10. Ceza Dairesi 2023/13501 E. , 2024/25238 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bak…
**10. Ceza Dairesi 2023/13501 E. , 2024/25238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/10209 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62101 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/62101 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 14.10.2016, 17.06.2017, 30.11.2017, 23.02.2018, 31.03.2018, 03.05.2018 ve 11.07.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarını işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 14.01.2019 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiş ise de, Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2019/5427 Esas, 2019/8638 Karar sayılı ilâmda değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüphelinin vasisine tebliğ edildiği, bu haliyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu ve kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüphelinin 14.10.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2016 tarihli ve 2016/102912 Soruşturma, 2016/2527 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüphelinin vasisine tebliğe çıkarıldığı, vasinin doğrudan MERNİS adresine çıkarılan tebligatın 23.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için 09.02.2017 tarihinde Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, çağrı yazısının şüphelinin bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, Müdürlüğe şüphelinin 02.03.2017 tarihinde başvurduğu, 02.03.2018 tarihinde şüpheli yükümlülüklerini yerine getirdiğinden dosya infazen kapatılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Erteleme süresi içinde 17.06.2017, 30.11.2017, 23.02.2018, 31.03.2018, 03.05.2018 ve 11.07.2018 tarihlerinde tekrar aynı nev'iden suçu işlemesi sebebiyle ereteleme kararı kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2019 tarihli ve 2016/102912 Soruşturma, 2019/1918 Esas, 2019/1421 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, D. Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2019/81 Esas, 2019/205 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.02.2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, E. Sanığın denetim süresi içerisinde 29.07.2019 ve 16.06.2019 tarihlerinde işlediği "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.10.2020 tarihli ve 2020/318 Esas, 2020/386 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edildiği, D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2020/3147 Esas, 2021/2708 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının sanığın bizzat kendisine tebliğinin gerektiği, erteleme kararı şüpheliye tebliğ edilmeden denetim süresinin başlamayacağı, ihlâlden de bahsedilemeyeceği, kovuşturma şartı henüz gerçekleşmediğinden durma kararı verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verildiği, E. Bozmadan sonra, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.02.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararı sanığa tebliğ edilmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "davanın düşürülmesine" ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliği ile tedbirin sürdürülmesi için yazı yazılmasına karar verildiği, kararın, 03.03.2022 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, F. 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin birinci fıkrasında, "Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür." ve aynı maddenin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Somut olayda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.11.2016 tarihli ve 2016/102912 soruşturma, 2016/252 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının şüphelinin vasisine tebliğ edildiği, erteleme kararı şüphelinin kendisine tebliğe çıkarılmadan kesinleşmeyeceği, denetim süresinin de başlamayacağı, bu nedenle ihlâlin de sözkonusu olamayacağı, bu hususun kovuşturma şartlarından olduğu ve bu nedenle dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmiş ise de, kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkemesince, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince "davanın durmasına" karar verilerek, geçerli tebligat işlemi yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden düşme kararı verilmesi ve davanın esasını çözen düşme kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine "erteleme kararının tebliği ile tedbirin sürdürülmesi için Cumhuriyet savcılığına yazı yazılmasına" karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması, Kanun'a aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli ve 2022/12 Esas, 2022/111 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.