11. Hukuk Dairesi 2011/2187 E. , 2012/129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV.... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2010/307-2010/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layi
**11. Hukuk Dairesi 2011/2187 E. , 2012/129 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV.... Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2010/307-2010/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, dava dışı ortak... tarafından davacının ortaklıktan çıkartılması için İstanbul 10. ATM'de dava açıldığını, tedbir kararı ile davalı şirkete kayyum atandığını, kayyumun davacı şirket müdürü görevde olduğu ve şirket organsız kalmadığı halde yetkisiz olarak ortaklar kurulunu toplantıya çağırdığını, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda... şirket müdürü olarak atandığını, yine 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulu toplantısında da müvekkilinin müdürlükten azline karar verildiğini, davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığını, TTK'nun 543, 161. maddesi gereğince ancak haklı sebeplerin bulunması durumunda mahkeme kararı ile azledilebileceğini, aksine alınan kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, 12.02.2010 ve 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda alınan kararların yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, daha sonradan 08.4.2008 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 10 yıllığına tekrar müdür olarak seçildiğini, şirketin % 70 payına sahip ortakların yeni müdür seçimi ve davacının müdürlükten azli konusunda karar alma yetkilerinin bulunduğunu, İstanbul 10. ATM. tarafından atanan kayyuma şirketin yeni organlarını belirlemek için ortaklar kurulunu toplantıya çağırma yetkisi verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK'nun 543 ve 161. maddeleri uyarınca ancak haklı sebeplerin mevcut olması durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu, ortaklar kurulunun ana sözleşme ile belirlenen müdürü azil yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile kararların iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket ortaklar kurulunda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, TTK’nun 543 ve 161. maddeleri gereğince ancak haklı sebeplerin mevcut olması .../... -2- durumunda mahkeme kararı ile müdürlükten azlinin mümkün olduğu gerekçesiyle, 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda dava dışı ... ile Sinan...’in müdür olarak atanmasına ilişkin olarak alınan karar ile 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının şirket müdürlüğünden azline ilişkin kararların yok hükmünde olduğunun kabulü ile kararların iptaline karar verilmiştir. Oysa, limited şirkete ana sözleşme ile müdür atanabileceği gibi ortaklar kurulu kararıyla da her zaman yeniden müdür tayini mümkündür. Mahkemece bu husus nazara alınmadan anılan gerekçeyle 12.02.2010 tarihli ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğunun kabulü ile iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. 2- Ayrıca, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle 25.02.2010 tarihli ortaklar kurulunda davacının müdürlükten azline ilişkin kararın da yok hükmünde olduğunun kabulü ile iptaline karar verilmiştir. Oysa, davalı vekili cevabında, davacının 04.03.2005 tarihinde ana sözleşme ile 3 yıllığına müdür olarak atandığını, süre sonunda 07.04.2008 tarihli ortaklar kurulu kararıyla 10 yıllığına yeniden müdür olarak tayin edildiğini savunmuş, nitekim dava dilekçesinde de davacının ana sözleşme ile müdür olarak atandığı, görev süresinin 07.04.2018 tarihine kadar uzatıldığını belirtilmiş, yine ticaret sicil müdürlüğünün müzekkere cevabına ekli ticaret sicil gazetesine göre de 07.04.2008 tarihli ortaklar kurulunda davacı 10 yıllığına davalı şirkete müdür olarak atanmış olup, bu beyan ve kayıtlar nazara alınmadan hatalı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmesi de bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. 19/01/2012-S/E