13. Hukuk Dairesi 2014/20763 E. , 2015/11273 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, çiftçilik yaptığını, serasına dikmek için davalıdan veresiye satın aldığı tohum ve fide bedeli için davalıya senet verdiğini, yap…
**13. Hukuk Dairesi 2014/20763 E. , 2015/11273 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, çiftçilik yaptığını, serasına dikmek için davalıdan veresiye satın aldığı tohum ve fide bedeli için davalıya senet verdiğini, yaptığı ödemeleri senede işletmeyi ihmal ettiğini, davalının hiç ödeme yapılmamış gibi fahiş bedel yazarak fahiş faiz talebi ile takibe koyduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davalıdan satın aldığı tohum ve fide bedeli için verdiği senedin ödemeler gözetilmeksizin fahiş bedel ve faiz alacağı ve %42 faiz oranı ile takibe konulması nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti için eldeki davayı açmıştır. Davalı, davacının itiraz etmediğini bu yüzden kesinleştiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının icra takibine itiraz etmemesi faiz alacağı ve oranının kesinleştiği gerekçesi ile bu kısım itirazlarında reddine karar verilmiştir. İcra takibine itiraz süresini kaçıran borçlular, menfi tesbit davası açarak icra takibine konu borç ve ferileri hakkında borçlu olunmadığının tesbitini talep edebilirler. Davacı da menfi tesbit davasını açtığına göre, icra takibine konu borç için talep edilen faiz miktarı ve oranının fahiş olduğundan bahisle açtığı menfi tesbit davasının dinlenmesi, bu hususta inceleme yapılması gerekir. Uyuşmazlığa ilişkin olarak;Gerek yargılama aşamasında gerekse temyiz incelemesine geldiği aşamada 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun 2. maddesinde , " Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır " denildikten sonra, görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlığını taşıyan 7. maddesinde aynen “ Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır.” düzenlemesi getirilmiştir.