12. Ceza Dairesi 2023/6360 E. , 2024/179 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/153 E., 2022/226 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
**12. Ceza Dairesi 2023/6360 E. , 2024/179 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/153 E., 2022/226 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/77 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ve 62 inci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2014/77 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2019/10011 Esas, 2021/7766 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli, 2022/153 Esas, 2022/226 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendi ve 62 inci maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.08.2022 tarihli ve 2022/103703 sayılı temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi veya erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dicle Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde "Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma, tanık beyanları, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın Kıbrıs Türk Barış Komutanlığında birlikte askerlik görevini yaptığı arkadaşı katılan ... ile elindeki falçatayı sallayarak şakalaşmaya başladığı, katılanın kendisini falçata ile şaka yapmaması yönünde uyarmasına rağmen falçatayı sallamaya devam ettiği ve falçatının katılanın yüzüne denk gelerek yüzünde yaralanmaya sebebiyet verdiği, Mahkememizce Eskişehir Adli Tıp Kurumundan alınan raporlara göre, katılanın yüzündeki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve yüzde sabit iz oluşturacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce kabul edilen bu oluş şekline, sanık ...'ın, katılanın kendisini uyarmasına rağmen, elindeki falçatayı katılana sallayarak şakalaşması sırasında, falçatanın katılanın yüzüne denk gelmesi sonucu katılan ...'ü taksirle yaraladığı sübut bulduğundan, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 89/1 maddesi gereğince, suçun silahtan sayılan falçata ile işlenmiş olması, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, sanığın olayda tam kusurlu olması nazara alınarak, seçenek yaptırımlardan hapis cezasının tercihi ile alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle teştiden temel cezanın tayini suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın şaka yapma amaçlı olarak katılana salladığı falçatanın, katılanın vücudunun herhangi bir yerine denk gelerek yaralanmasına sebebiyet vereceğini öngördüğü halde, şansına ve ustalığına güvenerek bu davranışını sürdürdüğü ve katılanın uyarısına rağmen falçatayı katılana doğru sallamaya devam ettiği ve bu eylemi neticesinde istemediği yaralanma sonucunun meydana gelmesine sebebiyet verdiği ve bu şekilde bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında verilen cezada TCK 21/3 maddesi gereğince takdiren 1/3 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın eylemi sebebiyle, katılanın yüzünde sabit iz kalmasına sebebiyet verdiğinden, TCK 89/1-d sanık hakkında hükmolunan cezanın yarı oranında artırım yapılmış, sanığın yargılamadaki olumlu davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek verilen cezasından 5237 sayılı TCK’nın 62.maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç ceza tayin edilmiştir. Katılanın zararının karşılanmamış olması ve sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde Mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması sebebiyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, sanık hakkında seçenek yaptırımlardan Hapis Cezasının tercih edilmiş olması sebebiyle, TCK 50/2 maddesi gereğince Adli Para Cezasına çevrilemeyeceğinden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına ve seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına ve sanığın cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair Mahkememizde olumlu kanaat oluşmamış olması sebebiyle hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." denilmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan''Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir. 3. Sanık aşamalardaki savunmasında şaka amacıyla elindeki falçatayı salladığı sırada katılanı yaraladığını, herhangi bir kastı bulunmadığını, beraatini istediğini belirtmiş ve 17.06.2015 tarihli duruşmada maddi durumu iyi olmaması nedeniyle katılana herhangi bir ödeme yapmadığını ve ileride de ödeme yapamayacağını beyan etmiştir. 4. Katılan aşamalardaki beyanında sanıktan şikayetçi olduğunu, 5.000,00 TL zararı olduğunu, sanığın zararını gidermediğini beyan etmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu Eskişehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 19.02.2016 tarihli raporunda ve Girne Asker Hastanesi Baştabipliği tarafından 05.02.2013 tarihinde düzenlenen kati raporda sanığın yaralanmasının yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir. 6. Tanıklar İbrahim Halil Y. ve Sercan A.'nın beyanları dosya içerisinde yer almaktadır. IV. GEREKÇE 1. Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemece olayın kabulünde ve verilen ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. 2. Katılanın 5.000,00 TL zararının olduğunu bildirmesi üzerine sanığın zararı gideremeyeceğine yönelik beyanı göz önünde bulundurulduğunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un "hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51 inci maddesinde yer alan; "İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir... Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, Gerekir." şeklindeki düzenleme uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmasının hakimin takdir yetkisi içerisinde bulunmaktadır. Bu kapsamda mahkemece erteleme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışıldıktan sonra "sanığın cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceğine dair Mahkememizde olumlu kanaat oluşmamış olması sebebiyle" şeklindeki gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerel mahkeme kararında bu hususlarda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli, 2022/153 Esas, 2022/226 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen bilinçli taksir hükümleri uyarınca artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "22 inci maddesinin üçüncü fıkrası" yerine hatalı olarak "21 inci maddesinin üçüncü fıkrası" şeklinde gösterilmesi ve yüzde sabit iz nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin "ikinci fıkrasının (d) bendi" yerine hatalı olarak "birinci fıkrasının (d) bendi" olarak gösterilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde 5 numaralı bentte açıklanan nedenle Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2022 tarihli, 2022/153 Esas, 2022/226 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "TCK 21/3 maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası" ibaresinin eklenmesi ve 3 numaralı bendinde yer alan "TCK 89/1-d" ibaresinin çıkarılarak yerine "5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.