Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -2-167 (Devralma) Karar Sayısı : 09-47/1157 -293 Karar Tarihi : 14.10.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V .) Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ , İsmail Hakkı KARAKELLE , Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA , Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER : E. Ebru ÖZTÜRK , Sinan ÇÖRÜŞ, Mücteba ALTUN C. BİLDİRİMDE : - Oracle C orporation BULUNAN Temsilci leri: Av. Gön
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2009 -2-167 (Devralma) Karar Sayısı : 09-47/1157 -293 Karar Tarihi : 14.10.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI (Başkan V .) Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ , İsmail Hakkı KARAKELLE , Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA , Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER : E. Ebru ÖZTÜRK , Sinan ÇÖRÜŞ, Mücteba ALTUN C. BİLDİRİMDE : - Oracle C orporation BULUNAN Temsilci leri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK - Av. Murat Hakan ÖZGÖKÇEN 20 Çitlenbik Sokak No:12 Yıldız Mahallesi Beşiktaş/ istanbul E. TARAFLAR : - Oracle Corporation 500 Oracle Parkway, Redwood Shores, CA 94065, ABD - Sun Microsystem s, Inc. 4150 Network Circle, Santa Clara, Kaliforniya, 95054, ABD E. DOSYA KONUSU: Sun Microsystems Inc. in hisselerinin tamamının Oracle Corporation ın tamamına sahip olduğu iştiraki Soda Acquisitio n Corporation tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi . F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 3.8.2009 tarih, 5501 sayı ile intikal eden ve eksiklikleri en son 24.9.2009 tarih ve 6875 sayı ile tamamlanan bildirim üzerine, 4054 30 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 1997/1 sayılı Rekabet Kurulu ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ in ilgili hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme sonucunda düzenlenen 9.10.2009 tarih 2009 -2- 167/Öİ -09-EÖ sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu, 12.10.2009 tarih ve REK.0.06.00.00 -120/414 sayılı Başkanlık Önergesi il e 09 -47 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor da; bildirim konusu devralma işleminin 1997/1 sayılı Tebliğ ka psamında bir devralma işlemi olduğu, işlemin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun un 7. maddesi kapsamında bir h akim durum yaratmaya veya mevcut bir h akim durumu güçlendirmeye yönelik olarak rekabetin 40 önemli ölçüde azaltılması sonucu doğurmayacağ ı, işleme izin verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 09-47/1157 -293 2 H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. İlgili İşlem ve Taraflar H.1.2. İşleme İlişkin Bilgiler Bildirim konusu işlem, Oracle Corporation (Oracle) ın, tamamına sahip olduğu iştiraki Soda Acquisition Corpora tion (Soda) aracılığıyla , Sun Microsystems Inc. (Sun) in tüm malvarlığı ve ticari faaliyetlerinin üzerinde tam kontrolü devralması işlemidir. İşlem 50 19.4.2009 tarihli Birleşme Sözleşmesi uyarınca gerçekleştirilmektedir. Sözleşme uyarınca Soda ve Sun, Sun bü nyesinde birleşecek; Soda nın hukuki varlığı sona erecek ve Sun, Oracle ın yüzde yüz iştiraki haline gelecektir. İşlem Türkiye nin yanı sıra ABD, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Kolombiya, Avrupa Komisyonu, İsrail, Kazakistan, Kore, Japonya, Meksika, Pakistan, Rusya, Güney Afrika, İsviçre, Tayvan ve Ukrayna rekabet otoritelerinin de iznine tabidir. Taraflar, devralma işleminin kapanışını anılan ülkelerin rekabet kanunları kapsamında izin verilmesine, Sun ın hissedarlarınca birleşmenin onaylanm asına ve sözleşmenin tanınmasına ve diğer standart kapa nış koşullarına bağlı olarak gerçekleştirmeyi planlamaktadır. Avrupa Komisyonu 3 Eylül 2009 tarihinde, en geç 60 19 Ocak 2010 da sonuçlandırmak üzere işlemi ikinci safha incelemeye (phase two investigatio n) aldığını açıklamıştır. Bildirim formunda, devralma işleminin gerçekleştirmesinin genel amacının, donanım ve yazılımları daha yüksek performans gösterecek şekilde optimize etmek, geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş güvenlik sağlayarak açık kaynak standart lar aracılığı ile müşteri tercihlerini ve esnekliğini artırmak olduğu ifade edilmektedir. H.1.3. Taraflar H.1.3.1. Devralan Taraf: Oracle Oracle, hisseleri NASDAQ Borsası nda işlem gör en, şirket uygulama yazılımlarının, 70 veri tabanı yönetim sistemi yazılı mlarının, aracı yazılımların tasarımı, gelişimi, üretimi ve dağıtımında ve ilgili hizmetlerde faaliyet gösteren halka açık bir şirkettir. Oracle dünya genelinde satışını yaptığı ürünleri aynı şekilde Türkiye deki müşterilere de sunmaktadır. Oracle ın Türk iye de iki iştiraki bulunmaktadır: Oracle Bilgisayar Sistemleri Limited Şirketi ve Siebel Systems Yazılım Hizmetleri Limited Şirketi (Siebel). Ancak, Siebel halihazırda tasfiye halindedir. Oracle ı doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol e den herhangi bir ş irket ya da kişi bulunmamaktadır. 31 Mart 2009 tarihi itibariyle, en büyük iki hissedar yaklaşık %23 lük hisse senedi ile Lawrence J. Ellison ve yaklaşık %8,6 lık hisse senedi ile Capital Research and Management Company dir. 80 Son tamamlanmış mali yıl içind e (31 Mayıs 2008), Oracle dünya genelinde yaklaşık olarak ( .) TL ( . ABD Doları1) tutarında ciro elde etmiştir. Bu cironun ( .) TL tutarındaki kısmı Türkiye deki faaliyetlerinden elde edilmiştir. H.1.3 .2. Devredilen Taraf: Sun Sun, merkezi ABD de b ulunan, hisseleri NASDAQ Borsası nda işlem gör en bir şirkettir. Sun, bilişim ürün ağları oluşturma ve sunucu, bellek, açık kaynak yazılım ve 1 2008 yılı Merkez Bankası ortalama döviz alış kuru olan 1 ABD Doları=1,292 TL esas alınmıştır. 09-47/1157 -293 3 bunlara ilişkin hizmetleri de içeren teknoloji geliştirme alanlarında faaliyet göstermektedir. Sun ın Türkiye de s unulan ürünleri, dünya genelinde sunulan ürünlerle aynı kapsamdadır. Sun, Türkiye de iştiraki olan Sun Microsystems Bilgisayar Sistemleri 90 Ltd. Şti. aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Sun ı doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol e den herhangi bir şirket ya da kişi bulunmamaktadır. Sun ın en büyük hissedarı (yaklaşık %5 lik hisse oranı ile) Barclays Global Investors NA d ır. Halihazırda, Barclays Global Investors NA %5 den fazla hisseye sahip olan tek yatırımcıdır. 2008 mali yılında, Sun dünya genelinde yak laşık olarak ( .) TL ( . ABD Doları) tutarında ciro elde etmiştir. Bu cironun yaklaşık olarak ( .) TL ( . ABD Doları) tutarındaki kısmı Türkiye deki faaliyetlerinden elde edilmiştir. H.2. İlgili Pazar H.2.1. Pazara İlişkin Bilgiler 100 Devre konu olan Sun ın faaliyet gösterdiği alanlardan biri veri tabanı yönetim sistemleridir. Sun bu alanda açık kaynak kodlu olan MySQL ile faaliyet göstermektedir. Sun, ayrıca Java platformunu yaratan ve halen lisanslayan şirkettir. Bu çerçevede ö ncelikle açık kaynak kodlu yazılımlar ve Java hakkında bilgi verilecektir . Açık kaynak kodlu yazılımlar Piyasaya sürülen her yazılım, üretici şahıs ya da firmanın haklarını ve kullanıcının haklarını korumaya yönelik bir lisans anlaşması içerir. Bir lisans anlaşması, programın kopyal anması sırasında izlenecek yöntemler, lisans ücreti, teknik destek, kullanıcının yazılım üzerinde ne gibi hakları olduğu konularına açıklık getirmelidir. 110 Bugüne kadar yüzlerce lisans anlaşması piyasaya çıkmıştır. Bunları genel olarak aşağıdaki şekilde sını flandırmak mümkündür: Serbest yazılım anlaşmaları Serbest olmayan ücretsiz yazılım anlaşmaları2 Serbest olmayan yazılım anlaşmaları3 Serbest yazılım anlaşmaları arasında en popüleri GPL (General Public License) dir. Gerek kullanıcı gerekse üreticiye b üyük olanaklar sağlayan bir lisan s türü olan GPL , 1983 yılında Richard Stallman tarafından geliştirilmiştir. GPL' nin en önemli özelliği, yazılımların kaynak kodu ile birlikte dağıtılması zorunluluğudur. Üretici firma yazılımını ikili kod (binary code) olar ak dağıtsa bile, kaynak kodunu herkes tarafından 120 erişilebilir kılmak zorundadır. Kullanıcı, bu kaynak kodu alıp inceleyebilir, üzerinde istediği değişikliği yapabilir, kendi projelerinde, yazılımlarında kodun tamamını ya da bir parçasını kullanabilir. Hatt a başkasının kod parçasını alıp, üzerinde değişiklik yapıp satarak maddi kazanç da elde edebilir. Tek koşul, yeni üretilen programın da GPL ile lisanslanmak zorunluluğudur. Halen çok sayıda yazılımın lisanslandığı BSD (Berkeley Software Distribution) de, programları kaynak kodları ile dağıtmayı öngörmektedir. Ancak BSD lisansının 2 Örnek: BSD lisansı, Apache, Zope, OpenLDAP, Phorum, Mozilla, Interbase, Netscape, QT gibi yazılımların lisansları ve IBM, Sun gibi firmaların Public License'ları 3 Örnek: Original Artistic License, Apple Public Source License 09-47/1157 -293 4 GPL den en belirgin farkı, değiştirilerek piyasaya sürülen yazılımın kodunun açık olması zorunluluğu ve BSD lisanslı olması zorunluluğunun olmamasıdır. GPL, üretilen yazılımın da GPL olmasını zorunlu tutarak, BSD lisansında olduğu gibi 130 programların kodlarını olduğu gibi kullanarak ya da biraz değiştirerek kendi yazılımları içine yerleştirmeyi ve yazarına ve kullanıcılara hiçbir geri bildirim yapmayarak maddi kazanç elde etmeyi imk ansız kılmaktadır. GPL yazılımların çok büyük bir kısmı ücretsizdir. Genel yaklaşım yazılımdan değil, kullanıcıya sunulan destekten para kazanılması şeklindedir. Bu özelliği ile GPL, birçok lisanstan ayrılmaktadır. GPL yazılımların dünyada çok büyük bir he def kitlesi vardır. İnternette her gün onlarca yazılımın duyurusu yapılmakta ve on binlerce, belki yüz binlerce kişinin bir defada yazılımdan h aberdar olması sağlanmaktadır. Özellikle orta ve küçük ölçekli firmalar için büyük sorun olan, hedef kitleye ulaş amama sorununu aşmak, yazılım GPL ile lisanslandığında büyük bir problem teşkil 140 etmemektedir. Sonuç olarak GPL, bilişim sektöründe son yılların en önemli gelişmelerinden biridir. GPL ile lisanslanmış yazılımların içinde en popüleri Linux işletim sistemidi r. Bunun gibi daha binlerce yazılım GPL ile lisanslanmaktadır. Yukarıda da belirtildiği gibi Sun ın MySQL i bu model ile çalışmaktadır. Kullanıcılar MySQL i internetten ücretsiz olarak bilgisayarlarına indirebilmektedir. Ancak ürüne ilişkin destek hizmet i talep etmeleri halinde Sun a bir bedel ödemektedirler. JAVA Sun, Java platformunu yaratan ve halen lisanslayan şirkettir. Java, özel uygulamalar geliştirmede ve çalıştırmada yaygın olarak kullanılan lider programlama dilidir. 150 İşletme uygulamalarının geli ştirilmesi için kritik bir platformdur. Java hem açık kaynaktır, hem de müseccel yazılımdır. Java dili ve kaynak kodu GPL altında piyasay a sürülmüş iken, Sun , JRE (Java R untime Environment), JDK4 (Java Development Kit) ve Java EE (E nterprise Edition) d ahil çeşitli Java platform edisyonlarının telif hakkı sahibi dir. Tam bir Java yığınında5 üç katman vardır. Yığının en üstünde Java uygulamasının kendisi bulunur. Bu unsur Java programlama dilinde yazılmış kullanıcı programlarından oluşur. Bunun için Sun dan veya diğer Java fikri mülkiyeti sahiplerinden herhangi bir lisans alınması gerekme mektedir . Yığının ortasında Java uygulama sunucusu (application server) bulunur ki bu, 160 çalışma zamanı kitaplıkları koleksiyonu ve API (Application Programming Interfaces - Uygulama Programları Arayüzleri ) lardır. Bu kitaplıklar veya API lar, Java kodunun, Java uygulamalarının yaygın olarak ihtiyaç duyduğu belli kilit yardımcı fonksiyonlarını gerçekleştiren modüllerdir. Her Java yığınının en altında bir Java Runtime Environment (JRE - Çalışma Zamanı Ortamı) bulun maktadır . JRE iki kilit bileşenden oluşur: - Java Virtual Machine (JVM - Java Sanal Makinesi), derlenen bilgileri donanım platformu için uygulanabilir talimatlara dönüştürür. JVM ler arasında işlevsellik 4 Bir Java Geliştirme Kiti (JDK), bir JRE den ve artı olarak Java BAYT kod derleyici (javac) gibi Java uygulamalarının geliştirilmesi için gereken belli compile -time (derleme zamanı) gereçlerden oluşur. 5 ing. stack . Yığın terimi, bir organizasyon tarafından kullanılan teknoloji ürünleri katmanlarını i fade etmek için kullanılmaktadır. 09-47/1157 -293 5 ve performans bakımın dan çok belirgin farklılıklar vardır. Bu nedenle bütün uygulama sağlayıcıları, Sun dan alınan lisans çerçevesinde kendi JVM lerini 170 geliştirmeyi seçmiştir. - Java Standard Edition (SE - Standart Edisyon), gerek sunucu gerekse istemci de çalışsın, neredeyse bütü n Java uygulamaları için gerekli olan bir dizi temel Java API larıdır. Java uygulama sunucusu ve JRE katmanları için Sun dan lisans alınması gerekmektedir. Java Community Process (JCP) : JCP, Java geliştirici lerinin yeni bir Java spesifikasyon (spec) üretm ek veya mevcut bir spec i güncellemek için işbirliği yaptığı bir süreçtir. Bir spec, dil, sanal makine, platform edisyonları, profiller ve API lar d ahil, Java teknolojisinin bazı yönlerinin yazılı spesifikasyonudur. 180 JCP, Sun ile diğer geliştiriciler arasın daki iki taraflı anlaşmalarla yönetilen bir süreçtir. Süreç, iki İcra Komitesi nin katılımını içer mektedir . Her bir İcra Komitesi nin 16 üyesi bulun maktadır . Bunlardan biri Sun ın sahibi olduğu daimi koltuk iken, 10 u Sun tarafından gösterilen adaylardan o luşur. (Üyelik JCP üyelerinin onayıyla gerçekleşir.) 5 koltuk ise JCP üyelerinin doğrudan oyu ile doldurulur. JCP nin günlük işleri Program Yönetim Ofisi tarafından yapılır. Program Yönetim Ofisi, sadece Sun yönetimine karşı sorumlu olan Sun personelinden oluşur. Bir spec in yaratılması: Yeni bir spesifikasyon yaratmak için Program Yönetim Ofisi ne bir Java spesifikasyon talebi (JSR) sunulmalıdır. Her JSR, bir geliştiricinin o JSR nin geliştirilmesine rehberlik etmesi için spec lideri olarak atanmasıyla başlar. 190 Herhangi bir JCP üyesi, yeni JSR ler için spec lideri olabilir.6 Mevcut JSR lerin çoğunun spec lideri Sun dır. Sun, üç ana Java Platform Edition ı, yani Java EE, Java Micro Edition (ME) ve Java SE i yöneten kilit JSR lerin tamamının spec lideridir. Herhangi bir yeni JSR için, spec lideri adayı projeyi ilk onay oylaması için ilgili İcra Komitesi ne sunmalıdır. Teklif onaylandığında, spec lideri projede çalışmak isteyen diğer JCP üyelerini projeye alır. Uzman Grubu olarak bilinen bu grup, yapılaca k testler serisi için bir yazılım kodu oluşturacaktır. Bu testler serisi Technology Compatibility Kit (TCK - Teknoloji Uyumluluk Kiti) olarak bilinir. Bir JSR nin bütün unsurları -yazılı spesifikasyonun kendisi, referans uygulama, TCK ve bütün gerekli doküm antasyon - tamamlandığında JSR bir kez daha İcra 200 Komitesi ne nihai onay oylaması için sunulur. Spec uygulamasının lisanslanması: Spec formülasyonuna katılımları sırasında geliştiriciler ciddi ölçüde know -how katkısı yap maktadır ; bunlar fikri mülkiyet haklarıyla korun maktadır . Bu katkılar Java Specification Participation Aggrements (JSPA - Java Spesifikasyon Katılım Anlaşmaları) hükümleri ile yönetilir. JSPA lar Sun ın her bir geliştirici ile ayrı yaptığı anlaşmalardır. JSPA lara göre, bir JSR nin Uzman Gru bu nun her bir üyesi, spec liderine, üyenin sahip olabileceği ve JSR nin yaşama geçirilebilmesi için gerekli olan bütün telif haklarını, ticari sırları ve patentleri kapsayan süresiz, münhasır olmayan, dünya çapında, telif ücreti olmadan, tamamı ödenmiş, geri döndürülemez, alt -lisanslama 210 6 Mevcut spesifikasyonlar için önceki spec lideri, spec lideri olarak kalma hakkını korur. Güncelleme nin yapılmadığı süre boyunca spec lideri, o spesifikasyonun bakım lideri olacaktır. 09-47/1157 -293 6 hakkı içeren lisans vermek zorundadır. Spec lideri, bu suretle JSR ı gerçekleştirmek için gereken fikri mülkiyetin tamamı üzerinde tam kontrol kurar. Spec lideri de, JSR i bağımsız olarak gerçekleştiren yaratıcıya süresiz ve telifsiz bir fikri mülkiyet lisansı vermek zorundadır. Ancak bu zorunluluk, koşulsuz değildir. Lisans verilmesi sadece bütün JSR ın modifikasyonsuz olarak doğru şekilde uygulanması ve ilgili TCK nın başarıyla geçilmesi durumunda zorunludur. Spec liderl erinin TCK ların lisans koşullarına ilişkin önemli takdir yetkileri vardır. Örneğin IBM, Red Hat veya SAP gibi, Java EE uyumlu uygulama sunucularının sağlayıcıları, Java EE JSR ların kendilerine ait uygulamalarını yaratmakta özgürdür ama ilgili TCK ların k ullanımı için Sun ile ticari ilişkiye girmeleri gerekir. Yukarıda da 220 belirtildiği gibi üçüncü tarafın JSR lisansı alabilmesi için TCK yı geçmesi gerekir. Uygulama, ancak geliştirici Sun dan TCK lisansı alırsa test edilebilir. H.2.2. İlgili Ürün Pazarı Bildirim konusu işlem, kurumsal bilişim hizmetleri alanı na ilişkin bir işlem dir. Kurumsal düzeyde veri akışı donanım ve yazılım olmak üzere iki temel ürün grubu aracılığıyla sağlanmaktadır. Donanım, genel itibariyle veri depolama, işleme, gönderme ve almaya ya rayan fiziksel boyuta sahip cihazları kapsamaktadır. Bunlar sunucu, istemci ve depolama cihazları olarak ayrılmaktadır. Sunucu, şirketin bilgi işleme ağının merkezinde bulunan, genellikle verilerin depolanması, bu verilerin geri çağrılması, kurum çalışanla rının birbirleriyle ve kurum dışındakilerle iletişim kurması gibi 230 amaçlarla kullanılmaktadır. İstemciler , bu iletişim sırasında kullanıcılar tarafından kullanılan bilgisayar ve mobil cihazlardan oluşmaktadır. Depolama cihazları ise kurumsal veri akışı sıra sında üretilen verilerin saklandığı saklama birimlerini ifade etmektedir. Donanım ürünleri hız, kapasite, güç tüketimi gibi faktörler açısından farklılaşabilmektedir. Bu çerçevede donanım pazarı gibi geniş bir p azar tanımı yapılması yanıltıcı olabilecekt ir. Donanım alanında Oracle ın bir faaliyetinin olmaması ve işlem neticesinde sadece bir kontrol değişikliği oluşacak olması nedeniyle , bu alana ilişkin olarak bir ilgili ürün pazarı tanım lanmasına gerek görülmemiştir . İşlemden etkilenen bir diğer ürün gr ubu yazılım ürünleridir. Yazılım, donanımın 240 belirlenen görevleri yapmasını sağlayan program, prosedür ve dokümantasyon bütünü olarak tanımlanmaktadır. Yazılımlar diğer yazılımlarla birlikte çalışabilirliğine göre (açık sistem ve kapalı sistem yazılımlar) v e kaynak kodunun açık ya da kapalı olmasına göre (açık kaynak kodlu ve kapalı kaynak kodlu) farklılaşabilmektedir. Açık sistem yazılımlar, tüketicinin alternatif yazılım ürünleri arasında seçim yapabilmesini temin etmek adına, farklı sağlayıcı ların ürünler inin birbirleriyle çalışmasının güvence altına alınması esasına dayanmaktadır. İşlemden etkilenen y azılım ürünleri ve bunların fonksiyonları aşağıda gösterilmektedir : Tablo 1: Yazılım ürünleri ve tanımları 250 Yazılım İşlevi 1. İşletim Sitemleri (Operating Systems) Bilgisayar donanımının kaynakların paylaştırılması ve bilgisayar sisteminde çalışan diğer tüm programların yönetilmesi 2. Veritabanı Yönetim Sistemleri (Database Management Systems) Bilginin düzenlenmesi depolanması, analiz edilmesi ve geri çağrıl ması 09-47/1157 -293 7 3. Uygulama Platform Çözümleri Yazılım geliştiricilerin uygulama hazırlama ve konuşlandırmalarının daha kolay hale getirilmesi, yazılım geliştiricilerin uygulamalarının anlaşılmasını sağlayacak bir standardizasyon sağlanması 4. Yazılım Gelişti rme Araçları (Software Development Tools) Yeni ya da var olan yazılım çözümlemelerinin geliştirilmesi 5. Kişisel Üretkenlik Uygulamaları (Personal Productivity Applications) Word işleme, kişisel veri sistemi idaresi, hesap çizelgeleri, grafik sunumları gi bi faaliyetlerin gerçekleştirilmesi 6. Ara Yazılım (Middleware) Bilgisayar sistemleri ile yazılım bileşenlerini birbirine bağlayan yazılım programlarının ve birden çok cihazın bir ağ üzerinden birlikte çalışmasının sağlanması, çeşitli kullanıcıların ay nı anda dünya genelinde çalışan sunuculara giriş ve çıkış yapması ve bu giriş ve çıkışların kaydedilmesi 6.1. Uygulama Sunucuları (Application Servers) Farklı kullanıcıların, yaygın bir veri tabanıyla ve birbirleriyle etkileşimlerinin yönetilmesi ve en uy gun sistem performansın temin edilmesi için hafıza ve işlem kapasitesi gibi kaynakların kullanımının düzenlenmesi 6.2. Uygulama Entegrasyon Yazılımı (Application Integration Software) Uygulamaların birbirleriyle daha efektif çalışmasının sağlanması 6.3. Kurumsal Portal Yazılımı (Enterprise Portal Software) Tek bir giriş noktası ve web -bazlı kullanıcı arayüzü sağlanarak bilgi ve işlemlerin kuruluş sınırları içerisinde entegre edilmesi 6.4. Kimlik ve Giriş Yönetimi Yazılımı (Identity and Acess Management Software) Güvenlik ayarlarının yönetilmesi ve bilgiye erişimin sağlanması 6.5. Birlikte Çalışma Yazılımı (Collaboration Software) Kullanıcıların iş ortamında birlikte çalışmalarına yardımcı olunması ve ileti, takvim ve görev akışı gibi hizmetlerin sunulma sı 6.6. Sanallaştırma Yazılımı (Virtualization Software) Bir sunucun un birden fazla sanal makineye bölünmesi Ara yazılımlara ilişkin olarak da pazarı geniş ya da dar tanımlamanın yapılacak değerlendirmeyi değiştirmeyecek olması nedeniyle , bir ilgili ürü n pazarı tanım lanmasına gerek görülmemiştir . Benzer şekilde işletim sistemleri, kişisel üretkenlik uygulamaları , yazılım geliştirme araçları ve uygulama platform çözümleri pazarlarında taraflardan sadece birinin halihazırda bu alanda faal olması ve/veya piyasada herhangi bir rekabet karşıtı etkinin doğmaması nedeniyle bu pazarlara ilişkin olarak da ilgili ürün pazarı tanımlanmasına gerek görülmemiştir. Bu çerçevede sadece v eri tabanı yönetim sistemleri pazarına ilişkin olarak yapılacak pazar tanımı , değerl endirme açısından önem arz etmektedir. Bu alanda hem Oracle ın, hem Sun ın faaliyeti bulunmaktadır. Oracle tarafından Oracle Database 260 11g, Oracle TimesTen, Berkeley DB, Oracle Database Lite ürünleri sunulmaktayken, Sun açık kaynak kodlu ve kurulumu ücretsi z bir şekilde gerçekleştirilebilen MySQL ürünü ile faaliyet göstermektedir . Bu noktada değerlendirilmesi gereken husus iki yazılımın aynı işlevi yerine getirmesinin , bu yazılımların aynı ürün pazarı içerisinde değerlendirilmesi için yeterli olup olmadığıdı r. Bu hususa ilişkin olarak AB Komisyonu kararları, Rekabet Kurulu kararları ve müşteri/rakiplerin görüşleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılacaktır. AB Komisyonu kararlarında, açık kaynak kodlu yazılımların lisan slı yazılımlara ne ölçüde alternatif olduğu hususu nun yazılımın niteliğine göre farklılık gösterebildiği ve; 09-47/1157 -293 8 Bazı yazılım türleri söz konusu olduğunda açık kaynak yazılımların müşterilerin 270 büyük bir kısmı tarafından lisanslı yazılımlara alternatif ürünler olarak görülebildiği, bazı müşterileri n kritik uygulamalar söz konusu olduğunda hala açık kaynak yazılımı kullanmaktan imtina etmesine rağmen, bu yazılımların, şu an itibariyle bazı görevler özelinde, gerek KOBİ ler gerek büyük kurumlar için geleneksel lisanslı ürünlere bir alternatif teşkil e decek kadar olgunlaştığı ve bu ürünler üzerinde uyguladığı rekabetçi baskının gün geçtikçe arttığı,7 Bazı yazılım türleri söz konusu olduğunda ise, açık kaynak yazılımların henüz büyük müşteriler tarafından yeterli derecede güvenilir ve lisanslı ürünlere m uteber bir alternatif olarak algılanmadığı, bu durumun açık kaynak ürünlerin işlev açısından sınırlı olmaları ile bu ürünlere yönelik bakım ve destek hizmetleri 280 yoksunluğu dikkate alındığında yakın gelecekte değişmesinin pek mümkün görünmediği8 ifade edilm ektedir. Komisyon un BEA nın Oracle tarafından devralınması işlemini değerlendir diği 29.4.2008 tarih ve COMP/M.5080 sayılı karar ında şu ifadelere yer verilmektedir: Piyasa araştırması ara yazılım segmentinin, ürünün son kullanımı göz önüne alındığında al t segmentlere ayrılabileceğini ortaya koymaktadır . Ancak her halükarda, söz konusu işlem tüm alternatif pazar tanımları altında bir rekabet kaygısı oluşturmadığından, bu karar çerçevesinde ilgili ürün pazarının kesin bir tanımının yapılmasına gerek duyul mamaktadır. 290 26.10.2004 tarih ve COMP/M.3216 sayılı kararında AB Komisyonu, kurumsal yazılımların bir alt segmenti olan Kurumsal Uygulama Yazılımları (KUY) alanında faaliyet gösteren Peoplesoft un Oracle tarafından devralınması işlemini değerlendirmiştir. K ararda şirket f inansal varlıklarının yönetimi, pazarlama işlevleri ya da şirket kaynaklarının idare edilmesi gibi temel fonksiyonların yerine getirilmesi amacıyla kullanılan yazılım ürünleri olarak tanımlanan KUY un, Finansal Kaynak Yönetimi (FKY), İnsan Kaynakları Yönet imi (İKY) , Kurumsal Proje Yönetimi ve Arz Yönetimi yazılımları olmak üzere alt pazarlara ayrıldığı görülmektedir. Kurumların özellikle FKY ve İKY ihtiyaçlarına yönelik yazılımların, kurum büyüklüğü, ihtiyaçların kapsamı ve derinliği, yazılımın hizmet ettiğ i amaçlar açılarından farklılaştığı 300 değerlendirmesi yapılmıştır. Bu çerçevede FKY ve İKY yazılımları gibi daha ziyade büyük kurumlar tarafından tercih edilen yüksek fonksiyonelliğe sahip, üst segment yazılımların orta segment yazılımlara nazaran ; Yapı it ibariyle daha karmaşık olması, Daha geniş kapsamlı ve fonksiyonel olması, daha fazla sayıda kullanıcıya hitap etmesi, daha pahalı olması, Daha kapsamlı, hızlı ve güvenilir ürün desteği sağlanıyor olması, Büyük kurumların çok sayıda ülkede aynı anda faaliy et göstermesinden ötürü bu faaliyetlerinin eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi gereğine daha iyi hizmet etmesi, 310 7 Case No COMP/M.5080 -ORACLE /BEA s ayı 29.4.2008 tarihli karar. 8 Case No COMP/M.4747 - IBM/ TELELOGIC sayı 05.03.2008 tarihli karar, prg. 56 -65. 09-47/1157 -293 9 Büyük kurumların güvenlik ihtiyaçları ve hiyerarşik yapıları uyarınca hangi kullanıcı tarafından hangi bilgiye ulaşılacağının belirlenmesi açıs ından daha tercih edilebilir olması, Büyük kurumların üst düzey işbölümü ve iş akış organizasyonu uyarınca bir bütün olarak ve uyumlu bir şekilde çalışması gereğine daha iyi hizmet etmesi hususları dikkate alınarak, kararda fonksiyonelliği yüksek ve orta katman yazılımlar olmak üzere iki farklı pazar tanımı yapılmıştır. Kararda dikkat çekilen bir başka husus, yapılan piyasa araştırmalarında fiyatın her zaman en önemli alım kriteri olarak ortaya çıkmadığıdır. Kurumlar için programların ne kadar işle vsel olduğu, sağlayıcıyla geçmişte tesis edilmiş olan bir ilişki olup 320 olmadığı gibi hususların önem kazandığı tespitine yer verilmektedir. AB Komisyonu nun bu kararda benimsediği müşterilerin ihtiyaç ve talepleri göz önüne alınarak ilgili ürün pazarının segmentlere ayrılması yaklaşımı daha sonra başka kararlarında da görülmektedir . 29.0 6.2001 tarih ve COMP/M.2478 sayılı Business Solutions ve IBM Italia arasında bilgi teknolojileri hizmetleri alanında bir ortak girişim kurulmasına ilişkin ve 23.0 9.2002 tari h ve COMP/M.2946 sayılı PWC Consulting in IBM tarafından devralınmasına ilişkin kararlarda da küçük ve orta boy firmalar ile büyük firmalar arasındaki ihtiyaç farkları göz önüne alınmış, bu farklılıkların pazar tanımının bunlar için ayrı ayrı yapılmasına n eden olabileceği ifade edilmiş, ancak işlemin tüm alternatif pazar tanımları göz önüne alındığında rekabetçi bir kaygı 330 doğurmamasından hareketle kesin bir pazar tanımı yapılmamıştır. Müşteri İlişkileri Yönetimi Ya zılımları alanında gerçekleşen 22.12.2005 t arih COMP/M.3978 sayılı Siebel in Oracle tarafından devralınmasına ilişkin kararda ise benzer bir şekilde ilgili yazılımlara ilişkin nihai bir pazar tanımına gidilmemiş ancak bu yazılımların alıcısı konumundaki müşterilerin birbirlerinden, üst segment ve a lt segment ürünler olmak üzere iki ayrı pazar tanımı benimsenmesini gerektirecek kadar farklılaşmadığı izleniminin oluştuğu ifade edilmiştir. İlgili ürün pazarının bazı durumlarda alt segment/üst segment olmak üzere ürün gruplarına bölünmesi yaklaşımı bazı Rekabet Kurulu kararlarında da görülmektedir . Binek otomobil satışı alanında faaliyet gösteren Chrysler in faaliyetlerinin Fiat 340 tarafından devralınması talebi üzerine alınan 01.07.2009 tarih ve 09 -31/678 -159 sayılı kararda, üst segment, orta segment ve bir bütün olarak otomobil segmenti olmak üzere üç farklı pazar üzerinden değerlendirmeler yapılmış, ancak alternatif tüm pazar tanımları açısından piyasadaki rekabetin kısıtlanmayacağı sonucuna varıldığından, dosya kapsamında net bir ürün pazarı tanımı ben imsenmemiştir. 05.04.2007 tarih ve 07 -30/297 -113 sayılı Doğuş Otomotiv in yapmış olduğu Porsche yetkili satıcılık ve servis sözleşmelerine bireysel muafiyet tanınmasına ilişkin olarak alınan Rekabet Kurulu kararında da Porsche marka otomobillerin özellikle ri göz önüne alındığında, pazarın lüks otomotiv pazarı olarak belirlemenin mümkün olduğu ifade edilmiş, ancak yapılacak değerlendirmeyi etkilemeyeceğinden hareketle net bir 350 ilgili ürün pazarı tanımı yapılmamıştır. Rekabet Kurulu tarafından alınan 14.11.20 02 tarih ve 02 -70/843 -347 sayılı kararda ise Anadolu Efes Biracılık ve Malt Sanayi A.Ş. (Efes) ile Miller Brewing Company arasında imzalanan Miller Genuine Draft (Miller) markalı bira üretimine ilişkin lisans anlaşmasına menfi tespit verilmesi/muafiyet tan ınması talebi karara bağlanmış; Kurul, işlemin tarafları tarafından getirilen Miller ın süper premium bira segmenti içerisinde yer aldığı iddialarını, böyle bir pazar tanımı yapılmasının mümkün olmadığı 09-47/1157 -293 10 gerekçesiyle değil, anlaşmanın etkilerin daha çok gen el bira pazarının yapısının ve Efes in bu pazardaki konumunun göz önünde bulundurulması ile ortaya konabilecek olması gerekçesiyle reddetmiştir. 360 Oracle ve Sun ın veri tabanı yönetim sistemleri pazarında sundukları ürünlerin aynı ilgili ürün pazarında yer a lıp almadığı hususuna ilişkin son olarak rakiplerin ve müşterilerin değerlendirmelerine yer verilecektir. Veri tabanı yönetim sistemleri alanında faaliyet gösteren Sybase Yazılım Ürünleri ve Bilişim Hizmetleri Ltd. Şti. (Sybase) tarafından gönderilen ve Ku rumumuz kayıtlarına 29.08.2009 tarih ve 7007 sayı ile giren yazıda , Sun ın bu alandaki yazılımı olan MySQL e ilişkin olarak aşağıdaki ifadeler e yer verilmektedir : Low -end diye tabir edilen, az sayıda kullanıcılı sistemlere hitap eden, görev kritik olmaya n uygulamalarda ucuz bir çözüm oluşturan MySQL veri tabanı yönetimi sistemi de Oracle şirketinin kontrolü altına geçmektedir. 370 Bu tür ürünler genel olarak lisanslanarak satılan VTYS ürünlerine ve karşısında kurumsal bir şirket görmeye ihtiyaç duyan belli çapta ve görev -kritik uygulamalar yürütmekte olan kurumlar nezdinde genellikle değerlendirmeye alınmamaktadır. Bu tür kurumlar için 7x24 bazda, profesyonel ve konusunda uzman kişilerce verilen teknik destek/danışmanlık hizmetleri büyük önem arz etmektedir. Ancak, tekrar vurgulanabileceği üzere kesintiye tahammülü olan birçok küçük çaplı kurumun oluşturduğu pazar için fiyat/fayda analizi profesyonel bir ürünle çalışma avantajını bertaraf edebilmektedir Aynı teşebbüsün Ankara Bölge Müdürlüğü nde yapılan gö rüşmede ise aşağıdaki hususlar vurgulanmıştır: 380 MySQL in Türkiye de çok fazla başarılı olamadığı söylenebilir. Bunun nedeni, söz konusu pazarın büyük olmaması ve ciddi rakipler bulunmasıdır. MySQL in var olduğu söylenilebilecek pazar KOBİ pazarıdır. Türkiy e de bu ürünün çok fazla yer edememesinde piyasada diğer markaların kuvvetliliği, kurumsal kullanıcıların ağırlıkla destek istemesi gibi unsurların etkili olabileceğini düşünmekteyiz. Dosya mevcudunda yer alan bilgilere göre Sun ın 2008 mali yılında veri tabanı alanında Türkiye deki en büyük beş müşterisinden biri Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. dir. Bu çerçevede anılan şirkete yazı gönderilerek bilgi talebinde bulunulmuştur. Cevaben gönderilen yazıda aşağıdaki ifadeler yer almaktadır: Kullanıcı sayısı ve veri tabanı büyüklükleri olarak bakıldığı zaman; muhasebe, arşiv 390 gibi pek çok kurumsal uygulamada kullanılan Oracle veri tabanı en çok kullanılan veri tabanıdır. Bunu bazı kurumsal uygulamalar ile [Microsoft tarafından üretilen] MsSQL takip eder. Sun ın ürettiği MySQL ise diğer veri tabanlarına kıyaslandığında çok daha kısıtlı bir alanda, tek bir uygulamada kullanılmaktadır. MySQL veri tabanı genellikle internet sitelerinde ve nispeten küçük çaplı uygulamalarda kullanılmak suretiyle yaygınlaşmı ştır. Yaygınlaşmasının temel sebebi açık kaynak kodlu ve düşük maliyetli olmasıdır. Bu sebeple ürün olarak piyasadaki konumlanması, büyük kurumlarda daha büyük çaplı işlemlerde kullanılan Oracle veri tabanından çok daha farklıdır. açık kaynak kodlu olma yan Oracle veri tabanı ve MsSQL şirketimiz tarafından 400 daha yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu durum daha ziyade şirketimiz nezdinde kullanılan veri tabanlarının şirketimiz nezdinde duyulan ihtiyaçlara göre belirleniyor olmasından kaynaklanmaktadır. 09-47/1157 -293 11 Türk Telekom ünikasyon A.Ş. (Türk Telekom) de yapılan görüşmede ise yukarıdaki açıklamalarla örtüşen bir şekilde şirketlerin kurumsallıkları arttıkça açık kaynak kodlu yazılımların kullanılmasından imtina edebilecekleri, bunun temelinde kurulum sonrası sağla nacak finansal destek, ürün güvenilirliği gibi unsurların etkili olduğu belirtilmiş tir. Görüşme tutanağında aşağıdaki ifadeler yer almaktadır : Open source ürünleri belli gruplar yazmaktadır dolayısıyla teknik bir probleminiz olduğunda oluşabilecek hata ve problemlerde destek hizmeti verilmesi yapısı icabı 410 zordur. Şu anda open source yazılımlarda da yeni bir gelişme olarak kurumsal anlamda hizmet verilmeye (çok düşük ücretlerle) de başlanmaktadır, fakat kurumsal firmaların beklediği seviyede servis güvenili rliği bulunmamaktadır. Open source larda stabil bir şekilde çalışma özelliği ve güveni lirlik çok yüksek olmadığı için bu tip ürünler özellikle kurumsal şirketlerce tercih edilmemektedir. Destek alma anlamında ise IBM, Oracle ve Microsoft un aynı olduğu söy lenilebilir. Şirketin kurumsallığı arttıkça open source yazılım kullanma eğilimi azalır. IBM de yapılan görüşme tutanağında ise açık kaynak kodlu yazılımlar ile müseccel yazılımlar arasındaki ayrım şu şekilde ortaya konmaktadır: Açık kaynak kodlu yazılım lar diğerlerinin tıpatıp alternatifi olsaydı, yazılım şirketleri 420 ticari olarak varlıklarını sürdüremezdi. Ürünle ilgili bir sıkıntı çıktığında ürünün desteğini sağlayıcı firmayı bulup almak lisanslı yazılımlarda kolay, açık kaynak kodlu yazılımlarda görece li olarak zordur. MySQL in internet sitesinde9 aşağıdaki tabloya yer verildiği görülmektedir : Tablo 2: Mukayeseli satın alma maliyetlerine ilişkin tablo Buna göre 3 senelik satın alma maliyetine bakıldığında, Oracle ın veri tabanı ürünü, MySQL den 16 ka t daha pahalıdır. Bu bilgiler çerçevesinde veri tabanı yönetim sistemleri pazarının farklı nitelikte kurumların farklılaşan ihtiyaçları göz önüne alınarak üst segment veri tabanı yönetim 430 9 http://www.mysql.com.tr/satinalmamaliyet.html 09-47/1157 -293 12 sistemleri çözümleri , orta segment veri tabanı yönetim sistemleri çözümleri olarak ayrıştırılabileceği görülmektedir. Low -end olarak tanımlanan MySQL in, üst segment ürünler olarak değerlendirilebilecek Sybase, Microsoft, IBM ve Oracle ın ürünlerinden ; Pazarlama ve fiyatlandırma strateji si, Bakım ve teknik hizmetle rinin sunumu, Hedef kitle si, Kullanıcı gözünde algı sı açılarından farklılaştığı görülmektedir . Bu çerçevede ilgili ürün pazarları üst segment veri tabanı yönetim sistemleri çözümleri pazarı ve orta segment veri tabanı yönetim 440 sistemleri çözümleri pazarı olarak tanımlanmıştır. H.2.3. İlgili Coğrafi Pazar İşlem açısından ilgili ürün pazarında ülkenin herhangi bir bölgesindeki rekabet koşullarının diğer bölgelerden farklılık göstermemesi, bir başka deyişle rekabet koşullarının ülkenin tamamında homojen bir yapı sergilemesi nedeniyle, ilgili coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenmiştir. H.3. Değerlendirme Bildirim konusu işlemle Sun ın kontrolü Oracle a geçecektir. İlgili devralma işlemi, Sun ın kontrolünde değişiklik yaratması nedeniyle 1997/1 sayılı Tebli ğ in 2. maddesinin herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün malvarlığını 450 yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması veya kontrol etmesi şeklindeki (b) bendi kapsamın da bir devralma işlemidir. 1997/1 sayılı Tebliğ'in 1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 4. maddesi "Bu Tebliğ in 2. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralma sonucunda birleşmeyi veya devralmayı gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamın da veya bir bölümünde ilgili ürün piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın % 25 ini aşması halinde veya bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının 25 milyon TL yi aşması halinde Rekabet Kurulu ndan izin almaları zorunludur" hükmü ile Rekabet Kurulu nun iznine tabi olan birleşme ya da devir işlemlerini belirlemektedir. 460 Son tamamlanmış mali yıl içinde Oracle ın Türkiye de elde ettiği ciro ( .) TL, Sun ın elde ettiği ciro ( .) TL dir . Aynı mali yıl içinde donanım alanında Sun ın cirosu ( .) TL üst s egment veri tabanı yönetim sistemleri çözümleri pazarında Oracle ın cirosu ( .) TL dir . Bu çerçevede, dosya konusu işlem 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bildirime ve Rekabet Kurulu nun iznine tabi bir devralmadır. İnceleme sürecinde IBM, Microsoft Bilgi sayar Yazılım Hizmetleri Ltd. Şti. (Microsoft), Sybase ve Oracle ın en büyük müşterileri olan Türk Telekom, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ve Vodafone Telekomünikasyon A.Ş. ile görüşme yapılmış ; bunlardan Microsoft, Sybase ve IBM den ayrıca yazılı bilgi talebinde bulunulmuştur. Aşağıda yazılım sektörüne ilişkin olarak piyasa analizleri yapan araştırma kuruluşları 470 IDC ve Gartner tarafından yapılan çalışmalar kapsamında elde edilen pazar payı bilgileri yer almaktadır. Raportörlerce g önderilen bilgi isteme yazılarıyla bildirimde bulunan taraftan ve piyasadaki oyunculardan gerek kullanıcı sayısı, gerek ciro bilgileri açısından pazar payı bilgileri talep edilmiştir. Ancak t eşebbüsler pazar payı bilgilerini Türkiye özelinde sunamadıklarını, daha geniş bölgesel bazda temin edebildiklerini ifade etmişlerdir. Pazarın küresel niteliği ve piyasada yer alan 09-47/1157 -293 13 oyuncuların Türkiye deki pazar paylarının esasen küresel çaptaki pazar dinamiklerinin bir yansıması olmasından hareketle, sağlanan verilerin Türkiye pazarı açısın dan bir gösterge olabileceği anlaşılmıştır. Tarafların buna göre elde edilebilen pazar payları aşağıdaki tablolarda gösterilmektedir: 480 Tablo 3: Veritabanı Yönetim Sistemleri 2007 Yılı Bölgesel Pazar Payları Dünya (%) Batı Avrupa (%) Doğu Avrupa (%) Türkiye (%) Oracle ( .) ( .) ( .) ( .) IBM ( .) ( .) ( .) ( .) Microsoft ( .) ( .) ( .) ( .) Teradata ( .) ( .) ( .) ( .) Sybase ( .) ( .) ( .) ( .) MySQL ( .) ( .) ( .) ( .) Oracle -Sun TOPLAM %( .) %( .) %( .) %( .) Tablo 4: Ara Yazılım 2008 Yılı Dünya v e Türkiye Pazar Payları Dünya (%) Türkiye (%) Oracle ( .) ( .) IBM ( .) ( .) Microsoft ( .) ( .) Software AG ( .) ( .) Sun ( .) ( .) Oracle - Sun TOPLAM %( .) %( .) Tablo 5: Ara Yazılım Alt Pazarı: Uygulama Sunucuları 2007 Yılı Dünya Pazar Payları Dünya (%) Oracle ( .) IBM ( .) Microsoft ( .) Fujitsu ( .) Sun ( .) Oracle - Sun TOPLAM %( .) Tablo 6: Ara Yazılım Alt Pazarı: Uygulama Entegrasyon Yazılımı 2007 Yılı Dünya Pazar Payları Dünya (%) Oracle ( .) IBM ( .) Microsoft ( .) Swift ( .) Sun ( .) Oracle Sun TOPLAM %( .) Tablo 7: Ara Yazılım Alt Pazarı: Kurumsal Portal Yazılımı 2007 Yılı Pazar Payları Dünya (%) Oracle ( .) IBM ( .) Microsoft ( .) SAP ( .) Sun ( .) Oracle - Sun TOPLAM %( .) 09-47/1157 -293 14 Tablo 8: Ara Yazılım Alt Pazarı: Kiml ik ve Giriş Yönetimi Yazılımı 2007 Yılı Pazar Payları Dünya (%) Oracle ( .) IBM ( .) EMC ( .) CA ( .) Sun ( .) Oracle - Sun TOPLAM %( .) Tablo 9: İşletim Sistemleri 2008 Yılı Pazar Payları Dünya (%) Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (%) Red Hat ( .) ( .) IBM ( .) ( .) Microsoft ( .) ( .) HP ( .) ( .) Apple ( .) ( .) Sun ( .) ( .) Oracle - Sun TOPLAM %( .) % ( .) Tablo 1 0: Yazılım Geliştirme Araçları 2007 Yılı Pazar Payları Türkiye (%) IBM ( .) Microsoft ( .) Telelogic ( .) Compuware ( .) Sun Microsystems ( .) Oracle ( .) Oracle Sun TOPLAM %( .) Bu çerçevede 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi kapsamında bir hakim durum yaratılıp yaratılmadığı veya mevcut hakim durumun güçlendirilip güçlendirilmediği 490 değerlendirilmelidir. Yukarıda da ifa de edildiği üzere açık kaynaklı veri taban ı yönetim sistemlerinde kurumsal şirketlerin beklediği düzeyde servis güvenilirliği bulunmamaktadır. Kurumsal şirketler için, profesyonel ve konusunda uzman kişilerce verilen teknik destek/danışmanlık hizmetleri bü yük önem arz etmektedir. Şirketin kurumsallığı arttıkça açık kaynaklı veri tabanı kullanma eğilimi azalmaktadır. Bu çerçevede Oracle ın yüksek performanslı ürün kullanan mevcut müşterileri için MySQL in zaten bir alternatif oluşturmadığı söylenebilir. MySQ L low -end olarak tabir edilen bir veri tabanı yönetim sistem idir. Büyük ölçüde az sayıda kullanıcılı şirketler/KOBİ ler tarafından kullanılmaktadır. 500 Bu çerçevede Oracle ve Sun ın veri tabanı yönetim sistemi yazılımlarının aynı pazarda yer almaması neden iyle, ilgili ürün pazarı olarak tanımlanan üst segment veri tabanı yönetim sistemleri çözümleri ve orta segment veri tabanı yönetim sistemleri çözümleri pazarlarında işlem sonucunda bir hakim durum oluşmasının söz konusu olamayacağı sonucuna ulaşılmışt ır. Benzer şekilde b unun dışındaki pazarlarda işlem, herhangi bir rekabetçi endişe doğurmamaktadır. Donanım pazarında Oracle ın bir faaliyeti olmadığı için, bir yoğunlaşma artışı söz konusu değildir. Gerek ara yazılım, gerekse ara yazılımın alt pazarı kon umundaki dört pazarda, işletim sistemleri ve yazılım geliştirme araçları 09-47/1157 -293 15 pazarlarında yukarıda da yer verilen tablolardan da görüldüğü üzere işlem 510 neticesinde rekabeti sınırlayıcı herhangi bir etki doğması beklenmemektedir. Rakiplerle yapılan görüşmelerd e Oracle ın son yıllarda gerçekleştirdiği devirlere dikkat çekilm iş ve d evir işlemi sonrasında Oracle ın donanım, işletim sistemi, veri tabanı ve ara yazılım katmanlarının tümünde faaliyet gösteren bir şirket konumuna gelece ği ifade edilmiştir . Bu husus ya pılan görüşmede Microsoft yetkililerince de uçtan uca kontrol olarak nitelendirilmiş; Oracle ın sunucudan, bilgisayara; işletim sisteminden veri tabanı yönetim sistemine kadar her seviyede satış yapan bir firma haline geleceğ i ve kullanıcı için ürün deği ştirmenin maliyetinin daha fazla olacağı belirtil miştir . Müşterilerin daha az sağlayıcı ile muhatap olmayı tercih edebileceği, ancak bunlara daha fazla bağımlı hale geleceği argümanına ilişkin olarak şu 520 değerlendirme yapılabilir: Oracle ın -gerçekleşmesi h alinde bu devir işleminden sonra - bilgisayar/yazılım pazarının tüm katmanlarında faaliyet gösteren bir firma olacağı ve bunun da müşterilere karşı bir bağımlılık yaratmak bakımından bir avantaj sağlayabileceği doğrudur. Ancak IBM ve Microsoft da bu nitelik teki diğer firmalar olarak karşımıza çıkmaktadır ve pazarda uçtan uca faaliyet gösteren tek firma Oracle olmayacaktır. Benzer şekilde yazılım pazarında farklı amaçlara yönelik çok sayıda programın bulunduğu, yazılım alanının çok katmanlı bir yapı sergiledi ği ve bu alanda Microsoft, IBM, Sybase, SAP gibi büyük firmaların var olduğu da dikkate alınmalıdır. Kaldı ki yazılım pazarı genelinde Oracle halihazırda pazardaki en önemli oyunculardan biri olup, bu devirle Oracle portföyünü özellikle donanım kalemiyle 530 güçlendirmektedir. Burada ise çok sıkı bir rekabet söz konusudur. Son olarak Java değerlendirilmelidir. R aportörlerin r akiplerle yap tığı görüşmelerde Oracle ın kendi amaçları için Java yı manipüle edebileceği endişesi dile getirilmiştir. Microsoft tarafınd an gönderilen ve Kurum kayıtlarına 15.9.2009 tarih ve 6675 sayı ile giren yazıda bu endişe şu şekilde ifade edilmektedir: JCP üzerindeki dizginlenemez kontrolü ile (İcra Komiteleri, Program Yönetim Ofisi ve spec lideri yoluyla) Oracle muhtemelen, JSPA la rın ruhu veya içeriği ile çelişse de, tek taraflı lisanslama kısıtlamaları (kullanım alanı kısıtlaması gibi) getirmekten geri durmayacaktır. Dahası, satın alma sonrası Oracle, JCK leri ticari olarak rakiplerine başka kısıtlayıcı koşullarda lisanslayabilir veya lisanslamayı tamamen 540 reddedebilir. Kaçınılmaz sonuç, bu şirketlerin Java tabanlı yazılım piyasasında rekabet etme kabiliyetinin ciddi ölçüde düşeceği veya ortadan kalkacağı, bunun sonucunda da son kullanıcıların -Türkiye dekiler dahil - sınırlı seçen ek ve daha yüksek fiyatların sıkıntısını yaşayacağıdır. Java nın işleyişi yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Belirtilmesi gereken ilk husus işlem sonucunda uygulama platform çözümleri alanında herhangi bir yoğunlaşmanın söz konusu olmadığı, işlemin Java yı Sun ın kontrolünden Oracle ın kontrolüne geçireceğidir. Bir diğer husus , Microsoft un -Java ya alternatif bir yazılım kanalı olarak nitelendirilebilecek - uygulama platform çözümleri yazılımı .NET in varlığıdır. Pazarda önemli sayıda uygulamada k ullanmakta olan .NET , Java üzerinde önemli bir 550 rekabetçi baskı oluştur maktadır . I. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 1997/1 sayılı Rekabe t Kurulu ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun 09-47/1157 -293 16 güçlendirilmesinin ve böylece rekabe tin önemli ölçüde azal tılmasının söz konusu olmaması neden iyle işleme izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. 560