11. Ceza Dairesi 2012/8562 E. , 2012/12827 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1-2001 takvim yılına ilişkin olarak : 765 sayılı TCK nun 102/4 ve 104/2. maddelerinin uygulanması ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair. 2-2002-2003 ve 2004 takvim yıllarına ilişkin olarak : 213 sayılı VUK nun 359/b-1 , 5237 sayılı TCK nun 62 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yo…
**11. Ceza Dairesi 2012/8562 E. , 2012/12827 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1-2001 takvim yılına ilişkin olarak : 765 sayılı TCK nun 102/4 ve 104/2. maddelerinin uygulanması ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına dair. 2-2002-2003 ve 2004 takvim yıllarına ilişkin olarak : 213 sayılı VUK nun 359/b-1 , 5237 sayılı TCK nun 62 ve 53 . maddelerinin uygulanması ile 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına dair(üç kez). Katılan idare vekilinin 27.01.2010 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede; I- Sanığın 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın aynı takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenlediği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği, 5237 sayılı Yasanın lehe kabulü halinde anılan Yasanın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluğuna karar verilmesi gerekeceği cihetle, 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen yukarıda yazılı hususunun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 2004 takvim yılına ilişkin kurulan hüküm fıkrasındaki "5237 sayılı TCK’nun 62 ve 51” ibarelerinin çıkartılıp yerlerine “765 sayılı TCK’nun 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6.” ibarelerinin yazılması ve 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılması suretiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanığın 2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 ve 2003 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.