8. Hukuk Dairesi 2019/921 E. , 2021/5478 K. "" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/500 Esas, 2017/560 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerin…
**8. Hukuk Dairesi 2019/921 E. , 2021/5478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli ve 2015/500 Esas, 2017/560 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde, müvekkillerinin davalının eşi...'ın kardeşleri olduklarını, ...'ın babası ...'dan kendisine intikal eden taşınmazları 09.03.1974 tarihli sözleşme uyarınca kardeşi olan davacılara sattığını öne sürerek, dava konusu taşınmazların muris... adına olan kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davaya tutanak hakkında müvekkilinin bilgisinin olmadığını, tutanak içeriğini kabul etmediklerini, dava konusu senedin miras payının devri için gerekli yasal koşulları içermediğini, müvekkilinin taşınmazlar üzerinde uzunca süredir hak sahibi olup, ortaklığın giderilmesi davası açılması üzerine bu davanın açıldığını, hak sahibi olduğunu iddia eden davacıların bugüne kadar mevcut durumu kabullenerek dava konusu etmemiş olmamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçesine ekli “köy senedidir” başlıklı belgede satıcı olarak..., alıcı olarak da ...’ın isim ve imzalarının bulunduğu, davacı kardeşlerin dayanak senet altında isim ve imzalarının bulunmaması nedeniyle bu senede istinaden hak talep edemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme yönelik asıl ve birleşen davada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.