19. Hukuk Dairesi 2013/5918 E. , 2013/9916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, icra takibine konu senetteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip dosyasında müvekkili
**19. Hukuk Dairesi 2013/5918 E. , 2013/9916 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, icra takibine konu senetteki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek takip dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının takipte ödeme emrine süresinde itiraz etmediğini, zamanaşımı dolduktan sonra bu davayı açtığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edilip soruşturma sonunda 19.06.2012 tarihli takipsizlik kararı verildiğini ileri sürerek %40 kötü niyet tazminatına ayrıca imza inkarı nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalı cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1821.Sor. sayılı dosyasıyla yapılan soruşturma sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde bonodaki keşideci imzasının davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının alınan beyanında senetteki imzanın kendi imzasına benzediğini,ancak davalılara hiçbir şekilde senet düzenleyip vermediğini belirten davacının hem Mahkemede alınan beyanında,hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 12.01.2011 tarihli ifadesinde, bono lehtarı davalı ...’in ev aldığı sırada kendisine 8.000.00.TL para yardımında bulunduğunu belirttiğinden,dava ve takip konusu bononun davacının aldığını kabul ettiği 8.000.00.TL için düzenlendiğinin kabulü gerektiği, bono lehtarı olan davalı ...’in 8.000.00.TL tutarında parayı davacıya bağışladığını kanıtlayacak hiçbir delil de sunulmamış olduğundan ve davacı kendi imzasını taşıyan bonoda yazılı 8.000.00.TL borçtan bu nedenle sorumlu olduğundan menfi tespit isteminin reddine, davaya konu bononun dava tarihinden yaklaşık 8 yıl önce düzenlenmiş olması ve bonodaki imzanın davacıya ait olduğunun davadan sonra düzenlenen 04.06.2012 tarihli raporla anlaşılması nedeniyle davacının kötü niyetle dava açtığı kanaatine varılamadığı gerekçesiyle davalı alacaklı vekilinin İİK’nun 72/5.maddesine dayalı tazminat talebi de yerinde olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK'nın 72. maddesi gereği dava ve takip konusu senetteki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı ... vekili, takip konusu senet üzerindeki imzanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. Mahkemece imzasını inkar eden davacı keşideci yönünden HMK'nın 211. maddesi gereği davacı keşideci yönünden senet tanzim tarihinden öncesine ait imza örneklerinin getirtilerek konusunda uzman bir bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yapılması gerekirken anılan savcılık soruşturması kapsamında alınan rapora atıfta bulunularak karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davalı-lehtarın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 11.05.2011 tarihli “senedin ön ve arka yüzündeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını, davacı ...'e 8000 TL. para vermediğini, ...'den herhangi bir alacağının bulunmadığını, ayrıca bu senetle ilgili icra dosyasından ödeme emri gönderilmediğini, böyle bir senet düzenlemediğine” dair savcılık beyanı üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki davalı hamil ... yönünden ise senedin bedelsiz olduğunu bilerek iktisap edip etmediği üzerinde değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi da isabetsizdir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcların istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.