T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2041 KARAR NO:2025/1917 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/10/2025 tarihli değişik iş kararı. NUMARASI:2025/392 D.İş - 2025/393 K. DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/2041 KARAR NO:2025/1917 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/10/2025 tarihli değişik iş kararı. NUMARASI:2025/392 D.İş - 2025/393 K. DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 13.10.2025 tarihli değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; çok uzun yıllardır ahşap ve metal raf sistemleri üretim ve bu emtiaların satım ve montaj işleriyle iştigal ettğini, karşı tarafın ise emtia satın aldığı önemli tedarikçilerinden biri olduğunu, aralarıında 22.07.2025 tarihinde emtia alımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden malların tümünün bedelinin ...bank ...şubesi nezdindeki 15/10/2025 ödeme tarihli, 750.000 TL bedelli, 15/12/2025 ödeme tarihli, 1.500.000 TL bedelli ve 15/01/2025 ödeme tarihli ve 750.000 TL bedelli 3 adet çekle peşin olarak ödendiğini, alım sözleşmesi gereği kararlaştırılan bedelin tamamı mukabilinde 3 adet çek verilmesine rağmen bugüne kadar sözleşme konusu malların müvekkiline teslim edilmediği gibi herhangi bir fatura da kesilmediğini, karşı tarafın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/775 esas sayılı dosyası üzerinden 27/06/2025 tarihinde konkordato başvurusu yaparak 3 aylık geçici mühlet kararı aldığını, şirketin Haziran 2025'de konkordato başvurusu yapıp geçici mühlet almasına ve şirketin yönetiminin hukuken konkordato komiserine geçmiş olmasına rağmen 22 Temmuz 2025 tarihinde müvekkili ile 3.000.000 TL bedelli sözleşme yaptığını, sözleşme bedeli mukabilinde 3 adet çek teslim aldığını, bu durumun da karşı tarafın müvekkilini dolandırma kastıyla hareket ettiklerini gösterdiğini, çeklerin tamamını üçüncü kişilere ciro yoluyla devrettiği bilgisinin alındığını, başvuru konusu 3 adet çekin üçüncü kişilere ciro yoluyla devredilmesinin, iyi niyeli hamil yaratarak çekleri müvekkili şirketten tahsil edebilmek için karşı taraf şirketin kurmuş olduğu bir tezgah olduğunu, zira hakkında konkordato başvurusu sonucu mahkemece 3 aylık geçici mühlet kararı verilen şirketin yetkilisi eliyle konkordato komiserinin münhasır yetkisinde olan ticari işlem yapma ve çek ciro etme yetkisini gasp ederek el altından tahsilat yapması ve müvekkili şirketi 3.000.000 TL zarara uğratmasının dolandırma kastının varlığına delalet ettiğini, sözleşme yapmanın münhasıran konkordato komiserinin yetkisinde olması nedeniyle başvuru konusu 3 adet çekin üçüncü kişilere veya şirketlere ciro yoluyla devredilmesinin muvazaalı olduğunu, muvazaalı işlemin şirketin ticari defter ve belgelerine dercedilmesi dahi ciro işlemlerinin muvazaalı olduğu gerçeğini ve vasfını değiştirmeyeceğini, basiretli tacir gibi hareket etmediğini, 3.000.000 TL bedelli çeklerin ciro yoluyla devredildiği iddia edilen şahıs veya şirketlerle karşı tarafın hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını,karşı tarafın 10'a yakın taşınmazında 2024 yılı ve sonrasında milyonlarca TL miktarlı banka ipotekleri kurularak kağıt üzerinde şirket borçlandırılmıştır. İpotek karşılığında bankalardan alınan milyon TL paraların şirketin borçlarına kullanılmadığını, şirket adına yatırımda kullanılmadığının şirketin konkordato başvurusu yapmasından anlaşıldığını, tüm bu olguların, bu şirketin yetkilileri ve ortaklarının piyasaya emtia satma vaadiyle şirketleri ve şahısları milyonlarca TL dolandırdıklarını açıkça gösterdiğini ileri sürerek, başvuru konusu Halkbank Beşyüzevler / İstanbul şubesi nezdindeki 15/10/2025 ödeme tarihli ve 750.000 TL bedelli, 15/12/2025 ödeme tarihli ve 1.500.000 TL bedelli ve 15/01/2026 ödeme tarihli ve 750.000 TL bedelli 3 adet çekin ... Şirketi'ne ve çekleri ciro yoluyla muvazaalı ve kötü niyetli olarak devralan üçüncü şahıs veya şirketlere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince 13.10.2025 tarihli değişik iş kararında özetle; "...İhtiyati tedbir talep eden vekili her ne kadar talebe konu çeklerin ödenmemesi talebinde bulunmuş ise de çekin ödenmemesinin ancak çek ile ilgili ödeme yasağı konulması halinde mümkün olacağı, ödeme yasağı konulması halinin ise ancak çekin zayi olduğu iddiasına dayalı olarak açılacak dava kapsamında talep edilebilecek türden bir ihtiyati tedbir olduğu, talebe konu çeklerin ise zayi olması gibi bir durumunun söz konusu olmadığı, bu sebeple talebe konu çeklerin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin yerinde olmadığının değerlendirildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve tedbir talebine ilişkin alacak konusunun haklı nedene dayanıp dayanmadığı yargılamayı gerektirmekte olup, muaccellik tartışmasının yapılması gerektiğinden ihtiyati tedbir talep eden vekilinin arabuluculuk müracaatına bağlı olarak esas davada da talep edilebileceği, ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uyulmadığı gibi davanın niteliği gereği konunun yargılamayı gerektirdiği anlaşılmış, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur." gerekçesiyle, talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karşı tarafın ifa yükümlülüğü ve edimlerinin hiçbirini bugüne kadar yerine getirmediği gibi sözleşmenin aktedildiği tarihten evvel Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/775 esas sayılı dosyası üzerinden 27/06/2025 tarihinde konkordato başvurusu yaparak 3 aylık geçici mühlet kararı aldığını, 3 aylık geçici mühlet kararı) nihai raporunda 100.000.000 TL'den fazla bir miktar borca batık olduğunun belirtildiğini, raporun 42'nci sahifesinde başvurucu şirket ile imzalanan sözleşme bilgilerine yer verilmiş olup sözleşme bedeli olarak 4.025.833,42 TL olduğu belirtildiğini, nihai raporda başvuru konusu 3 adet çekten ve... Şirketine ödenen 915.000 + 826.725,63 TL TL nakit paradan bahsedilmediği gibi bu çeklerin şirketin borçları karşılığında üçüncü kişilere ciro yoluyla devredildiğine dair hiçbir tespite yer verilmediğini, şirketin dava konusu ticari ilişkiyi konkordato komiserinden ve mahkemeden gizleyerek ve müvekkilini dolandırma kastıyla hareket ettiğini, bu hususlar nazara alınmadan başvurularının reddinin hatalı olduğunu, gerek... şirketinin ve gerekse de çekleri ciro yoluyla devralan üçüncü şahıs veya şirketlerin ticari defter ve belgeleri incelendiğinde,... Şirketi ile çekleri ciro yoluyla devralan şahıs veya şirketlerin gerçek bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, iyi niyetli hamil görüntüsü yaratılarak çeklerin tahsilinin amaçlandığı, böylelikle müvekkil şirketin dolandırıldığının anlaşılacağını,Bakırköy Arabuluculuk Merkezi'ne menfi tespit davası açmak üzere zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, bu nedenlerle, açacakları menfi tespit davasına esas olmak üzere başvuru konusu 3.000.000 TL bedelli 3 adet çekin ödenmesinin hem... Şirketi ve hem de çeki muvazaalı cirolar yoluyla elinde bulunduran ve kötü niyetli oldukları açık olan üçüncü şahıs veya şirketler yönünden teminatsız olarak veya uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesininin zorunlu olduğunu,bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, satım konusu mallar karşılığında verilen çeklere rağmen mal tesliminin yapılmadığı iddiasına dayalı olarak HMK'nın 389 vd maddeleri uyarınca, çek bedellerinin karşı taraf ve çekleri ciro yolu ile devir alan üçüncü kişilere ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine; istinaf, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 13.10.2025 tarihli değişik iş kararı verilmiş; bu değişik iş kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden alacaklı vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ". hükmünü, aynı Yasanın 390. maddesi ise ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir.İhtiyati tedbir talep eden vekili; müvekkilinin karşı tarafla yaptığı 22.07.2025 tarihli satım sözleşmesi uyarınca karşı tarafa üç adet çek verildiğini, bir diğer deyişle çeklerin avans olarak verildiğini, ancak karşılığında malların teslim edilmediğini ileri sürerek, çeklerin karşı tarafa ve ciro ile devralanlara ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir. Çek ödeme aracı olup, çek keşidecisi borçlunun çek lehtarı ile arasındaki temel ilişkiye bağlı olarak çekin bedelsiz kaldığı, dolayısıyla çeki ciro yoluyla iktisap eden/edecek alacaklıya karşı da bedelsiz kaldığı yönündeki iddialar, alacaklının da hasım olarak gösterilerek genel mahkemede açılacak davada tartışılabilecek iddialardır. HMK'nın 390/3 maddesine göre ihtiyati tedbir talep eden davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Dosya kapsamına göre davacı, yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getirmemiştir Ayrıca talep edilen ödeme yasağı hiç şüphesiz ki iyiniyetli üçüncü kişilerin de haklarını etkileyebilecek niteliktedir. Bu nedenlerle, dosya kapsamına göre ihtiyati tedbirin koşulları gerçekleşmediğinden ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.12.2025