9. Hukuk Dairesi 2016/17267 E. , 2017/11400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin
**9. Hukuk Dairesi 2016/17267 E. , 2017/11400 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde "ürün tanıtım elemanı" olarak 26.07.2013 - 02.09.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davalı şirket tarafından müvekkilinin çalıştığı ekibi kapatma kararı alındığı ancak müvekkilini iş güvencesi kapsamından çıkarmak amacıyla görünürde başka bir sebep bulduğunu, bu kapsamda İstanbul ekibinde bulunan toplam 4 personelin iş sözleşmelerinin aynı tarihte ve aynı gerekçeyle feshedildiğini, hali hazırda İstanbul isimli bir ekibin kalmadığını, davalı şirket tarafından "..." isimli ziyaret ve analiz programının kullanıldığını, bu programda müvekkili adına tanımlanmış kayıtlı doktor sayısının 122 ve eczane sayısının da 70 olduğu, müvekkilinin ayda 364 hekim ve 280 de eczane olmak üzere toplam 640 ziyaret gerçekleştirmek zorunda kaldığı, ziyaret sayısının fazla olmasının programın birebir uygulanmasında sorunlar ortaya çıkardığı, bu noktada programa sehven girişlerin yapılmasının çokça görüldüğü ve bu durumun da davalı işverenin bilgisi dahilinde olduğu, 3 ay öncesine ilişkin doktor ziyaretlerinin feshe gerekçe yapıldığını, programda tüm ziyaret raporlarının 1 gün içinde davalı firmaya iletildiği, davalı işverenliğin 29.08.2014 tarihinde tespit edilen ziyaret eksiğini 3 ay önceden bildiğini, bu durumun ekip kapatma kararının uygulanacağı anda dikkate alındığını ve 6 günlük hak düşürücü sürenin geçirildiğini, müvekkilinin "13.06.2014, 27.06.2014, 11.07.2013" tarihlerinde bahse konu aile sağlığı merkezine gittiğini ve bu tarihlerde ziyaret yapılmadığı yönünde bir iddianın olmadığını ancak çalışan bir doktor ile ilgili sehven giriş yapıldığını, 640 ziyaret girişinde 2 hatalı işlemin makul olduğunu, benzer durumda olup da işten çıkarılmamış personellerin bulunduğunu, ayrıca eşit davranma ilkesine uyulmadığı ve feshin son çare olarak düşünülmediğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal sonuçlarının hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının müvekkili şirket bünyesinde 0l.0l.2013 - 02.09.20104 tarihleri arasında tıbbi tanıtım satış sorumlusu olarak çalıştığını, görevi kapsamında ziyaret programını tam ve zamanında gerçekleştirmekle yükümlü bulunduğunu, yaptığı ziyaretlerin sonucunu "..." isimli bilgisayar programına kaydettiğini, alınan aylık raporlar ile de müvekkili şirketin ziyaret realizasyonlarını takip edebildiği, ayrıca ilaçların pazar paylarına ilişkin verilerin temin edilebildiğini, dolayısıyla programa zamanında ve doğru veri girişinin önem arz ettiğini, veri girişinin titizlikle yapılmasının gerektiği yönünde sürekli bilgilendirmelerin gerçekleştirildiğini, davacının tayin olmasına rağmen ... isimli doktoru 08.05.2014, 15.05.2014, 22.05.2014, 29.05.2014 tarihlerinde ziyaret etmiş gibi beyanda bulunduğu, ayrıca ... isimli doktor ile olarak da başka yerde çalışmış olmasına rağmen 16.05.2014, 30.05.2014 tarihlerinde ziyaret gerçekleştirilmiş gibi gösterdiğini, bu konuda savunması alındıktan sonra davacıya ihtar verildiği, ayrıca ... isimli doktorla ilgili olarak da 13.06.2014, 27.06.2014, 11.07.2014 tarihlerinde ziyaret etmiş gibi bilgi girişi yaptığı, benzer bir durumda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceği yönünde açık ve net bir şekilde uyarılmış olan davacının tekrarlayan bu durumu nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğin ve bu durumun "Kuşman Bilgisayar" tarafından 18.08.2014 tarihli e-posta ile gönderilmiş olan raporda yer aldığı, bu e-postanın 21.08.2014 tarihinde insan kaynakları departmanına yönlendirildiğini, konu kapsamında savunma istendiğini, fesih konusunda yetkili olan genel müdür ile yönetim kuruluna ise durumun 28.08.2014 tarihinde aktarıldığını, müteakiben de 6 iş günlük süre içinde feshin gerçekleştirildiğini, Kuşman bilgisayar sistemine girilmiş olan verilerin günlük değil aylık raporlar halinde müvekkili şirkete iletildiğini, savunması yeterli bulunmayan davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, yalan beyan durumunda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceğinin davacıya da tebliğ edilmiş olan 2014 yılı Saha Teşkilatı Çalışma Prosedürünün 26. maddesinde açıkça belirtildiğini, haklı fesih hakkının bulunması durumunda feshin son çare olma ilkesinin gözetilmesinin söz konusu olmadığını, bahse konu İstanbul ekibinin hali hazırda faal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, feshin 6 iş günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra yapıldığı, ayrıca ilgili ziyaretlerin gerçekleştirilmeksizin ziyaretler yapılmışçasına sisteme veri girişi yapıldığı yönündeki iddianın dayanağı olan kayıtların belirtilen tarihlerde ziyaretlerin yapılmadığı anlamına gelmediği, sadece adı geçen hekimin o tarihlerde aktif ünitesinin olmadığının tespit niteliğinde olduğunu, davalı taraf iddiasının bu yönüyle her türlü şüpheden uzak olacak şekilde ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davalı işverence yapılan feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında ihtilaf konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K). Somut uyuşmazlıkta, davacının Terazidere Aile Sağlığı Merkezinde aktif ünitesi bulunmayan (çalışmayan) doktoru 13/06/2014, 27/06/2014 ve 11/07/2014 tarihlerinde ziyaret ettiğine dair bilgisayar sistemine veri girişi yaptığı taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı taraf, doktorun anılan sağlık merkezinde ve çevresindeki eczanelerde görüldüğünü ve doktorla görüşme yapıldığını ancak aktif ünitesi bulunmadığı halde sehven sisteme veri girişi yapıldığını ileri sürmüş, davalı taraf ise, sisteme gerçeğe aykırı veri girişi yapıldığını savunmuştur. Davacının görevi sorumlu olduğu sağlık merkezlerinde görev yapan doktor veya sağlık görevlilerini ziyaret etmektir. Bu kapsamda, davacının anılan sağlık merkezinde çalışmayan doktor ile görüşmesi sisteme gerçeğe aykırı veri girişi yapıldığı sonucunu değiştirmemektedir. Zira, sağlık merkezinde aktif ünitesi bulunmayan doktorla 3 kez olmak üzere o sağlık merkezinde çalışıyormuş gibi bilgisayar sistemine gerçeğe aykırı veri girişi yapılmıştır. Buna göre, fesih tarihinden önce de aynı eylemden ötürü savunması alınıp ihtar aldığı halde davacı anılan sağlık merkezinde çalışmayan bir doktoru o sağlık merkezinde çalışıyormuş gibi 3 kez ziyaret ettiğine dair bilgisayar sistemine gerçeğe aykırı veri girişi yapması doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış niteliğindedir. Nitekim, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan araştırmada, aynı gün ve aynı nedenle iş akdi feshedilen ... isimli çalışan tarafından açılan işe iade davasının yerel mahkemece reddedildiği ve Dairemizce bu kararın onandığı anlaşılmıştır. (Dairemizin 06/04/2016 tarih ve 2015/28988 Esas, 2016/8561 Karar, sayılı ilamı) Dairemizin yukarıda anılan kararında da belirtildiği gibi, davalı işverenin haklı nedenle fesih hakkının altı iş günlük hak düşürücü süre içinde kullanıp kullanmadığının ileride açılabilecek kıdem ve ihbar tazminatı talepli davada değerlendirilmesi mümkün olup, yukarıda belirtilen nedenle fesih için en azından geçerli neden bulunduğu anlaşıldığından, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca, Dairemizce hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. F-) HÜKÜM: 1-) Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-) Davanın REDDİNE, 3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 350.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 03/07/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.