T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/2054 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R) ESAS NO : 2020/2054 KARAR NO : 2025/1276 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 15/10/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/675E., 2020/568K. DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 25/12/2025 YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin iş yerinde çalışan davalı şirket personelinin açtıkları davalar üzerine dava dışı işçilere mahkeme ilamında hükmedilen işçilik alacaklarının ödendiğini, yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşmeye göre işçilik alacaklarından davalı şirketin sorumlu olduğunu bildirerek ödenen bedellerin davalıdan rücuen tahsili amacı ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: dava dışı işçilerin kendi istekleri işten ayrıldıklarını ve bu nedenle işçilik alacağı tahakkuk etmeyeceğinden davacının yaptığı ödemeleri müvekkilinden talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesince "... taraflar arasında imzalanan özel güvenlik ve koruma hizmetleri sözleşmesi çerçevesinde, dava dışı 5 işçiye, davacı şirkete karşı Ankara 11 ve 18. İş Mahkemelerinde açtıkları 2016/352 - 353 - 354 - 355 ve 2016/431 esas sayılı dosyalar kapsamında sulh ve ibra protokolü imzalanmak suretiyle davacı şirket tarafından işçilik alacakları, yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı esas alınarak ödemeler yapıldığı, yapılan ödemeler toplamının 47.000,00 TL olduğu, bilirkişi hesap raporu doğrultusunda dava dışı her bir işçi yönünden talep edebilecekleri işçilik alacakları ile yargılama gideri ve vekalet ücreti kapsamının ayrı ayrı belirlenerek davalı şirketin sorumlu olduğu toplam tutarın işçilerin çalışma sürelerine göre bilirkişi tarafından usulünce hesaplanarak toplam 20.512,38 TL olarak belirlendiği, yapılan hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme ve davalı şirkette dava dışı işçilerin çalışma sürelerine göre yerinde olduğu, davalının hesaplanan tutardan sözleşme kapsamına göre sorumlu tutulması gerektiği açıkça anlaşılarak yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca dava konusu işçilik alacaklarının tamamından davalı şirketin sorumlu olduğunu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu ödemelerin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının ise gerekçesiz olarak reddedildiğini, hatalı olan bu raporun hükme esas alındığını, ilk derece mahkemesi tarafından alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesinin mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, davalının işçilerine ödenen paranın belli olduğunu, dosyada bu hususta belgelerin bulunduğunu, bu belgelerin varlığına rağmen alacağın likit olmadığı yönünde gerekçe tesis edilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; SGK'dan kayıtlarından da anlaşılacağı üzere kendisi istifa etmiş işçinin hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının yaptığı ödemelerden hiçbir sorumluluğu olmadığını ve yaptığı ödemeleri de müvekkilinden talep etmesinin kanunsuz olduğunu, işçilerin kendileri istifa etmiş olmaları nedeniyle açmış olduğu davaların redolacak iken müvekkili şirketi zarara uğratmak için müvekkili şirket haberdar edilmeden ödeme yapmalarından dolayı müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinin kanunsuz olduğunu beyan ederek; yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. II- İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; diğer yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın çözümü kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Somut olayda; alacağın belirlenebilir ve likit olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden davacı yararına anılan madde hükümleri doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, aksi görüşle yazılı şekilde davacının icra inkar tazminatı isteminin alacak likit kabul edilmediğinden reddi yerinde görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını istinaf sebeplerine uygun olarak düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) a) Yukarıda I nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin HMK m. 353/1.b.1 gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, b)Yukarıda II nolu bentte açıklanan nedenlerle; HMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/675E., 2020/568K. sayılı dava dosyasında verdiği 15/10/2020 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, Buna göre: "Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Ankara 18. İcra Müd.'nün 2017/15223 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin, 20.512,38 TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa (20.512,38 TL) takip tarihinden geçerli olmak üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, Kabul edilen miktarın %20'si oranında hesaplanan 4.102,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine Bu karar nedeniyle alınması gerekli 1.401,20 TL harçtan peşin alınan 647,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 754,12 TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 20.512,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.139,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 616,82 TL'si ile 31,40 TL başvurma, 647,08 TL peşin harç toplamı 1.295,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 17.378,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 22,93 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," 2-) a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.401,20 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 350,30 TL'nin mahsubu ile kalan 1.050,90 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. b) Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine. 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. 26/12/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...