9. Ceza Dairesi 2022/10144 E. , 2023/2174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’
**9. Ceza Dairesi 2022/10144 E. , 2023/2174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.12.2013 tarihli ve 2013/2281 Esas sayılı iddianame ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından dava açılmıştır. 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; a. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin yollamasıyla 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2014 tarihli ve 2014/5 Esas, 2014/272 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/1963 Esas, 2022/415 Karar sayılı kararı ile çocuğun nitelik cinsel istismarı suçundan sair temyiz itirazlarının reddi ile 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; a. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, b. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suça sürüklenen çocuğun daha önce hiç ifade vermediğinden olayları karıştırdığına, bu nedenle mahkemece önceki savunmalarımı tekrar ederim şeklindeki savunmasınındaki çelişkilerin giderilmesi gerekitiğine, tanık ...'in beyanındaki gibi suça sürüklenen çocuk, mağdureyi kolundan tutup götürdü ise bunu diğer öğrenci ve öğretmenlerin de görmesi gerektiğine, diğer tanık ...’in ise suça sürüklenen çocuk ile mağdurenin parkın karşısında bulunan bir apartmana el ele girdiklerini gördüğünü, mağdure apartmana girmek istemediği, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi kolundan çekerek apartmana soktuğunu söylemesine karşın mağdurenin hem kolundan hem de saçından tuttuğunu ifade etmesi karşısında ifadalerin tutarsız olduğuna, mağdurenin rızasının olması ihtimali çok yüksek olduğuna, eğer taraflar anlaşıp evlenseler mağdurenin şikayetçi olmayacağına, suça sürüklenen çocuğun zor kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı delil mevcut olmayıp şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine ve diğer sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdure ... ile suça sürüklenen çocuk ...'ın facebook isimli sosyal paylaşım sitesinden tanışarak arkadaş oldukları, suça sürüklenen çocuğun 20.05.2013 tarihinde öğle saatlerinde mağdureyi cep telefonu ile arayıp hediye aldığını söylemesi üzerine ilköğretim okulunun yakınında buluştukları, suça sürüklenen çocuk ...'ın mağdureye hediye olarak kolye verdiği, daha sonra okulun karşısında bulunan bir apartman girişine götürdüğü, suça sürüklenen çocuğun mağdureyi kollarından ve saçından tutup zor kullanarak önünde bulundukları apartmanın en üst katına merdiven boşluğuna çıkarttığı, en üst kata çıktıklarında mağdurenin ellerini tutup kot pantolonunu ve kilodunu dizlerine kadar indirdiği, mağdurenin bağırdığı, mağdureyi yere ittirerek düşürdüğü, sonra sırt üstü yatırıp ağzını kapattığı, sonra mendil ile ağzını bağladığı, kemeriyle de mağdurenin ellerini arkasından bağladığı ve mağdurenin üzerine çıkarak cinsel organını mağdurenin cinsel organına sokarak istismarda bulunduğu, eylem sırasında mağdurenin omuz altı ile kollarına vurduğu ve gögüslerini öptüğü, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bitirdikten sonra mağdurenin ellerini çözdüğü, serbest kalan mağdurenin olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, sonra evine gittiği bir gün sonra babasına anlattığı, tarafların olayı tatlıya bağlamaya çalıştıkları ancak mağdureyi istemedikleri, bunun üzerine 26.05.2013 günü suça sürüklenen çocuk hakkında şikayetçi oldukları anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Dosya kapmasına göre olay nedeniyle mağdurenin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, mağdurede (son on günde) oluşmuş yırtık tespit edildiği ve bakire olmadığı, mağdure ...'a ait olduğu bildirilen iki adet eküvyon üzeri sürüntü ve iki adet sarımtırak lekeli gazlı bez parçası üzeri meni lekelerinden alınan örneklerden bir erkeğe ait DNA profili elde edildiğini, söz konusu DNA profili ile suça sürüklenen çocuk ...'a ait DNA profilinin aynı olduğunun tespit edildiği, mağdurenin suça sürüklenen çocuğu teşhis ettiği, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlendiği, olayla ilgi tanıklar dinlediği, suça sürüklenen çocuğun mahkeme beyanında mağdure ile darp cebir ve hile olmaksızın cinsel ilişkiye girdiğini kabul edip tevilli ikrarda bulunduğu, bu mevcut deliller kapsamında suça sürüklenen çocuğun mağdureye zor kullanarak olay yerine götürüp, cebir ile cinsel ilişkiye girdiği sabit olduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 07.05.2014 tarihli raporunda mağdurenin, mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede travma sonrası stres bozukluğu denilen psikiyatrik bozukluk gelişen mağduredeki bu durumun iddia edildiği gibi cinsel saldırıya bağlı gelişebileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği ve bunlar arasında tıbben ayırım yapılamayacağının belirtildiği, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı yasanın 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanamayacağı belirlenmiş olup açıklanan nedenlerle mahkeme hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.