TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR H.B. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/20873) Karar Tarihi: 27/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR RESEN GİZLİLİK KARARI Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Mehmet AKTEPE Başvurucu : H.B. I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, esasa etkili iddiaların karşılanmaması nedeniyle ger ekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR H.B. BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/20873) Karar Tarihi: 27/1/2021 Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 2İKİNCİ BÖLÜM KARAR RESEN GİZLİLİK KARARI Başkan : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI Raportör : Mehmet AKTEPE Başvurucu : H.B. I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, esasa etkili iddiaların karşılanmaması nedeniyle ger ekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ2. Başvuru 3/7/2018 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 6.Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına ( Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçeves inde ilgili olaylar özetle şöyledir: 8. 1977 doğumlu olan başvurucu, olayların vuku bulduğu tarihlerd e Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde veri hazırlama kontrol işletmeni ol arak görev yapmaktadır. Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 39. Bartın'daki bir postaneden M.T.G. isimli şahsa içeriğinde DHK P-C terö r örgütünün adı kullanılarak müstear isimle mektup gönderilmiştir . Bahse konu mektupta belli miktarda paranın örgüte ödenmesi gerektiği, ödenmediği taktirde kendisine ve yakınlarına örgüt tarafından zarar verileceğinin yazılı olduğu anlaşılmıştı r. M.T.G. tarafından Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) olayın bildirilmesi net icesinde yapılan soruşturmada bahse konu mektubu başvurucunun gönderdiği tespit edilmiş, deri nleştirilen soruşturmad a başvurucunun M.T.G. isimli şahsa yukarıda belirtilen içerikte b ir mektup daha gönderdiği, K.G. isimli şahsa da benzer içerikte ayrı bir mektup gönderdiği tespit edilmiştir. Sonraki iki mektuba Başsavcılık tarafından postada el konulmuştur. 10. Başvurucu soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı huzurund a alınan 26/2/2013 tarihli savunmasında üzerine atılı suçu işlemediğini, birkaç kişinin kendisini kaçırdığını, kendisine G. isimli şirkete gönderilmek üzere bir mektup verildiğini, mektubu göndermediği taktirde kendisinin ve çocuklarının öldürüleceğini n söylendiğini, mektubu aldığını ancak kimseye göndermediğini, bunun üzerine bir müddet sonra kendisini daha önce kaçıranların aynı araçla tekrar gelerek kendisini yine kaçırdığ ını, ilk mektubu göndermediği için bir şahsın kendisine tecavüz ettiğini, diğerlerinin kendis ini tuttuğunu ve bu sırada tecavüzün kameraya kaydedildiğini, yeni verilecek mektubu gönde rmezse bu görüntüleri internette yayımlayacaklarını ve çocuklarını öldüreceklerini sö ylediklerini, bunun üzerine mektubu G. isimli şirkete gönderdiğini, bir süre sonra yine ayn ı araçla gelen silahlı kişilerin kendisini kaçırdığını, aynı kişinin yine diğerlerinin yardımı i le kendisine tecavüz ettiğini, kamerayla görüntülerinin çekildiğini, aynı şekilde tehdit edild iğini ve gönderilmek üzere kendisine bu defa iki adet mektup ve mektupların gönderileceği adreslerin verildiğini, bu mektupları da mecburen göndermek zorunda kaldığını ifade etmişt ir. 11. Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma neticesinde ba şvurucu hakkında var olan veya varsayılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güç ten yararlanmak suretiyle yağmaya teşebbüs suçundan 11/3/2013 tarihinde iddianame tanzim edilmiştir. 12. Başvurucunun soruşturma safhasındaki ifadesinde yer alan ken disine mektupları verdiğini iddia ettiği kimliği belirsiz kişiler hakkında ise ni telikli cinsel saldırı, birden fazla kişi ile birlikte cebir tehdit veya hile kullanarak cinsel amaç la kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 11/3/2013 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmad ığına karar verilmiştir. 13. Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ilgili kısmı şö yledir: "... ald ırılan doktor raporunda fiili livata dü şünüldüğüne dair rapor verildi ği görülmüştür. Bahsedilen iddiaya konu arac ın belirtilen tarihlerde ilgili köyde görülüp görülmedi ğine dair K ızılelma Jandarma Karakol Komutanl ığına yaz ı yaz ılmış, yap ılan araştırmada benzer herhangi bir araca rastlan ılmad ığının belirtildi ği görülmü ştür. Her ne kadar mü ştekinin raporunda fiili livata bulgular ının olduğu belirtilmi ş ise de, müştekinin anlat ımlar ının hayat ın olağan ak ışına ayk ırı olduğu, böyle bir savunman ın üzerine at ılı suçun tespit edilmesinden sonra yap ılmış olmas ı dikkate al ınarak suçtan kurtulmaya yönelik ifadeler oldu ğu, müştekinin belirtilen eylemin ma ğduru oldu ğuna dai r soruşturmay ı devam ettirecek herhangi bir delil olmad ığı anlaşılmakla; Aç ıklanan nedenlerle kimli ği belirsiz şüpheliler hakk ında at ılı suçtan kamu ad ına kovuşturma yap ılmas ına yer olmad ığına ..." Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 414. Başvurucu, Bartın Ağır Ceza Mahkemesindeki (Mahkeme) yargıla mada yaptığı savunmalarda da soruşturma aşamasında verdiği ifadeleri tekrar etmiştir. 15. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde başvurucunun katılan M.T.G.ye ve mağdur K.G.ye karşı var olan veya varsayılan suç örgütlerinin o luşturduğu korkutucu güçten yararlanmak suretiyle yağmaya teşebbüs suçunu işlediğinden bahi sle ayrı ayrı 2 yıl 9 ay 10 gün ve 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 19/12/20 13 tarihinde karar verilmiştir. 16. Gerekçeli kararın ilgili kısımları şöyledir: " san ık [H.B.nin] 01/02/2013 tarihinde Bart ın merkez postanesi arac ılığı ile kat ılan [M.T.G.ye] hitaben mektup gönderdi ği, san ığın bahse konu mektubun içeri ğinde DHKP C örgütü ad ına Bart ın'da görev yapt ığı, örgüt taraf ından kendisine 16 ki şilik liste verildi ği ve bu listenin 14. s ıras ında yer ald ığını, kendisine 200 bin TL fatura kesildi ğini, bu paray ı ödemediği takdirde kendisine ve ailesine zarar verilece ğini belirtti ği, gönderilen bu mektubun içeri ğine ilişkin olarak suç duyurusunda bulunmas ı üzerine yap ılan araştırmalar neticesinde san ık [H.B.nin] Bart ın merkez postanesinden 26/2/2013 tarihli bir mektupla ayn ı paray ı %50 artt ırdığından bahisle kat ılan [M.T.G.den] talep etti ğinin tespit edildi ği, yine postaneden ma ğdur [K.G.nin] al ıcısı olduğu ve DHKPC örgütüyle ba ğlant ısı bulunduğu belirtilen bir mektup gönderildi ği, bahse konu i ş bu mektubun da içeri ği incelendiğinde san ığın DHKPC terör örgütü ad ına mağdur [K.G.den] 200.000 TL para talep etti ği, bu paray ı ödememesi durumunda kendisine ve ailesine i şyerlerine zarar vereceğini belirtti ği, san ığın varsay ılan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanmak suretiyle kat ılan ve ma ğdurdan bir miktar talep edildi ği, kat ılan [M.T.G.nin] istenen paray ı vermeyerek kollu ğa durumu bildirdi ği ve olay ın bu şekilde gerçekle ştiği mahkememizce kabul edilmi ştir. Her ne kadar san ık savunmas ında, müştekilere mektup gönderdi ğini kabul etmekl e beraber, bu mektuplar ı başkalar ının tehditleri ve şantaj ı neticesinde gönderdiğini, mektuplar neticesinde kendisinde menfaat temin etme amac ının olmad ığını belirterek at ılı suçlamay ı kabul etmemi ş ise de; san ığın savunmas ında belirtti ği şekilde tehdit edilerek at ılı suça azmettiren şahıslar hakk ında herhangi bir somut delil sunamad ığı ve bu kişilerin d e tespitlerinin yap ılamamas ı nedeniyle san ığın bu yöndeki savunmas ının soyut oldu ğu anlaşılmakla, san ığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik soyut iddiadan ibare t savunmas ına itibar edilmeyerek, üzerine at ılı var olan veya var say ılan suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanmak suretiyle ya ğma suçunu i şlediği vicdani kanaatine mahkememice ula şılmış; ancak san ığın doğrudan do ğruya icra hareketlerine başlad ığı iş bu eyleminin, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamad ığı, yine san ığın mağdur [K.G.ye] yönelik var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanma k suretiyle para talebinde bulundu ğu mektubu Bart ın merkez postasnesine verdi ği, iş bu suçun icra hareketlerine ba şlamakla birlikte, kolluk taraf ından mektubun ma ğdura ulaşmadan el e geçirmesi nedeniyle san ığın eylemini elinde olmayan nedenlerle tamamlayamad ığı, iş bu suçun da te şebbüs aşamas ında kald ığı mahkememizce kabul edilmi ştir. Her ne kadar san ık müdafisi a şamalardaki savunmalar ında, san ığın başkas ının tehdit i ile at ılı suçu işlediğini, bu suçu i şlemesine neden olanlar ın san ığa tecavüzde bulunarak görüntülü kay ıt alt ına ald ıklar ı, bu kay ıtlar ı yayma tehdidi ile san ığın bu mektuplar ı göndermek zorunda kald ığını, hatta tecavüz iddialar ına ilişkin olarak, san ıkta fiili livat a bulgusu oldu ğuna dair doktor raporunun da dosyada bulundu ğunu; ayr ıca kolluk kuvvetler i taraf ından mektupta belirtilen yere saklanan para po şetini de almaya gitmedi ği için olayd a menfaat temin etme amac ının olmad ığını belirterek san ığın beraatine karar verilmesini, yahut TCK'nun 28. maddesinde düzenlenen korkutma ve tehdit ile suç i şlemesine ili şkin hükmün uygulanmas ını talep etmi ş ise de; san ığın maruz kald ığı tehdit, cebir, şiddet ve fiili livata eylemlerine u ğramas ını müteakip kolluk kuvvetlerine herhangi bir suç ihbar ında Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 5bulunmad ığı, iddia olunan eylemler neticesinde faillerin ara ştırılmas ı ve kendi güvenligini n temini için herhangi bir giri şiminin bulunmamas ı hususlar ı ile davaya konu ve emanette bulunan mektuplar ı kendi r ızas ı ve iradesi ile göndermesi hususu birlikte de ğerlendiriğinde; yine san ığın bizzat vermi ş olduğu kolluk ifadesinde PTT binas ı dışında başka birisinin gönderilmek üzere mektuplar ı kendisine verdi ğini ve yard ım amac ıyla bu mektuplar ı postalad ığını belirtmesi kar şısında; san ığın ve san ık müdafisinin çeli şkileri giderilemeyen ve maddi delillerle desteklenemeyen savunmalar ına itibar edilememi ştir. Her ne kadar san ık [H.B.] hakk ında kat ılan [M.T.G.ye] yönelik gerçekle ştirmiş olduğu eylemler nedeniyle "iki kez" nitelikli ya ğma suçundan cezaland ırılmas ı istemiyle kamu davas ı aç ılmış ise de; san ığın 01/02/2013 ve 26/02/2013 tarihli kat ılan [M.T.G.ye] göndermi ş olduğu her iki mektubunda da ilk talep edilen paran ın ödenmesi konusunda tehdit eylemlerini sürdürdü ğü, yani san ığın ikinci mektubu göndermesindeki amac ının da ilk mektupta belirtilen hususlar ın yerine getirilmesi oldu ğu; bu nedenle kat ılana karşı kül halinde tek bir nitelikli ya ğmaya teşebbüs suçunun olu ştuğu anlaşıldığından, sanık [H.B.nin] kat ılan [M.T.G.ye] ve mağdur [K.G.ye] yönelik gerçekle ştirmiş olduğu var olan suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanmak suretiyle ya ğmaya teşebbüs suçundan eylemlerine uyan TCK'nun 149/1-f ve 35 maddeleri gere ğince ayr ı ayr ı cezaland ırılmas ına karar vermek gerekmi ş..." 17. Başvurucu müdafii 19/12/2013 tarihinde, kararı temyiz ettiği ne dair süre tutum dilekçesi vermiş ve ayrıntılı temyiz nedenlerini içeren dilekçe sini mahkeme kararının gerekçesi tebliğ edildikten sonra vereceğini bildirmiştir. 18. Gerekçeli karar başvurucu müdafiine 21/3/2014 tarihinde tebl iğ edilmiştir. Başvurucu müdafii ayrıntılı temyiz sebeplerini içeren dilekçesi ile dilekçede bahsi geçen CD ve gazete kupürlerini Mahkemeye teslim etmiştir. 27/3/2014 hava le tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde özetle sözde örgüt üyesi kişilerin başvurucu üzeri nde karşı koyamayacağı ve sakınamayacağı ağır bir korku hâli oluşturduklarını ve bu neden le iddianameye konu eylemin gerçekleştirildiğini, buna dair dosya içindeki en güçlü delilin daha önceki savunmalarda da belirtildiği üzere başvurucunun tecavüze uğraması ve buna dair fiilî livatayı gösterir raporlar olduğunu, savunmalarını haklı çıkaran en önemli delilin yerel m ahkemece kovuşturma tamamlandıktan sonra ortaya çıktığını, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararından sonra, başvurucunun uğradığı tecavüzün görüntülerini içeren bir CD ile altı çizili harfler birleştirildiğinde " bitti sanma " şeklinde başlayan tehdit içerikli yazılı bir metin ortaya çık an şifreli gazete kupürünün başvurucunun arabasının camına asılı ş ekilde bulduğunu, yerel mahkemede yargılama sonlandırıldığı için Mahkemece bu görüntüle r değerlendirilmeden karar verildiğini, kararın bozulmasıyla yerel mahkemece bu deli lin incelenmesine imkân tanınması gerektiğini belirtmiştir. 19. Yargıtay 6. Ceza Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemes i neticesinde 27/3/2018 tarihli kararla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: "... dosya ve duru şma tutanaklar ı içeriğine, toplan ıp karar yerinde incelenere k tart ışılan hukuken geçerli ve elveri şli kan ıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirin e göre, san ık [H.B.] savunmas ının temyiz itirazlar ı yerinde görülmemi ş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak onanmas ına ..." 20. Başvurucunun bireysel başvuru dilekçesinde belirttiği 27/3/2 014 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesi ve ekinde yer alan CD ile gazete kup ürü, elindeki delilleri kopya almadan tamamıyla Mahkemeye sunduğunu belirtmiş olması nedeniyl e Mahkemeden istenerek temin edilmiş ve dosya içine konulmuştur. Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 621. Başvurucu, hakkında çıkarılan yakalama kararının infazı ne ticesinde ceza infaz kurumuna alındığı 4/6/2018 tarihinde nihai kararı öğrendiğini beyan etmiştir. 22. Başvurucu 3/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştu r. IV. İNCELEME VE GEREKÇE 23. Mahkemenin 27/1/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Gerekçeli Karar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia1. Başvurucunun İddiaları 24. Başvurucu; hakkındaki mahkûmiyet kararına yaptığı itirazları n hiçbirinin dikkate alınmadığını, hangi gerekçelerle bu itirazlara itibar e dilmediğinin açıklanmadığını, zor kullanılarak cinsel istismara maruz kalması nedeniyle atılı eylemleri gerçekleştirdiğini, buna ilişkin görüntülere ilk derece yargılaması sırasında ulaşa madığını, temyiz aşamasında bu görüntülere ulaşıp Yargıtaya gönderdiğini ancak Yargıtay tar afından bahse konu görüntüler dosya arasına alınmadığından açıkça lehine olan bu g örüntülerden ve dilekçesinden hiç bahsedilmeden onama kararı verildiğini belirt erek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 25. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir." 26. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Başvuru karar sonucunu etk ileyecek esaslı bir iddianın gerekçeli kararda karşılanmamasına ilişkin olduğundan başvurucunun iddiasının gerekçeli karar hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlen dirilmiştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 27. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar ver ilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 28. Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Bununla birlikte Anayasa'nın 36. maddesine "...ile adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ilişkin gerekçede, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerce de güvence altına alınan adil Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 7yargılanma hakkının madde metnine dâhil edildiği vurgulanmıştır . Nitekim Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) 6. maddesinin (1) numaralı fı krasındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının kapsamına gerekçeli karar hakkının da dâhil olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında vurgulanmışt ır. Dolayısıyla Anayasa nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının gerekçeli karar hakkı güvencesini de kapsadığının kabul edilmesi gerekir ( Abdullah Topçu, B. No: 2014/8868, 19/4/2017, 75). 29. Anayasa'nın 141. maddesinin üçüncü fıkrasında da Bütün mahkemelerin her türlü kararlar ı gerekçeli olarak yaz ılır. denilerek mahkemelere kararlarını gerekçeli yazma yükümlülüğü yüklenmiştir. Anayasa nın bütünlüğü ilkesi gereği a nılan Anayasa kuralı da gerekçeli karar hakkının değerlendirilmesinde gözönünde bulundu rulmalıdır ( Abdullah Topçu, 76). 30. Gerekçeli karar hakkı, kişilerin adil bir şekilde yargılanma larını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Bu hak, tarafların muhakeme sırasın da ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve demokratik bir toplumda kendi adlarına verilen yargı kararlarının sebeplerini toplumun öğrenmesinin sağlanması için de gereklidir ( Sencer Ba şat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, 31, 34). 31. Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen h er türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılama z (Yasemin Ek şi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, 56). Bir kararda tam olarak ha ngi unsurların bulunması gerektiği, davanın niteliğine ve koşullarına bağlıdır . Yargılama sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın son ucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunma sı hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yan ıt verilmesi gerekir. Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiğ i bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yan ıt vermemesi hak ihlaline neden olabilecektir ( Sencer Ba şat ve diğerleri, 35, 39). 32. Kanun yolu incelemesi yapan mercinin yargılamayı yapan mahke meyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atı fla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir ( Yasemin Ek şi, 57). Öte yanda n itiraz veya temyiz incelemesi sırasında ayrı ve açık bir yanıt verilmesini gerektiren usul vey a esasa dair iddiaların itiraz veya temyiz mercilerince cevapsız bırakılmış olması gerekçeli karar hakkının ihlaline neden olabilir ( Caner Kand ırmaz, B. No: 2013/3672, 30/12/2014, 31). ii. Genel İlkelerin Somut Olaya Uygulanması 33. Somut olayda başvurucu, M.T.G. ve K.G.ye DHKP-C terör örgütü nün korkutucu gücünden yararlanarak mektup göndermek suretiyle kend ilerinin ve yakınlarının canına zarar verileceğinden bahisle onlardan para istemesi nede niyle iki kez nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkûm edilmiştir. Gerekçeli kararda; başvurucunun anılan suçları işlediğinin sanık savunması, katılan ve mağdur beyanlar ı, tanık ifadeleri, kriminal raporu, işyeri arama tutanağı, araç arama tutanağı, ev arama ve elkoyma tutanağı, güvenlik kamera kayıtları ve çıktıları doğrultusunda tespit edildiği ifa de edilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 834. Mahkemece bu tespitlerde bulunulurken başvurucu ve müdafii; hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında, başvurucunun başkalarının tehdidi ile atılı suçu işlediğini, bu suçu işlemesine neden olanların başvurucuya zorla cinsel ist ismarda bulunarak bu fiili görüntülü kayıt altına aldıklarını, bu kayıtları yayma tehdidi ile başvurucunun bahse konu mektupları göndermek zorunda kaldığını hatta tecavüz iddiaların a ilişkin olarak başvurucud a fiilî livata bulgusu olduğuna dair doktor raporunun da dosyada bulunduğunu, ayrıca başvurucunun mektupta belirtilen yere kolluk kuvvetleri tarafın dan saklanan para poşetini de almaya gitmediği için olayda menfaat temin etme amacının olmadı ğını belirtmiştir. Ancak başvurucu ne soruşturma ne kovuşturma aşamasında bu iddialarını destekleyecek bir delil sunmuştur. Dolayısıyla da Mahkeme; başvurucunun maruz kaldığını iddia ettiği tehdit, cebir, şiddet ve fiilî livata eylemlerine uğramasını müteakip kolluk k uvvetlerine herhangi bir suç ihbarında bulunmadığı, iddia olunan eylemler neticesinde faille rin araştırılması ve kendi güvenliğinin temini için herhangi bir girişiminin bulunmadığı, davaya konu mektupları kendi rızası ve iradesi ile gönderdiği hususlarını birlikte değerlend irerek başvurucunun ve müdafiinin maddi delillerle desteklenemeyen savunmalarına itiba r etmediğini gerekçesinde belirtmiştir. 35. Karar gerekçesinden başvurucunun kendisini suçtan kurtarabil ecek iddialarını somut delillerle destekleyemediği anlaşılmaktadır. Ancak bu nok tada başvurucu müdafii tarafından hâkime havale ettirilerek Yargıtaya gönderilmek üzer e Mahkemeye teslim edilen 27/3/2014 tarihli dilekçe ekinde bulunan CD dikkate değerdir (bkz. 18). Başvurucu bu dilekçede soruşturma aşamasında ve Mahkemede ileri sürdüğü anca k dayanaksız bulunduğundan itibar edilmeyen savunmalarını destekleyebilecek maddi delillerden bahsetmekte ve bizatihi bu delilleri temyiz merciine incelenmek üzere sunmaktadır. Söz konusu CD ile gazete kupürleri Mahkemeden talep edilmiş ve Mahk emenin 5/2/2020 tarihli yazısı ile bireysel başvuru dosyasına gönderilmiştir. Gelen yaz ı ekinde yer alan gazete parçalarında bazı yerlerin altının çizili olduğu, CD içinde ise biri öne doğru eğilmiş ve diğeri ise arkasında duran iki şahsın cinsel ilişkide bulunduğuna dair başvurucunun iddialarını destekleyebilme ihtimali olan görüntülerin olduğu görülmüştür. 36. Bu noktada belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesinin doğruda n ilgili soruşturma ve yargılama makamlarının yerine geçerek delil değer lendirmesi yapması söz konusu olamaz. Bu konuda asıl sorumlu ve yetkili olanlar ilk el den olayları inceleyen yetkili adli ve idari mercilerdir ( Cemil Dan ışman, B. No: 2013/6319, 16/7/2014, 58). Ancak başvurucunun her aşamada ileri sürdüğü kendini suçtan kurtaraca k veya alacağı cezayı hafifletebilecek nitelikte olan tecavüze uğradığına dair iddial arına ilişkin sonradan elde ettiği delillerin başvurucu tarafından temyiz aşamasında dosyaya sunul duğu tartışmasızdır. Başvurucunun iddiasının kararın sonucunu değiştirebilme ihtimal i olan bir iddia olduğu, temyiz aşamasında sonradan dosyaya sunulan deliller hakkında he rhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir. 37. Buna göre başvurucu kendisine tecavüz edilerek buna ilişkin görüntülerin ifşa edileceği korkusuyla üzerine atılı suçu işlediğine dair iddiası nı destekleyebilecek mahiyette deliller sunmasına rağmen, onama kararından anlaşıldığı üzere b u husus temyiz incelemesinde ayrı ve açık olarak tartışılmamış ve başvurucunun iddialarına cevap verilmemiştir. Bu nedenle yargılama süreci bir bütün olarak değ erlendirildiğinde başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna v arılmıştır. 38. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesin de güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli kara r hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 9B. Diğer İhlal İddiaları 39. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiğinden adil yargılanma hakkı kapsamında hakkında kuvvetli deliller olmaması na rağmen yağma suçundan kendisine ceza verildiği, lehine delillerin toplanmadı ğı, Savcılık aşamasında eksi k araştırma ve inceleme yapıldığı, Mahkemece takdir hakkının aley hine kullanıldığı şeklindeki diğer şikâyetleriyle ilgili olarak kabul edilebilirlik ve esas yönünden ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 40. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 41. Başvurucu, hak ihlalinin tespiti ile yeniden yargılama yapıl masına karar verilmesi talebinde bulunmuştur. 42. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 43. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 44. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile An ayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi u yarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılm ak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenlem e, usul hukukundaki Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 10benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırma k amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir kararın kendisine ulaştığı mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin tale bini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 45. İncelenen başvuruda başvurucunun, kararın sonucunu değiştire bilme ihtimali olan temyiz aşamasında elde ettiğini belirterek dosyaya sunduğu delillerle ilgili iddialarına ayrı ve açık yanıt verilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddes inde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal ed ildiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla ihlalin Yargıtay kararından kaynaklandığı anlaşılmı ştır. 46. Bu durumda gerekçeli karar hakkının ihlalinin sonuçlarının o rtadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasın a yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal k ararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararı n bir örneğinin gerekçeli kara r hakkının ihlâlinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yenid en yargılama yapılmak üzere dosyanın Yargıtay 6. Ceza Dairesine gönderilmesi için Bartın Ağ ır Ceza Mahkemesine (E.2013/65, K.2013/206) gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 47. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harçtan oluşa n yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. V. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. Başvurunun niteliği gereği kamuya açık belgelerde başvurucunu n kimliğinin RESEN GİZLİ TUTULMASINA, B. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KA BUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Diğer ihlal iddialarının incelenmesine GEREK BULUNMADIĞINA, E. Kararın bir örneğinin gerekçeli karar hakkının ihlâlinin sonu çlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyayı Yarg ıtay 6. Ceza Dairesine göndermesi için Bartın Ağır Ceza Mahkemesine (E.2013/65, K.2013 /206) GÖNDERİLMESİNE, Başvuru Numarası : 2018/20873 Karar Tarihi : 27/1/2021 11F. 294,70 TL harçtan oluşan yargılama giderinin başvurucuya ÖDEN MESİNE, G. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Ma liye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 27/1/ 2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Kadir ÖZKAYA Engin YILDIRIM Celal Mümtaz AKINCI Üye Üye Rıdvan GÜLEÇ Basri BAĞCI