 tarihli ve 2006/3223 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında ... hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) bentleri uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2007 tarihli 2006/611 Esas, 2007/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2007 tarihli 2006/611 Esas, 2007/540 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 14.02.2012 tarihli ve 2010/1557 Esas, 2012/2701 Karar sayılı kararı ile; "...1-Kovuşturma evresinde katılan ...'nün, tanık ...'ın olay günü sulama nedeniyle uzakta olduğunu, konuşmalara şahit olduğunu zannetmediğini beyan etmesi ve tanık ...'nün de tanık ...'ın uzakta olduğunu söylemesi karşısında; tanık ...'nün aşamalarda verdiği beyanlar arasında ki çelişkiler giderilmeden ve tanık ...'ın hazırlık beyanına itibar edilerek hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562.maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5 madde ve fıkrasında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562.maddesinin 2.fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir, 4. Bozma kararı üzerine ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.04.2013 tarihli ve 2012/337 Esas, 2013/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarıca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 28.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2019/165 Esas, 2019/91 Karar sayılı dava dosyasından yapılan ihbar üzerine sanığın deneme süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği işlediği anlaşılıp ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/571 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının yeninden ele alınarak sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2020 tarihli ve 2020/39 Esas, 2020/571 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/41158 Esas, 2022/12051 Karar sayılı kararı ile; "...Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması..." Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma kararı üzerine 22.09.2022 tarihli ve 2022/457 Esas, 2022/588 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri 1. Suçun zamanaşımına uğradığına, 2. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delilin bulunmadığına, 3. Vesaireye, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın, tanıklar F.G ve O.Y ile birlikte tarlasında bulunduğu sırada yanlarına sanık ... ve suç arkadaşı Cevdet ile birlikte geldikleri, sanık ...'un silah tevcih ederek "bizi şikayet etmeyecektin, senin tarlandaki konteynırı dağıtırız, zarar veririz, ağaca bağlarız, ağaçlarını keseriz" şeklinde sözler sarf ederek katılanı tehdit ettikleri anlaşılmıştır. 2. Tanık F.G aşamalarda, tanık O.Y'nin ise olaydan hemen sonra bilgi alma şeklinde alınan ifadesinde katılan anlatımını doğruladıkları anlaşılmıştır. 3. Katılanın aşamalarda özde değişmeyen anlatımlarda bulunduğu saptanmıştır. 4. Sanık suçlamayı kabul etmemiştir. 5. Mahkemece Hukuki Süreç başlığının (3) ve (5) paragraflarında bilgilerine yer verilen bozma ilamlarının gereğinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Zamanaşımı Yönünden Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 28.06.2013 tarihi ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 26.06.2013 tarihleri arasında durduğu nazara alınarak zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmış olup sanık müdafiinin suçun zamanaşımına uğradığı yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. B. Delil Yetersizliği Yönünden Katılan beyanı, tanık anlatımları, sanık savunması, tutanakları Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragraflarında bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Vesaire Yönünden 1. Sanığın tehdit eylemini 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki "silahla ve birden fazla kişi ile birlikte" işlediğinin anlaşılması karşısında birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması dikkate alınarak aynı Kanun'un 61 inci maddesi gereğince temel ceza belirlenirken altı sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/457 Esas, 2022/588 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerçek bölümünün (C-1) numaralı paragrafında belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.