Başvuru, işe iade davasının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, Yargıtay ilgili Dairesince delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda bozularak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, işe iade davasının kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, Yargıtay ilgili Dairesince delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucunda bozularak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/7/2014 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Sincan Belediye Başkanlığında işçi statüsünde çalışmakta iken görevi gereği cevaplamakla yükümlü olduğu telefonlara bakmadığı, uyarıldığı hâlde görevini yerine getirmediği gerekçesiyle 12/4/2013 tarihinde iş akdi feshedilerek işten çıkarılmıştır. Başvurucu, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesi istemiyle Ankara Batı (Sincan) İş Mahkemesinde (Mahkeme) 6/5/2013 tarihinde dava açmıştır. Mahkeme 24/12/2013 tarihli ve E.2013/249, K.2013/500 sayılı kararı ile görevini yapması konusunda ihtar edilmeksizin başvurucunun iş akdinin feshinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve başvurucunun işe iadesine karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “[D]osyada mevcut kayıtların incelenmesinde ve dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere her ne kadar davacının bakmakla görevli olduğu telefonlara bakmadığına ilişkin tutanak ve tanık beyanları mevcut ise de davacının görevini yapması için ihtar edildiğine dair somut bilgi ve belge olmadığı, disiplin kurulunca işlem yapılırken toplu iş sözleşmesinin bölümünün bendi gereğince iş akdinin feshedildiği belirtilmesine rağmen ihtar verilmeksizin ve ihtarların tekrarlanmaksızın direkt olarak işten çıkarma kararının verilmiş olması nedeniyle gerek toplu iş sözleşmesindeki gerekli prosedüre uyulmaması nedeniyle gerekse davacının görevini yapmakta ısrarına ilişkin ihtarlar sunulmaması nedeniyle iş akdinin feshinin haklı nedene dayanmadığı kanaati ile davacının davasının kabulüne ... karar verilmiştir.” Davalı işverenin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 28/4/2014 tarihli ve E.2014/10335, K.2014/10119 sayılı ilamı ile fesih nedeni olarak gösterilen davranışların haklı fesih için öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmadığı ancak işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar olduğu, bu itibarla iş akdinin geçerli sebeple feshedildiği gerekçesiyle anılan kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar vermiştir. Yargıtay ilamının ilgili kısmı şöyledir: “Dosya içeriğinden, davacının 1993-2013 tarihleri arasında davalı işyerinde sekreter olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği iddiası gerekçe gösterilerek feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, tutanak ve şahit beyanlarına göre, davacının görevi gereği cevaplamakla yükümlü olduğu telefona bakmadığı, bir başka numaraya yönlendirdiği,görevini uyarıldığı halde gereği gibi yerine getirmediği, işin yürütümünü bozucu davranışlarda bulunduğu, davranışlarının haklı fesih için öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan ancak işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen davranışlar olduğu anlaşılmakla iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiği kabul edilmelidir. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekli iken kabulüne ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un maddesinin fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ...gerekmiştir.” Yargıtay ilamı başvurucuya 27/6/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 21/7/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, Yargıtay kararının maddi hataya dayandığını ileri süren başvurucunun, kararın düzeltilmesi talebinde bulunduğu, aynı Dairenin 25/9/2014 tarihli ve E.2014/21795, K.2014/25680 sayılı ilamı ile “temyiz incelemesi sonucunda verilen kararda maddi hata saptanamadığı, ayrıca İş Mahkemelerinin kararları ile ilgili Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme istenemeyeceği” gerekçesiyle talebin reddedildiği tespit edilmiştir.B. İlgili Hukuk 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır…” 4857 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir...” 4857 sayılı Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: ... II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: ... h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.”