Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/432 E. , 2024/2348 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/432 Karar No : 2024/2348 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sinop İli, Boyabat İlçesi, ... K
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/432 E. , 2024/2348 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/432 Karar No : 2024/2348 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Valiliği 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Köyü Muhtarlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Sinop İli, Boyabat İlçesi, ... Köyü'nde toplam 43.900 m² alanda yapılması planlanan kalker ocağı projesi hakkında, davalı idare tarafından verilen ... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; proje tanıtım dosyasının hazırlanması ve proje yerinin belirlenmesi aşamasında alternatif bir saha araştırmasının yapılmadığı, planlanan faaliyet alanı yakınında aynı faaliyet kolunda halihazırda faaliyet gösteren başka tesisler bulunmuş olmasına karşın proje tanıtım dosyası hazırlanırken işbu tesislerin ve işbu tesisler ile birlikte davaya konu projenin faaliyete geçmesi halinde oluşacak durumun özellikle su kaynaklarına etkisi, toz, orman kullanımı, gürültü gibi unsurlar yönünden dikkate alınmadığı, gerekli ve yeterli kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığı, proje sahasının jeolojik özellikleri ve fiziki durumu da dikkate alındığında, ocak işletmeye girdiği takdirde kalker platosunun doğal hali bozulacağı için yağan yağışların yeraltısuyunu beslemesinim engellenmiş olacağı ve içme suyu kaynaklarının kurumasına sebep olacağı, bölgede yaşayan halkın ortak kullanımında yer alan su kaynaklarının ocağın faaliyetleri ve yapılacak patlatmalar sonucunda zarar görebileceği, bu kapsamda proje tanıtım dosyasında gerekli önlemlerin alınmadığı, su kaynaklarının korunması ve su kaynaklarının zarar görmesi halinde bölgedeki su ihtiyacının nasıl karşılanacağı hususlarında alınacak önlemlerin ve yapılacak uygulamaların proje tanıtım dosyasında yer almadığı, proje sahasına çok yakın alanda faaliyette bulunan başka tesisler de olması nedeniyle ormancılık faaliyetlerinin ve her ne kadar proje sahsında tarım alanı bulunmasa da proje sahası çevresinde yer alan zirai faaliyetlerin işbu projeden etkileneceğinin açık olduğu, ormancılık ve tarımsal faaliyetler bakımından alınacak önlemler belirlenirken çevrede yer alan diğer tesislerin dikkate alınmamasının eksiklik olduğu, aynı zamanda proje tanıtım dosyası hazırlanırken flora ve fauna yönünden yeterli değerlendirmelerin de yapılmadığının anlaşıldığı, dava konusu "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararının hukuka, mevzuata ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçeleri ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1-Davalı İdare tarafından; proje hakkında verilen ÇED Gerekli Değildir kararının mevzuat çerçevesinde yapıldığı, proje alanının MAPEG'den işletme ruhsatı alınmış bir saha olduğu, kamu yatırımları, toplu yaşam alanları, su isale hatları, BOTAŞ Boru hatları gözetilerek madenin var olduğu ve yatırımları engellemeyecek ve kamu zararı oluşturmayacak alan olması sebebiyle seçildiği, etki alanında bulunan 2 işletme dikkate alınarak kümülatif olarak değerlendirme yapıldığı, proje kapsamında hazırlatılan Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunda, proje alanında kaynak boşalımları, sızıntılar ve çeşme yapıları görülmediği, proje alanı ve yakın civarında Kalker kaya ocağı işletmesi nedeniyle etkilenebilecek içme-kullanma, sulama veya sanayi amaçlı herhangi bir su temin amaçlı sondaj kuyusu bulunmadığı, yapılacak maksimum kazının yer altı su seviyesini etkilemeyeceği, delme işleminde kullanılacak patlayıcıların mevcut çatlakları büyüteceği ve yeni çatlaklar oluşturacağı, yeni oluşan çatlakların yağmur suyunu yer altına süzeceği, her türlü faaliyete etkisi proje içerisinde değerlendirilmiş olduğundan ayrı olarak zirai faaliyetlerin belirtilmesine ihtiyaç kalmamıştır, formatta bulunan EKV Duyarlı Yöreler Listesi ile ilgili, değerlendirmelerin yapıldığı ve gerekli taahhütlerin verildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2-Davalı yanında Müdahil tarafından; bilirkişi raporunun eksik ve denetime uygun olmadığı, teknik açıdan yetersiz olduğu, proje kapsamında hazırlatılan Hidrojeolojik Değerlendirme Raporunda alanda sondaj kuyusunun olmadığı, yapılacak maksimum kazının yer altı su seviyesini etkilemeyeceği, faaliyet sebebiyle yer altı suyu kalitesinde bozulma gibi oluşacak tüm zararların temin edileceği, mevzuatta verilmesi gereken taahhütlere uyulacağının taahhüt edildiği, kazı yapılmasının, süzülen suyun eksilmesine neden olmayacağı, ancak kazı alt kotunun yer altı su seviyesine yakın olması problem teşkil edebileceğinden bu durumun önüne geçmek için müdahilin tüm önlemleri almayı taahhüt ettiği, olması muhtemel etkiler bakımından gerekli tedbirlerin alınacağı, hatta faaliyetin durdurulacağının taahhüt edildiği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.