10. Hukuk Dairesi 2024/5629 E. , 2024/7474 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/566 E., 2024/135 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden ya…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5629 E. , 2024/7474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/566 E., 2024/135 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 10. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1999 yılı Ağustos ayından itibaren ... Süt ... ... tarafından müvekkilinden Bağ-Kur sigorta primi kesintisi yapıldığını, müvekkilinin o tarihten bu güne kadar tarımsal faaliyetine kesintisiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin, Bağ-Kur sigortalılığının 01.09.1999 tarihinden itibaren tescili ve 6111 sayılı Kanun'dan da faydalanmak suretiyle borcunun tahsili talebinin davalı Kuruma müvekkili tarafından yapılan başvurulara, Kurum tarafından henüz bir cevap verilmediğini, müvekkilinin 2926 sayılı Kanun'a göre 01.09.1999 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ve tescili, 6111 sayılı Kanun'dan faydalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını Kurumun İl Müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olan Konya İş Mahkemesinde açması gerektiğini, bu nedenle davanın esasa girilmeden yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, tarımsal faaliyetleri nedeniyle ilk prim tevkifatının yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılığının tespiti ile sigortalılığının tescil tarihine kadar, tescili yoksa dava tarihine kadar devam ettiğinin, bu nedenle de 6111 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitini istediğini, bu talebin kabul edilebilir bir talep olmadığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2012 tarihli ve 2011/555 E., 2012/262 K., sayılı kararıyla; davacı vekili tarafından açılan davanın, kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...'in Tarım Bağ-Kur sigortalılığının, ... Süt Mamülleri-Adil ... tarafından Bağ-Kur prim tevkifatının yapıldığı tarihler itibariyle dava dilekçesinde talep edilen tarihten bir önceki tarih olan 10.08.1999 tarihinde de tevkifat kesintisi yapıldığı sabit olduğundan, bu tarihi takip eden ilk aybaşı olan 01.09.1999 tarihinden itibaren başladığının tespitine ve Kurum kayıtlarına tesciline, davacı tarafın, yasadan faydalandırılmak üzere Kurumdan talepte bulunmadığı anlaşıldığından; 6111 sayılı Kanun'dan faydalandırılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2012/23233 E.,2012/24599 K. sayılı kararıyla; " ...dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının reddine, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil kaydının 24.05.2011 tarihinden itibaren bulunduğu, davacının teslim ettiği ürünlerden 1999 yılında prim kesintisinin yapıldığı, 6111 sayılı Kanun'dan yararlanma hususunda Kurumdan talebinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 297 nci maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bunun yanında hakim olayın özelliğine göre infazda duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karar yazma durumundadır. Somut olayda, infazda tereddüt yaratacak biçimde davacının sigortalılığın sona erdiği tarihin hükümde gösterilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2013/60 E., 2014/161 K., sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının 01.09.1999 tarihinden, SGK tarafından Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilinin yapıldığı tarih olan 24.05.2011 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 6111 sayılı Kanun'dan faydalanma hususunda davalı Kurumdan bir talebinin olmadığı, bozma öncesi yapılan yargılama sonucu davacı vekilinin bu husustaki talebinin bu nedenle reddine karar verildiği, verilen bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2012/23233 E, 2012/24599 K. sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin, 18.11.2014 tarihli ve 2014/12701 E., 2014/24171 K. sayılı kararıyla; "Yapılacak iş, davacının 1999 yılından sonra ürün teslimi veya prim kesintisi bulunup bulunmadığını araştırarak, bunlara ilişkin belgeleri getirtmek, bu tarihten sonra prim kesintisi veya ürün teslimi bulunmaması halinde davacının 01.09.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek, bulunması halinde ise, yukarıda anlatılan ilkeler ışığında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/58 E.,2015/1093 K. sayılı kararıyla davacının uzun yıllardan beridir hayvancılık yaptığı, 10.01.1998 tarihinden itibaren süt üretimi nedeniyle ... Süt Mamülleri-Adil ...'ya sattığı sütlerden dolayı müstahsil makbuzları ile tevkifatların yapıldığı ve tarımsal faaliyetin davacı tarafından sürdürüldüğü hususunda Mahkemede gerekli kanaat hasıl olduğu, bu nedenle bilirkişiden rapor alınmasına gerek duyulmadığı, taraf vekillerinin beyanları, dosya içerisine celp edilen tüm bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ... Süt Mamüllerine teslim ettiği sütler nedeniyle ilk tevkifatın 10.01.1998 tarihinde yapılmaya başlandığı, ancak dava dilekçesinde talep edilen tarih olan 10.08.1999 tarihinde de Bağ-Kur prim kesintisinin yapıldığı, davacının 15.02.2001 tarihinde Ziraat Odasına kaydının yapılmış olduğu, davacının 24.05.2011 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalılığına tescilinin yapıldığını, ancak 6111 sayılı Kanun'dan faydalanmak için talebinin bulunmadığı, bozma sonrası toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından, davacının tarımsal faaliyetinin sürdüğü anlaşılmakla, davanın kabulü ile davacının 01.09.1999 tarihinden, SGK tarafından Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescilinin yapıldığı tarih olan 24.05.2011 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 6111 sayılı Kanun'dan faydalanma hususunda davalı Kurumdan bir talebinin olmadığı, bozma öncesi yapılan yargılama sonucu davacı vekilinin bu husustaki talebinin bu nedenle reddine karar verildiği, verilen bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2012/23233 E, 2012/24599 K sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, bu hususta yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. E. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin, 20.09.2023 tarihli ve 2023/7202 E., 2023/8436 K. sayılı kararıyla; Mahkemece yapılacak iş; davacının 01.09.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermekten ibarettir gerekçesi ile karar bozulmuştur. F.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ve 2013/566 E., 2024/135 K., sayılı kararıyla;davanın kısmen kabulü ile davacının 01.09.1999 -31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, tevkifatlara göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.