9. Hukuk Dairesi 2025/9871 E. , 2026/984 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1441 E., 2025/1598 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/36 E., 2025/255 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h…
9. Hukuk Dairesi 2025/9871 E. , 2026/984 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1441 E., 2025/1598 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/36 E., 2025/255 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Şirket nezdinde yürütülen kurumsal satış projesi kapsamında çeşitli firmalara hediye kartının satışı üretimi ve distribütör adreslerine teslim etme işinin yüklenildiğini, davalının kurumsal satış departmanında bölüm müdürü olarak çalıştığını, projenin yürütümünde yaşanan dolandırıcılık ve güvenlik zafiyeti nedeniyle uzun süren bir inceleme sonucu davalının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davalının yönetici olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ve güvenlik zafiyetine sebep olarak müvekkili Şirketi zarara uğrattığını, ayrıca zarar dışında kampanyadan beklenilen kârdan da mahrum kalındığını ileri sürerek uğranılan zararın tazminine yönelik maddi tazminat ile mahrum kalınan kârın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketin hediye kartı üretimi için yayınlanmış bir talimat yönergesi veya kuralının olmadığını, kartların dağıtımında özel şirket logolu ambalaj malzemelerinin kullanıldığını, özen yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddia edilmiş ise de bu davranışın nasıl gerçekleştiği hususunun belirtilmediğini, uğranıldığı iddia edilen zararın davacı Şirketin internet mağazasındaki güvenlik zafiyetinden kaynaklandığını, davalının internet güvenliği ile ilgili hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, yapılan usulsüz alışverişlerin internet üzerinden yapıldığını ve ürünlerin hangi adreslere gönderildiğinin belli olduğunu, suçu işleyen kişilere kolayca ulaşılabilecekken bu ihtimal değerlendirilmeden davalıdan zarar talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının hediye kartlarından dolayı sorumluluğunun çerçevesini belirlemeye yönelik görev tanımı sunulmadığı, işin niteliği gereği pazarlama, tasarım, yazılım, basım, güvenlik gibi ayrı ayrı uzmanlık gerektiren tüm hususların sadece davalı tarafından sağlanması ve gerçekleştirilmesini beklemenin hayatın olağan akışı ile bağdaşmaması, kurumsal hediye kartlarının kullanımı ile ilgili web tarafında gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı ve bu gereksinimin davalının sorumluluğunda karşılanması gereken bir iş olmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının yönetici olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve güvenlik zafiyetine sebep olarak müvekkili Şirketi zarara uğrattığını, 2. Müvekkili Şirketin kampanyadan beklediği kârdan mahrum kaldığını, 3. Bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının uğradığı zarar ve mahrum kalınan kârdan davalının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.