11. Hukuk Dairesi 2012/16138 E. , 2013/13181 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2010/725-2012/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken
**11. Hukuk Dairesi 2012/16138 E. , 2013/13181 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2012 tarih ve 2010/725-2012/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete konut sigortası ile sigortalı dört dairede 05/07/2009 tarihinde yağan yağmur sularının sigortalı dairelere sirayet etmesi sonucu dairelerde hasar meydana geldiğinide dairelerdeki hasarın, binanın ortak yerlerinden olan çatı ve yağmur oluklarının tıkanması sonucu çatıdan ve oluklardan akan yağmur sularının en üst katta bulunan sigortalı dairelere sirayet etmesi sonucu oluştuğunu lüks konut olarak hiç kullanılmamış ve satışa sunulmuş A 2 blok 11 nolu dairedeki hasar için 9.405,60 TL, A 2 Blok 12 nolu dairedeki hasar için 26.892,00 TL, A 1 Blok D. 11 nolu dairedeki hasar için 19.961,00 TL, A 1 Blok D. 12 nolu dairedeki hasar için 2.574,00 TL tazminatın sigortalı Delta Proje İnşaat Turizm San ve Tic A.Ş ve ortaklarına ödenerek yasal halefiyet iktisap edildiğini, taşınmazın ortak yerlerinin bakım ve sağlamlığı Kat Mülkiyeti Kanunun 19. maddeye göre tüm kat maliklerinin sorumluluğunda olduğunu iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla sigortalıya ödenen toplam 58.832,46 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı Azetur Turizm ve Otelcilik Ltd. Şti vekili dava konusu hasarların binaları yapan Delta Proje İnşaat Turizm San ve Tic A.Ş.'nin inşaatları ayıplı yapmasından kaynaklandığını ayıba ilişkin alacak davalarında ise görev değer sınırı dikkate alındığında görevli mahkemesinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, dava konusu hasarın muhatabının dava dışı satıcı Delta İnşaat olduğunu davacı tarafın talep ve iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Polifarma İlaç San ve Tic A.Ş vekili, yeni yapılmış bir binada söz konusu şekilde zarar oluşması durumunda bunun sorumluluğunun ancak inşaatı yapan firma ile Toki ve Site Yönetiminin olabileceğini, inşaatı yapan Delta Proje İnşaat A.Ş’nin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, husumet itirazında bulunduklarını, davacının halefiyete dayalı açtığı davada davacılık sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... ve ... vekili, davacı tarafın yüklenici ve TOKİ'ye dava açmaları gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını yapım hatası yüzünden zarara uğradıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili ayıba ilişkin alacak davalarında görev değer sınırının da dikkate alındığında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu davanın hasımı olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, hasarın 05/07/2009 tarihinde meydana geldiğini müvekilinin bu daireyi 21/01/2010 tarihinde satın aldığını meydana gelen hasar nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, kat malikleri kusuru ile verilen bir zarar söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde keşif tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve ara kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa kesin mehil verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak kesin süre verildiği buna rağmen bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilemediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. HMK'nın 150. maddesinde hangi hallerde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususu düzenlenmiş olup, mahkeme gerekçesinde yer alan keşfin yapılması için gerekli ortamın sağlanamaması madde de belirtilen sebeplerden değildir. Mahkemenin davayı sonuçlandırma gerekçesi davanın açılmamış sayılmasını gerektirmeyip, ancak delilden vazgeçilme sonucunu doğurur. Kaldı ki, anılan konutların kapılarının açılamaması davacının yetkisinde olan bir husus değildir. Bu itibarla mahkemece HMK'nın 288 ve devamı maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.